Renklerin sırrını bilmek yaşamınızı değiştirecek!

06 Aralık 2016 Salı

Bu yazımı okuduktan sonra hayatınızda bazı yenilikler yapma ihtiyacı duyabilirsiniz. Kiminiz gardırobunu güncellemek isteyebilir, kiminiz mevcut kıyafetlerinizin nasıl kombine edebileceğinizi düşünebilir, kiminiz sevdiklerinizi onore etmeyi planlarken kiminiz ise kendi algı dünyasını analiz etmek isteyebilir… Bazılarımız ise pazarlama ve satış konusunda inovatif adımlar atmak da isteyebilir, köklü bir yenilenmeye ihtiyaç duyabilir. Ancak herkesin ortak deneyimi belki de şu olacak; makaleyi tamamladığınızda eğitim ve seminerlerimden sonra katılımcıların duyduğu heyecanın bir benzerini sizde hissedeceksiniz. Renklerin diğer duyu organları ve uyaranlar ile etkileşimi gibi ilginç noktaları da keşfetmek isterseniz “Satış Psikolojisi” isimli kitabımızı edinmeniz isabetli olacaktır.

Evet… Renkler hakkındaki düşünce yolculuğumuza başlayabiliriz…

Tabiattaki renkler; manyetik dalga olan ışığın değişik dalga boylarında algılanır. Değişik ışık tonlarında açıklık-koyuluk farklılıkları algılanır. Örnek vermek gerekirse; mavi renk retinanın hemen önünde odaklanır, bunun sonucunda ise mavi renk uzaklaşıyormuş hissini uyandırır. Renk spektrumunun kırmızı ucunda yer alan renkler ise retinanın arka kısmında oluşur ve bu nedenle baktığınızda kırmızı rengin üzerinize doğru geldiğini hissederiz.

Bayanların biyolojik olarak renkleri algılamalarının erkeklerden daha üstün olduğu keşfedilmiştir. Dolayısıyla bayanlar parlak renkleri daha etkili bulurlar. Ayrıca bayanların ton farklılıklarını iyi ayırt edebildikleri bilinmektedir. Genel olarak daha canlı renkler kadınlar tarafından tercih edilirken, daha pastel renkler erkekler tarafından tercih edilir.
İnsanlar yaşlandıkça, her iki cinsiyette de retinaya ulaşan ışık miktarı azalır ve görme zayıflar. Görüntü karanlıklaştığı için insanlar yaşları ilerledikçe beyazı ve diğer parlak renkleri koyu renklere yeğlerler. Sarı ve kırmızı gözün en hızlı algıladığı renktir.
Renkler psikologların araştırma alanlarından biridir. Renklerin okumayı yüzde 40, anlamayı yüzde 73 ve öğrenme ve hatırlamayı ise yüzde 55- yüzde 78 oranında kolaylaştırdığı çeşitli araştırmalarda ortaya konmuştur.

Xeros firması tarafından renklerin etkisi hakkında işletme yöneticileri arasında yapılan bir araştırmaya göre aşağıdaki sonuçlar ortaya çıkmıştır;
Renklerin daha etkileyici bir imaj verdiğine inananlar: yüzde 90
Renklerin yeni müşteri cezbettiğine inananlar: yüzde 90
Renklerin kendilerini daha başarılı gösterdiğine inananlar: yüzde 83
Renklerin kendilerine rekabet avantajı sağladığına inananlar: yüzde 81
Renklerin işletmeleri olduğundan daha büyük gösterdiğine inananlar: yüzde 76
Renkler yalnızca süslemek, dekore etmek ve kamufle etmek için kullanılmaz. Renkler birer iletişim arazıdır ve mesaj yüklü şifrelerdir. Dolayısıyla birçok modacı ve perakende devi renkleri kullanırlar ve bizlerden danışmanlık alırlar.
Birçok marka logolarında, tabelalarında, reklamlarında, ambalajlarında ve mağaza dizaynlarında renklerden faydalanıyorlar. Örneğin serinlik ve ferahlık duygusu vermek için maviyi, sıcaklık ve heyecan katmak için kırmızı veya turuncuyu, huzur vermek için yeşili, güven vermek için beyazı kullanıyorlar.

Renkler, algısal örgütlemelerimize yardımcı olurlar. Örnek vermek gerekirse, deodorant kutularında, pembe “çiçek kokusu”, yeşil “okyanus kokusu” anlamına geliyor. Gümüş, altın ve platin gibi parlak renkler zenginliği çağrıştırır.

Renkler, ürün farklılaştırmak ve ürün konumlandırmak için de kullanılmaktadır. Coca-Cola kırmızı rengi, Pepsi de kırmızı ile mavi rengi benimsemiştir. Rakibin seçtiği rengin zıttı bir renk seçilirse daha başarılı bir konumlandırma yapılabilir düşüncesi ile aradaki farklılığı yorumlayabiliriz. Farklı renkler, farklı dönemlerde moda olarak da lanse edilebilir ve rengin anlamı dışında farklı bir anlam kazanabilir.

Renk kombinasyonları da renklerin tek tek anlamlarını aşan farklı anlamlara yol açar. Örneğin, üç büyüklerin bayrak renklerini birlikte nerede görsek ilgili takım ile ilişkilendiririz. Bir ürünün paketi bu bayrak renkleri ile donatıldığında ürün ile ilgili takım birbiri ile ilişkilendirilebilir.

Renklerin anlamları kültürden kültüre değişebilir. Örneğin Ortadoğu’da insanlar yeşil renge sempati gösterirler ancak yeşil bir halı üzerinde yürümek istemezler. Bir çok Avrupa ülkesinde beyaz renk saflığı ve temizliği simgeler ancak Japonya’da matem anlamı taşır. Avrupa’da ise matem rengi siyahtır.

İşletme sahiplerinin logo ve mağazada kullandıkları renklerde dikkatli olmalılar. Örneğin; genellikle erkekler kahverengi ve mavi kutu ve ambalajları daha çok tercih ediyorlar. Kadınlar kırmızının sarı, erkekler ise mavi tonuna daha çok yatkınlar.

Renklerin mağaza imajı ve iç dizaynla bir araya geldiğinde müşteriyi satışa teşvik edici bir etkisi vardır ve özellikle sıcak renklerin müşterileri mağazaya çektiğini söylenir. Soğuk renklerin ise müşterilerin mağaza içerisinde daha rahat ve memnun olmasını sağladığı genel bir kanıdır.


Renklerin psikolojik etkileri şöyle:
Gıda perakendesinde kullanılan bazı renkler bazı tatları da çağrıştırabilirler. Örneğin: Yeşilimsi sarı renk; ekşiliği, gri üstüne açık yeşil ya da mavi; tuzluluğu, portakal rengi; tatlılığı çağrıştırabilir.

Aynı zamanda renkler ürünlerin nitelikleri hakkında da fikir verirler; Turuncu; pratik ve iştah açıcı gıdaların ambalajında sık kullanılır. Koyu yeşil; konserve sebzelerde “doğal” imajı verir. Kırmızının belli tonları; reçellerde ve şekerlemelerde kullanılabilir. Renklerin yaldızlı olanları ise kaliteyi ve farklılığı çağrıştırır.

Aynı zamanda da katı gıdaların paketleri genellikle koyu kahverengi ve maviyken, sıvı gıdalarınki mavimsi yeşil olabilir.

Psikologların yaptığı araştırmaya göre ise en kolay ve ilk fark edilen renkler şöyle: Turuncu, kırmızı, mavi, siyah, yeşil, sarı, mor, gri.

 

Sarı: Dünya’mızın enerji kaynağı Güneş’in rengi olarak çok dikkat çekici ve insanı mutlu eden bir renktir. Ancak psikolojik araştırmalar gösteriyor ki, insanlar sarı odalarda daha çabuk sinirlenip, bebekler de daha kolay ağlayabiliyorlar. Aşırı kullanımda gözleri zorlayıcı ve yorucu etkisi de olabiliyor... Müşteriler sarı olan bir ortamda kendilerini, hafiflemiş, gevşemiş ve rahat hissederler. Sarı renk çok dikkat çekici ve geçici anlamı taşımaktadır. Taksilerin sarı olmasının nedeni de budur. Bu sebeple perakendeci mağazalar bu rengi kullanmamalıdır. Esas olan geçicilik değil, kalıcılıktır. Müşterilerin en hızlı algıladığı renk sarıdır. Sarı renk, hem canlılığı, hem de hüznü anlatabilir. İki etkiyi uyandırdığından, zihinlerin karışmasına neden olabilir. Bu sebeple çalışma odaları ve dinlenme yerleri için uygun olmayacaktır.


Yeşil: Güvenin ve huzurun sembolüdür. Bu nedenle bankaların en çok tercih ettiği renklerden biridir. Gözün en kolay bakabildiği renk olması sebebiyle de, dinlenme odalarında ve hastanelerde açık yeşil kullanmaya dikkat edilir. Yeşil, sağlığı sembolize eder. Motivasyonu artırır, daha iyi yoğunlaşmanızı sağlar. Parayı simgeler. Doğallığı simgeler. Yeşil aynı zamanda bolluğu simgeler. Doğayı anımsattığı için, mağaza içlerinde kullanılmasıyla müşterilere rahatlatıcı ve sakinleştirici etki yaratacaktır. Sebze satılan reyonlarda en çok tercih edilen renktir.


Mavi: İnsanlarda temizlik, rahatlık, sükûnet ve dinlendirici bir etki yaratır. Hatta bazı inanışlara göre tansiyonu düşürdüğü ve kanın akışını yavaşlattığı söylenir. Havanın ve denizin rengi olup, günlük hayatımızda en sık gördüğümüz renklerden biridir. Duvarların maviye boyanması içeride bulunan müşterilere sakinlik, huzur ve yumuşaklık vereceğinden, alışveriş esnasında mavi rengin önemli etkisi olduğu düşünülmektedir. Banka ve finans sektörü bu rengi tercih eder.


Lacivert: Göze batmayan bir renktir. Kişiler için otorite ve sonsuzluk sembolüdür. Kişilere kendini karizmatik hissettiren bir renktir. Bu nedenle dünyada pek çok firmanın logosunda lacivert rengi görmek mümkündür. Lacivert renk sezgilerin artmasına, kararları kolaylaştırmaya etkilidir. Düşüncenin rengidir.


Kahverengi: Gerçekçiliğin, planın ve sistemin rengidir. Kahverengi, güveni temsil eder. Can sıkıntısını, bıkkınlığı da simgeler aynı zamanda pratikliği ve dünyayı da simgeler. Kahverengi ton, müşterileri hızlandırma etkisine sahiptir. Bu nedenle fast food restoranları ağırlıklı olarak bu rengi kullanır. Kahverengi ev sektöründe çok kullanılan bir renktir.


Pembe: Uyum, neşe, dişilik ve sevecenliğin yanısıra ilkbaharı ve yeni açmış çiçeklerin kokusunu anımsatır. Sakinleştirici etkisi vardır.Aşkı simgeler.Romantizmi simgeler.Rahat hissettiren ve dinlendiren bir renktir.Bu nedenle bazı mağazalar çalışanlarına pembe üniforma giydirirler.


Mor: Dramatik ve gizemli duyguları çağrıştırır. Konsantrasyon sağlamak için en ideal renktir. Mor, bilinçaltına ulaşmayı kolaylaştırır. Liderliği, serveti, başarıyı ve bilgeliği simgeler. İhtişamın ve lüksün son basamağıdır. Yüksek sınıfa hitap eden ürünlerin bulunduğu bir mağaza için mor, müşteriler üzerinde önemli etkiler yaratır. Kuaför salonları genelde bu rengi tercih etmektedir.


Kırmızı: İştahı artırdığı bilinmektedir. Dikkat çekmek için kullanılır. Hareketli insanlar için en ideal renktir. Canlılığın ve dinamizmin sembolüdür. Duygusal olarak en yoğun renk olup, insanın kalp atışlarının hızlanmasına neden olur. Kırmızı, bir ortamda gözün en çok dikkatini çeken renktir. Bu yüzden de kırmızı giyen kişi ağır ve iddialı görünür. Ülke bayraklarının yarısına yakını kırmızı ağırlıklı renktedir. Kırmızı, bir işi sonuna kadar götüren azmi ve kararlılığı ifade eder. İştah açar. Bu nedenle pek çok gıda firması kırmızı rengi kullanır. Ancak öfkeyi, çekingenliği ve korkuyu da harekete geçirebilen bir renktir.


Siyah: Işığı soğuran bir renktir. Kemalatı, yüceliği, derinliği çağrıştırır. Ağırbaşlılık ve ciddiyetin sembolüdür. Gücü ve tutkuyu temsil eder. Asalet ve lüks anlamına da gelmektedir, otoriteyi, gücü ve sonu temsil eder. Dolayısıyla güçlü imajı veren adamlar, ekseriyetle siyah giyerler. Ancak siyah teslimiyeti de simgeler. Ve bu yüzden rahipler, teslimiyetlerini göstermek için siyah giyerler. Siyah ve beyaz kombinasyonu, kuvvet ve açıklık, güç ve sadelik birlikteliğini vermek için kullanılan en klasik kombinasyondur.


Beyaz: İstikrarı, devamlılığı, saflığı, masumiyeti, temizliği ve başlangıcı temsil eder. Bu yüzden sağlık çalışanları (doktorlar, hemşireler) beyaz giyerler. Gelinlik beyazdır, barış güvercini beyazdır, kefen beyazdır. Beyaz, gözün en parlak algıladığı renktir. Özellikle gıda reyonlarında kullanılmasında yarar vardır.Kullanıldığı mekânda neşelendirici bir etki yaratır.


Renkler bir arada kullanıldığında da farklı duygu ve düşünce kombinasyonlarına yol açabilirler. Birkaç örnek verelim: Kahverenginin kırmızı ile bir araya geldiğinde kırmızı rengin etkisi azalır, kırmızı teskin edici ve rahatlatıcı bir hal alır. Yeşil zemin üzerinde kırmızı iştah açıcı görünür. Sarı zemin üstüne siyah yazı akılda en kalıcı yazıdır. Siyah üzerine kırmızı kullanıldığında şiddeti çağrıştır. Kırmızı, beyaz ile kullanıldığında sevgiyi çağrıştırır.

 

www.satispsikolojisi.com