Perakende oyuncuları düzenlemeler bekliyor

25 Kasım 2016 Cuma

Ekonomide yaşanan son gelişmeler hakkında KMD (Kategori Mağazacılığı Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Alp Önder Özpamukçu açıklamalarda bulundu. Özpamukçu, perakende sektörünün artan dövizin ve maliyetlerin baskısı altında olduğunu açıkladı.

perakende-oyunculari-duzenlemeler-bekliyor

Kategori Mağazacılığı Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Alp Önder Özpamukçu, son dönemdeki genel ekonomik durum hakkında görüşlerini paylaştı. Ekonominin son zamanlardaki  gidişatından sektörünün de etkilendiğini belirten Özpamukçu, döviz kurlarının yükselmesi, asgari ücret uygulaması ve ithalata getirilen ek vergilerin maliyetleri artırdığına dikkat çekti. Özpamukçu; döviz kurları, istihdamdaki işveren yükleri ve ithalata getirilen ek vergiler nedeniyle maliyetleri yükselen ve hem karlılıklarını hem de istihdama katkılarını sürdürmekte zorluk çeken perakende oyuncularının ekonominin canlandırılması için vergi indirimleri gibi düzenlemeler beklediğini vurguladı.

 

Döviz kurlarındaki ani artışlar neticesinde kira maliyetlerinin artık kontrol edilemez hale geldiğini ifade eden Özpamukçu, bu artışları tüketiciye yansıtmamak için direndiklerini belirtti. Özpamukçu şöyle devam etti: “Maliyetlerimiz yükseldikçe karlılıklar düşüyor. Dövizdeki dalgalanmalar maliyetlerimizi olumsuz etkiliyor. Özellikle kira maliyetleri kontrol edilemez hale gelmiş durumda. Maliyetlerimiz arasında kiralarımızın payı gün geçtikçe artıyor. Dolayısıyla ciro içindeki oranı da büyüyor. Bu konuda perakende sektörünün tüm tarafları elini taşın altına koymalı. AVM’ler ve perakendeciler olarak aynı gemide ilerliyoruz. Sektörümüzün bugün ulaştığı 220 milyar TL’lik büyüklüğe, AVM’ler ve perakendeciler bir arada çalışarak ulaştık. İçinde bulunduğumuz bu dönemi de daha önce olduğu gibi yine birlikte aşacağız.”

 

Özpamukçu, 3.500 satış noktasında 120 bin kişi istihdam ederek 65 milyar TL ciro yaratan KMD üyelerinin Türkiye’deki AVM kiralanabilir alanının yaklaşık \%30’unu kapladığını belirterek; “Dolarizasyon problemimiz devam ediyor. Döviz borcu bulunmayan, yatırım kredisinin ödemesini tamamlamış AVM’lerin TL bazlı kiraya dönmelerini bekliyoruz. Diğer AVM’ler de mutlaka kur sabitlemeli. Kurların ağustos ayı seviyelerinde sabitlenmesi, maliyetlerimizi kontrol edebilmemiz açısından önem taşımaktadır. AVM’lerin global pazar kaygılarını anlıyoruz, ancak kiracılarını memnun etmeden bu değerlerini koruyamayacaklarını da göz önüne almalarını bekliyoruz. AVM’lerde ve caddelerde boşalan mağazaları üzülerek görüyoruz. İşimizin doğası gereği belli bir verimliliği ve karlılığı yakalayamadığımız mağazalarımızı kapatıyoruz. Kapanan mağazaların artması, en büyük endişemizdir. Bu durum bizler için olduğu kadar, AVM yatırımcılarımız için de istenmeyen bir durum.” dedi.

 

Ekonominin canlandırılması için sektör içinde de ortak çalışmalar planlandığını belirten Özpamukçu sözlerine şöyle devam etti: “Döviz kurlarındaki artışın getirdiği yüklerin yanı sıra, ücretlerde bu yılbaşında yaşanan beklenmedik artışın çok yüksek maliyetlere sebep olması ülkemizin istihdamında istediğimiz kadar katkıyı vermemizi engelliyor. Ticaretteki daralma ile düşünüldüğünde mutlaka bahsettiğimiz istihdama yönelik desteklerin devreye alınması gerekir. Ayrıca piyasanın hareketlenmesi için, 2009 yılında uyguladığımız ekonomiye can verecek KDV ve ÖTV kampanyaları gibi uygulamalar da düşünülmeli. Bu uygulamalar, ÖTV’nin yüksek oranlarda uygulandığı elektronik, kozmetik gibi sektörlerimizi de rahatlatabilecektir. Biz sektör oyuncuları olarak AVM yatırımcılarımızla birlikte, operasyonlarımızı aksaklık olmadan sürdürebilmek ve müşterilerimizi memnun edebilmek amacıyla elele vererek çözüm yolları geliştiriyoruz. Devletimizden de destek bekliyoruz.”

İthalattaki ek vergiler, orta ve uzun dönemde enflasyonist baskı yapabilir

 

Son dönemde cari açığı kapatmak ve yerli üretimi desteklemek amacıyla alınan ithalat rejimi kararlarıyla getirilen ek vergilerin de orta ve uzun dönemde enflasyona olumsuz etkilerinin olabileceğini değerlendiren Özpamukçu, mobilya ile başlayan bu yaklaşımın son kararlarla birlikte mutfak eşyaları, dekoratif eşyalar, cam ve porselen eşyalar, kağıt ürünleri ve kırtasiye ürünlerine kadar genişletildiğini ifade etti. Türkiye’de hali hazırda üretimi olmayan ve tüketici talebi doğrultusunda ithal edilen ürünlere dahi ek vergi getirilmesinin bu ürünlerdeki ithalat oranını azaltmayacağına değinen Özpamukçu, “Bu yaklaşım, uzun dönemde yerli üreticilerimizi ve dolayısıyla ihracatımızı da olumsuz etkileyebilecektir. Yerli üreticilerimizi teknolojik olarak gelişmeye ve rekabet gücü kazanmaya teşvik etmenin en güzel yolu korumacılık değil, üreticilerimize sağlanan teşvikler ve serbest ticarettir. Korumacı her uygulama orta vadede verimlilik kaybına yol açacaktır.” dedi.

 

İthalat yapılan ülkelerin karşılıklılık esasına göre ihracata da benzer tarifeler uygulamaya başlamasının, yeni pazarlara girilmesinin önünde risk oluşturabileceğini belirten Özpamukçu; “Türkiye’de faaliyette bulunan global perakende zincirleri, yaptıkları ithalatın yanında ülkemizdeki yerel üreticilerden tedarik ettiği ve doğrudan ihracata dönüştürdüğü önemli bir satın alma hacmine de sahiptir. Bu korumacı anlayışın sürmesi, perakende zincirlerinin satın alma hacimlerini, rekabetçi ortamın geçerli olacağı başka ülkelere kaydırma ihtimalini de kuvvetlendirecektir.” dedi.

 



Güvenilir Online Alışveriş Siteleri Ucuz İnternet Alışveriş Siteleri Sosyal Sorumluluk Shopping Mall Online Satış Siteleri Online Giyim Kıyafet Siteleri Kadın Giyim Markaları İndirimler Giyim Markaları Fırsat Erkek Giyim Markaları Discount Dernekler Bayan Giyim Siteleri