Alkaş bu sene de MAPIC’e özel fikirlerle hazırlanıyor!

21 Temmuz 2017 Cuma

Dünyanın yakından takip ettiği en önemli fuarlardan olan MAPIC’in Türkiye temsilciliğini yürüten Alkaş, her geçen gün daha başka ne yapabiliriz sorusuyla Türkiye perakendesini canlandırmayı hedefliyor. Türk perakendecisini heyecanlı ve tez canlı bulan Alkaş Genel Müdürü Yonca Aközer’le hem MAPIC’in avantajlarını hem de Türkiye’de düzenleyecekleri ve bir ilki gerçekleştirecekleri organizasyon üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik

alkas-bu-sene-de-mapice-ozel-fikirlerle-hazirlaniyor

Röportaj: Onur Kaya

 

MAPIC ruhu Türkiye’de Alkaş’la sağlanıyor, MAPIC özelinde yürütülen faaliyetlerden kısaca bahsedebilir misiniz?

2010’dan bu yana MAPIC’in Türkiye temsilciliğini biz yapıyoruz ve gerçekten çok ileri bir aşamaya geçtik. Markalar artık hedefimiz yurtdışı diyor. Türkiye’de de zaten alışveriş merkezi sayısı da geçmiş yıllara göre daha yavaş bir büyüme hızıyla yoluna devam edecek. Dolayısıyla markalar da ya cadde mağazacılığıyla ya da yurt dışına açılarak büyüyecekler. Gerçi markalar her iki yönde de büyüme yoluna gidiyor. MAPIC’de o yüzden her zamankinden daha çok önem taşır bir hale geldi. İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) geçen sene Turkish Brands standında vardı. Aslında biraz da gözlemlemek amacıyla gelmişlerdi. Bu sene de MAPIC esnasında İHKİB üyelerine, markalı üyelerine bunu duyurarak bir ticaret turu organize edecek, ki orada markalar B2B’lerini yapabilsinler,  Master Franchise’larla tanışabilsinler, AVM yatırımcılarıyla tanışabilsinler, dünya trendlerini bir görebilsinler. Dolayısıyla biz bu sene yine MAPIC turunu yapıyor olacağız. Yine Turkish Brands olacak. Hedefimiz 12 marka ile gidebilmek. Yani standımızın alanı o kadar zaten. Buradaki hedef, markaların tek tek stant kurmasından çok, ne kadar Türk markası ile orada biz B2B yapabiliriz olmalı. Geçen sene sizin sayesinde bayraklarımızla fotoğraf çektirdik. Onu daha büyük bir kalabalıkla çektirmek isteriz açıkçası. Bu sene bizim markalardan hissettiğimiz de o. Yurtdışın açılmak gerçekten önemli oldu. Yurt dışına açılırken de MAPIC bu işin can damarı.  Bu yıl MAPIC’in diğer yıllara göre şöyle bir farkı var; MAPIC, ana konsepti Food & Beverage olarak belirledi. Çünkü araştırmalara göre alışveriş merkezine geliş sebeplerini yeme içme olarak düşündüğünüzde (özellikle Türkiye burada ilk 5’e giriyor) orada da bu perakende pazarında Food & Beverage’in önemini anlamış oluyoruz. Food & Beverage derken kastım sadece fiziksel olarak yiyecek içecek değil, teknolojik olarak da yiyecek içecek. Yani yemeksepeti.com gibi markaların da orada olabileceği gibi, kahve dünyası gibi markalarımızın da orada olması hedefimiz. Biz mesela oraya dönerimizi götürmemiz gerektiğini düşünüyoruz. Türk kahvemizi. Bunlar hangi markayla olursa olsun bizim Türkiye markalarımız aynı zamanda ve orada da tattırım yapabilecekleri bir alan olacak. Daha önceden tat yaratabilecekleri alanlar yapılmıyordu çünkü. O yüzden de bu sene İHKİB ve Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) öncülüğünde hazır giyim getiriyoruz ama aynı zamanda şimdi Turizm Restaurant Yatırımcıları ve İşletmecileri Derneği (TURYİD) ve Ulusal Franchising Derneği (Ufrad) ile de görüştük. Onlarla da yiyecek içecek alanları kısmına Türk markalarını götürme hedefimiz var.

 

Turkish Brands standıyla sektörü yurt dışında da bir araya getiriyor ve önemli iş birliktelikleri için yol açan oluyorsunuz, sektörün size bakış açısı nasıl?

Sektör bize iyi bakıyor. Aslında şunun farkında sektör; yurtdışına açılırken mesela bu sene yurtdışına açılım konusunda biz Hindistan’a gittik. Sonra bize dediler ki Güney Afrika’yı bir turlayalım. Yani sektör bizim markaları yurtdışına taşıma isteğimizin çok farkında. Onların o isteğiyle de örtüştüğümüz için birlikte bir şeyler yapmaya çok niyetliyiz. Çünkü onların kazanması hepimizin kazanması anlamına geliyor. Biz de bu bilinçteyiz zaten. Sektördeki birçok dernekle hep birlikteyiz aslında. Ben de 2002’den bu yana bu sektörün içerisindeyim. Beraber büyüdük onlarla. Gözümüzün önünde tüm perakende sektörü büyüdü. Bizim zamanımızda 10 tane AVM vardı. Şuanda 400’lerde. O yüzden sektörle iç içeyiz. Alkaş olarak biz her zaman perakende sektörünün gayrimenkul ve tabi Türkiye olarak bu sektörde nasıl doğru büyümesi gerektiğinin örneklerini sunmaya, dünya trendlerini aktarmaya, o platformları oluşturmaya çalışıyoruz açıkçası.




Peki, yurtdışından Türkiye’ye bakış ne durumda? Siz şimdi onu da ölçüyorsunuzdur. Türkiye algısı orada nasıl?

Yabancı yatırımcı, yabancı perakendeci oradan şuan tabi Türkiye’yi gözlemliyor. Biz hem MAPIC hem MIPIM’de Yapmaya çalıştığımız yabancının o bekle gör politikasında Türkiye olarak durmamamız gerekiyor. Durmamız için de hep proaktif olmak zorundayız. O yüzden gerek MAPIC’te gerek MIPIM’de yabancılara Türkiye’yi göstermeliyiz… Çünkü dışarıdan baktığınız da burası daha farklı görünüyor. Ama buraya geldiklerinde bambaşka bir Türkiye görüyorlar. Onu çok yaygınlaştırmamız gerekiyor. Bu hepimizin kişisel olarak da sorumluluğu. Business olarak biz de bu ortamların içerinde olduğumuz için olabildiğince bunu aktarıyoruz. O yüzden her ortamda olmamız gerekiyor.

 

Türkiye’ye uluslararası bir fuarın gelmesi için ilk adım atılıyor!

Bunun özelinde böylesine uluslar arası bir fuar beki Türkiye’de yapılabilir mi? Şuan için sizce ne durumda veya yapılmalı mı?

Şöyle bir adım attık. Gerçi perakendeyle çok bağlantılı olmasa bile, MIPIM fuarına benzer özellikte bir organizasyon düzenlemeyi düşünüyoruz. MIPIM, gayrimenkulün, şehirlerin yabancı yatırımcılar ve fonlarla tanıştığı bir fuar. MIPIM Londrası ve MIPIM Asyası da var. Biz de MIPIM Türkiye yapmak istedik. Fakat 15 Temmuzdan sonra karar alındı ama tarih ertelendi. Bir de MIPIM fuarı içinden MAPIC fuarı çıktı. Dolayısıyla biz şimdi en son aralık ayında 5-6 Aralıkta gayrimenkulün tüm paydaşlarının olduğu; bunun içinde perakendeci olacaktır tabi ki ama çok daha az bir bölümünü kaplayacak, 2 günlük bir konferans yapacağız. Bu ulusal bir oluşum ancak MIPIM destekçimiz.  Bu şu demektir ki; MIPIM Türkiye gelecek. Biz onlara şunu göstermek istiyoruz;  biraz önce bahsettiğim gibi her Türk vatandaşının, belki her Türk firmasının uluslararası platformda anlatması gerekiyor ülkeyi. Biz de bakın biz Türkiye olarak bu sektör yaşıyor ve dinamikleri gayet güçlü buyurun gelin bizi izlemeye devam edin demek istiyoruz. Yılsonunda yapacağız ki; yılı da değerlendirebilirim. Burada yabancı konuşmacılarımız olacak. Dolayısıyla Türkiye’ye uluslararası bir fuarın gelmesi için atılmış ilk adım olacak.

 

Aslında bahsettik ama neden MAPIC’de olmalı firmalar?

Şöyle özetleyebiliriz; ben perakendeciyim, lokalim ama yurtdışına açılmak istiyorum. Ne yapacağımı bilmiyorsam MAPIC aslında önemli bir vizyon geliştirici fuar. Gelebilirler. Markayım, yurtdışına açılmak istiyorum ama bir görmem gerekiyor. Doğru insanlarla kendi mağazamı, markamı açmak istiyorum diyorlarsa alışveriş merkezleriyle, yatırımcılarıyla birebir kendilerinin ya da geliştirici ve diğer developerlar ile tanışma imkânları var. Master Franchiselar arıyorlarsa marka olup; yine burada büyük Master Franchiselarla B2B yapabilme olanakları var. Yani aslında kendinizi ileri götürmek istiyorsanız, perakendeci olarak ülke içerisinde büyüme noktanız gittikçe azalıyorsa yurtdışına açılmanız gerekiyor. Bu sene şöyle bir gelişme de olacaktır. Son 2-3 yılın trendinde caddelerin de artık birer AVM gibi yönetilebileceği, orada da yine perakendenin dinamiğinin geçtiğini görüyoruz. Aslında hep olan ama bu sefer yönetimini de alabileceğimiz… Türkiye’nin de caddelerini orada yeni perakendeciler alabilmek adına uluslararası perakendeciler getirebilmek adına sunmak istiyoruz. Böyle birkaç çalışmamız da var ama şuanda çok net olmadığı için söyleyemiyorum. Ama cadde mağazacılığı ve ulaşımlarındaki perakende yine MAPIC’te önemli alanlardan biri. Mesela havaalanlarındaki AVM’leri buna örnek gösterebiliriz. Metrolarda perakendecilik farklı dinamiklere sahip ve bu dinamikleri de MAPIC’te konferanslarda izleyebilme şansımız var. Aslında nabzın attığı, perakendede ne oluyor, nereye gidiyor, ne durumda… Bu soruların hepsine MAPIC’de cevap bulabilir firmalar. Avrupa biraz daha sakin bu aralar. Bu sakinlik Türkiye’ye avantaj sağlayabilir. Şunu görüyoruz ki; bir markanın Master Franchise’ını yapıyorsunuz ama birkaç Türk markamız da artık yabancı marka alıyor. Bu tür örneklerle Collins’in yani Eroğlu Grubu’nun var böyle bir marka örneği. Aynı zamanda Ziylan grubunun var. Dolayısıyla kendi markanızı büyütmek ama bambaşka, Avrupa’da daha sessiz sakin olan fırsat markalarını da yakalayabilmek istiyorsanız yine MAPIC doğru adres.



 

“15 Temmuzun ertesi günü bütün AVM’ler açıktı. Başka bir ülkede olsa bu gerçekten sıkıntılı olurdu.”

Son olarak yine sizin özeliniz de soralım. Bu tecrübelere dayanarak tabi ki MAPIC’te olmalı perakendeciler ama sizce Türk perakendecileri neler yapmalı? Birkaç ipucu verecek olsanız iyi bir marka, iyi bir firma olmak için neler söyleyebilirsiniz?

Türk perakendecisi çok deneyimli ve samimi. Çünkü o kadar çok şey atlattılar ki. Bir tek Türk perakendecisi için değil. Türk insanı için dikkat edilmesi gereken nokta var diyelim. Biz çok heyecanlı ve tez canlı bir milletiz. Böyle olunca da bazen düşünmeden duygusal kararlar alabiliyoruz. Kendimize de uyarı bu. Çünkü biraz rakamların konuşması gerekiyor adım atarken. Büyük düşün ama küçük hareket et derler ya; büyük düşünmeyi devam ettirebiliriz ama adımlarımız daha küçük küçük olabilir. Yoksa bizim perakendecimiz gerçekten dolarla, avroyla kavga ediyor, krizlerle, darbelerle. İşte 15 Temmuzun ertesi günü bütün AVM’ler açıktı. Başka bir ülkede olsa bu gerçekten sıkıntılı olurdu. Ama değdim gibi biraz müşteriyi de tanımak gerekiyor. Çünkü yeni bir nesil geliyor. Perakendeciler bunun farkında. Teknoloji çok ilerliyor. Dijitalleşmek, sosyal medyayı kullanmak ama sosyal medyayı kullanırken de yeni trendleri yakalamak zorunda kalıyorsunuz. Mesela yeni nesilde sahiplenme dürtüsü yok. Bu her sektörü çok etkileyecek. Artık araba almaktansa araba kiralamayı tercih eden bir nesil geliyor ve bu perakendeciyi de ilgilendirecektir elbette. Kıyafetler kiralanacaktır belki. Dolayısıyla bu trendi yakalamak zorundayız.  Aslında eskisinden daha da önemli bugün için trendi yakalamak. O yüzden de Türk perakendecisinin yurtdışını vizyonu hep takip etmesi gerektiğini düşünüyorum. Çok zor bir olduğunu da biliyorum.



Güvenilir Online Alışveriş Siteleri Ucuz İnternet Alışveriş Siteleri Sosyal Sorumluluk Shopping Mall Online Satış Siteleri Online Giyim Kıyafet Siteleri Kadın Giyim Markaları İndirimler Giyim Markaları Fırsat Erkek Giyim Markaları Discount Dernekler Bayan Giyim Siteleri