Oğuz Tokgöz

Oğuz Tokgöz

Finans Uzmanı ve Kişisel Gelişim Koçu
Finans uzmanı ve kişisel gelişim koçu olan Oğuz Tokgöz, 1963 yılında İstanbul’da doğdu. Ailesi Ayvalık’tan İstanbul’a gelen Tokgöz kendisini Egeli olarak da tanımlıyor. "O" kitabının da yazarı olan Tokgöz, iki kız çocuğu babasıdır.

Hayata izin verin

10 Temmuz 2017 Pazartesi

Yaşamımızda her an, istediğimiz ya da istemediğimiz bir sürü şeyi oluştururuz. Şu an durup, bir yıl öncesine gidersek; iş hayatımızın, arkadaş çevremizin, kazançlarımızın, harcamalarımızın, takıldığımız yerlerin veya sevdiğimizi sandıklarımızın şu anki olanlardan farklı olduğunu görürüz. İstediklerimizin, yavaş yavaş olsa da hayatımıza gelmesi bizi mutlu eder. Dikkatimizi vermemiz gerekenin bu mutluluk hissi olduğu ise aklımıza hiçbir zaman gelmez.

Hızlıca kaybettiklerimizin bizde yarattığı keyifsizlik, bu kayıpların nedenini sorgulamamız gerektiğini bize unutturur. Şu ana kadar elde edemediklerimize duyduğumuz özlem duygusu o kadar yoğundur ki, neden elde edemediğimize değil, sadece özlem duygumuza odaklanırız. Duyguların, bizi farkındalıklarımızdan uzaklaştırmasına ise bilinçli bir şekilde bakmayı öğrenmek zorundayız. Aslında, bu duygular; bizlere birer hediye. Ama sadece, o duyguları yaşadığımız anlar için. Ertesi güne bu duyguları taşıdığımızda, etrafımızda olup biteni görmemizi engelleyen birer perde haline gelirler. İşte burada, hayatın bizim duygularımıza verdiği cevapları en iyi şekilde gözlemleyerek, hangi davranış biçimlerimize çeki düzen vermemiz gerektiğini bulabiliriz. Hayat öncelikle bizim kendimizi sevmemizi, kendimize değer vermemizi ister. Yaşam yolculuğumuz, kendimizi tanımamız, başkalarına benzemeyen o ihtişamlı halimizi bulmamız, hayat için birinci sırada yer alır. Bu kısmı iyi anlar ve uygularsak, sıra dışarıya olan tutumlarımıza gelir. Bu durumlarda hayat “kafi” diye niteleyeceğimiz bir “tartı birimini” kullanır. Kafi derecede sevmek, özlemek, mutlu olmak ya da üzülmek bizleri, bunları sınırsızca yaşadığımız zaman ortaya çıkacak zararlarından korur. Olur da bu ölçüye inanmazsak ne yaşarız diyorsanız; çok sevdiklerimiz bazen başka şehre, bazen başka ülkeye, bazen de başka bir dünyaya giderler.

 

Özlemekten o kadar yorulmuşuzdur ki, Çok özlediklerimize kavuşmanın tadını istediğimiz gibi çıkartamayız. Bazen de özlemeyi o kadar severiz ki, özleyecek yeni bir şey icat ederiz. Bu ölçüyü keyifsizlik, mutluluk ve diğer hislerimiz içinde dikkatli kullanmayı öğrenmeliyiz. Ne istediğimizi bulduğumuzda, onu yaşamımıza getirmek için seçtiğimiz yöntemlerdeki davranış biçimleri bize özgü olduğunda -yani birinden kopyalamadığımızda- kimsenin etkisi altında kalmadığımızda -yani kimseye uyumlanmadığımızda- işimiz oldukça kolaylaşacaktır. Unutmayalım ki hayat dediğimiz öğretmen, bize her an bir şey öğretir. Hele ki bir şey istediğimizde, bizdeki bir korkuyu bitirme ya da bir yargıyı değiştirme isteğimizi önümüze koyması, en sevdiği ders biçimidir. Hayatın en dikkat ettiği şeylerden biri de bir insana bir ders veriyorsa, onu bir yolculuğa çıkartıyorsa, bu derse ya da yolculuğa karışmamamızdır. Bu durumlarda hayatımıza irili ufaklı sorunlar göndererek bizim o insandan uzak durmamızı ister ya da kafi derecede yakın durmamızı. Çevremizde yaşanan ve bizi üzen pek çok sosyal olayın nedeni budur. Ve biz, bunu, onu yaşayan insanlar için bir deneyim olduğunu anlamak istemeyiz. Peki olması gereken nedir? Dediğinizi duyar gibiyim. Ulaşmamız gereken hal, tam bir huzur hali.

 

Hayatın, bizim istediklerimizi er ya da geç vereceğine kesin inandığımızda, kaygılarımızdan kurtulmamız da an meselesi olacaktır. Varsayımlarımızın ne kadar güçlü ve bizi haklı çıkardığını da sizlere hatırlatmak isterim. Eğer başımıza gelen şeylerin bizi şaşırtmadığını ve varsayımlarımızın içinde olduğunu bulmuşsak, bundan sonra işimize gelen varsayımları, yaşamımızda tutmayı öneriyorum.

 

Hayata izin verelim. Gönderdiği her şeyi bir hediyeymiş gibi kabul edelim. Bu gönderilerin içinden de istediklerimizi seçelim. Beğenmedik mi? Seçimi değiştirip, bir diğerini seçelim.

 

Tüm bunlar, bunca yıldır zihninize kaydettiklerinize ters gelebilir. Ama mutlu değilsek, yaşamımızda yeni bir şeyleri oluşturmak istiyorsak ve bu zamana kadar yaptıklarımızla bu yaşamı oluşturduysak, başka şeyler yapmanın zamanı gelmiş, hatta geçiyor diye düşünüyorum. İşte o zaman, yeni, her bilgiyi anlamak zorunda olmadığınızı unutmayın, bilinç tanımının “yarattığınız ayrım duvarlarını yıkma ihtimali” olduğunu da…

 

Sevgiyle Kalın.



Güvenilir Online Alışveriş Siteleri Ucuz İnternet Alışveriş Siteleri Sosyal Sorumluluk Shopping Mall Online Satış Siteleri Online Giyim Kıyafet Siteleri Kadın Giyim Markaları İndirimler Giyim Markaları Fırsat Erkek Giyim Markaları Discount Dernekler Bayan Giyim Siteleri