Peyman CEO’su Kaan Baral: “İnovasyonla kendi kulvarımızı yaratıyoruz”

Peyman'ın CEO'su Kaan Baral ile sektörün geleceği, Peyman'ın büyüme hamlesi ve yeni ürünleri üzerine konuştuk.

Peyman CEO’su Kaan Baral: “İnovasyonla kendi kulvarımızı yaratıyoruz”

1. Kuruyemiş sektörünün büyük oyuncularından biri olan Peyman’ı kısaca anlatabilir misiniz?
Peyman, 25 yıllık köklü geçmişiyle, ambalajlı Türk kuruyemiş sektörünün global arenada en büyük temsilcilerinden biri olarak faaliyetlerine devam ediyor. Ülkemizde kuru meyve sektörünün lider şirketi olarak inovatif ürünlerimizi Türkiye’de ve dünyada tüketicilerimizle buluşturuyoruz. Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu arasında bulunan bir şirket olarak; inovasyona, üretime, ulusal ve uluslararası büyümeye önemli yatırımlar yapıyoruz. 2018 yılında Eskişehir’de devreye aldığımız 50 bin m2’lik alana sahip fabrikamız Türkiye’de ve dünyada birçok ilki gerçekleştirecek kapasiteye, altyapıya ve teknolojik donanıma sahip. Fabrikamızda ürünlerin topraktan çıkışından tüketiciye ulaştığı ana kadar olan tüm süreçler, ulusal ve uluslararası sertifikasyon sistemleriyle kontrol ediliyor. Uluslararası pazarlarda kaliteli ve katma değerli ürünlerimizle markalaşmaya büyük önem veriyoruz. Bu alanda gücümüzü artırma hedefiyle bir ilke imza attık ve Türk kuruyemiş sektöründe Turquality sertifikasına sahip “ilk ambalajlı kuruyemiş markası” olduk. Gurme, kaliteli, taze, hijyenik Peyman ürünlerini, kendi markalarımızla yaklaşık 50 ülkedeki tüketicilerimizin beğenisine sunuyoruz. 

2. Ürün çeşitliliğiniz hakkında bilgi verir misiniz? Ürün yelpazesini belirlerken hangi kriterleri ya da beklentileri göz önünde bulunduruyorsunuz?
Peyman olarak sektörde ürünlerini farklı markalar altında sunan ilk şirketiz. Farklı tüketim okazyonlarında ve kategorilerde; Peyman, Bahçeden, Çitliyo, Nutzz ve Dorleo markalı ürünlerimizi tüketicilerimizle buluşturuyoruz. Gurme-doğal-sağlıklı atıştırmalık’ felsefesini odağımıza alarak, inovatif ve kendi kulvarını açan ürünlerimizle tüketicilerimize ulaşıyoruz. Sadece ülkemizde değil, her ülkenin değişen ihtiyaçlarını, taleplerini ve alışkanlıklarını araştırarak yenilikçi ürünlere dönüştürebilecek potansiyele ve altyapıya sahibiz. Sağlıklı yaşam trendleri, yeni neslin değişen damak zevki gibi farklı alanlarda tüketicilerimizden aldığımız geri dönüşleri Ar-Ge ve Ür-Ge birimlerimizle inovatif ürünlere dönüştürerek kendi kategorilerimizi yaratıyoruz. Bu yüzden de farklılaşan talepleri karşılayabiliyoruz.

3. Ar-Ge günümüzde her firmanın önem verdiği bir alan. Sizin Ar-Ge çalışmalarına bakış açınızdan bahseder misiniz?
Ülkemizde ve dünyada inovatif ürünleriyle öne çıkan bir şirket olarak inovasyon ve onun ayrılmaz parçası Ar-Ge bizim en fazla odaklandığımız ve yatırım yaptığımız konuların başında geliyor. Peyman olarak inovasyonu 360 derece görebilen, Ar-Ge çalışmalarıyla destekleyen, sürdürebilen ve uygulayabilen bir şirketiz. İnovasyon ve Ar-Ge çalışmalarımızı bir üst boyuta taşımak amacıyla Eskişehir’de Avrupa’nın en modern üretim tesislerinden birini hayata geçirdik.

Tüketicilerin ihtiyaç ve beklentilerini, global trendleri ve yaşam alışkanlıklarımızdaki dönüşümleri sıkı sıkıya takip ederek, araştırmalar yapıyor, aldığımız geri bildirimlerle ilerliyoruz. “Sağlıklı yaşam için sağlıklı beslenme” artık tüm dünyada çok önemsenen konuların başında geliyor.  Biz de artık bir trend olmaktan çıkıp alışkanlığa dönüşen sağlıklı atıştırmalık alanında taleplere yanıt vermeye odaklanıyor, ürün yelpazemizi değişen ihtiyaç ve beklentilere göre geliştirmeye özen gösteriyoruz.

4. İthalatta Yeni Vergi Düzenlemesi Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenlemede çeşitli ülkelerden ithalatına ek gümrük vergisi uygulanacak ürünler arasında ceviz ve ayçekirdeği de yer alıyor. Bu yeni düzenleme hakkında ne düşünüyorsunuz?
Peyman olarak, bu yeni düzenlemenin sektörümüz ve ekonomimiz adına olumlu bir gelişme olduğuna inanıyoruz. Özellikle ayçekirdeğinde yapılan düzenleme, sektörümüzde yeni bir dönemi başlatacak. Bu düzenlemeyle, çiftçimiz ve üreticimizle birlikte, tüketicimiz de piyasada daha istikrarlı ve uygun bir fiyatlandırma ile karşılaşacak. Kayıt dışı yollardan gelen ayçekirdeği vergi düzenine dahil edilecek, denetimsiz olarak ülkemize getirilen ürünlerin sağlıksız koşullarda piyasaya sürülmesinden kaynaklı, insan sağlığını tehdit eden unsurlar da ortadan kalkacak.

Dünyanın sayılı kuruyemiş ve kuru meyve üreticisi konumunda olan ülkemizin, ayçekirdeğinde de global pazarlarla rekabet etme gücü var. Siyah çekirdek tohumu, beyaz ayçekirdeğine göre çok daha verimli ve daha kârlı bir ürün olduğundan çiftçinin emeğine katma değer kazandıracak. Böylece dünyada Çin’in tekelinde bulunan siyah çekirdek pazarında, kalite ve fiyat açısından Çin ile rekabet etme şansımız artacak. Yeni vergi düzenlemesi, bizi de yapacağımız yeni yatırımlar açısından destekleyecek ve cesaretlendirecek.

5. Son dönemde geliştirdiğiniz inovatif ürünler hangileri?
Pandemi gibi zorlu bir sürece rağmen inovatif ürünlerimizi tüketicilerimizle buluşturmaya bu dönem de devam ettik. Nutzz markamızla beş farklı çeşit fıstık, cips ve mısır çerezini tek pakette bir araya getiren Nutzz Party’i tüketicilerimize sunduk. Glikoz şurubu içermeyen, doğal şeker pancarıyla tatlandırılan ve içeriği uzmanlar tarafından hazırlanan 3 çeşit Bahçeden Bar’ımızı çıkardık.

Haziran ayında, daha önce hiç inovasyon yapılmayan ayçekirdeğini yeniden ele alarak, Çitliyo beyaz çekirdek ve Çitliyo Kara Şimşek Ailesi’ni ilk kez glütensiz olarak tüketicimize sunduk. Ayçekirdeklerimizi undan arındırdık ve deniz tuzu ile harmanlayarak çifte kavurma işleminden geçirdik. Özel tasarım zipper’lı ambalajlarıyla yeni Çitliyo Ailesi ile tüketicilerimize yepyeni bir çekirdek deneyimi yaşatmayı hedefledik. 2020 yılının ikinci yarısında da yepyeni ve inovatif ürünlerimizi ülkemizde ve dünyadaki Peyman severlerle paylaşmaya devam edeceğiz.

6. Haziran ayında başlattığınız Çitliyo lansmanı, pandemi dönemi olduğu da düşünülürse riskli bir süreç miydi, nasıl karar aldınız?
Peyman olarak 2020 yılını, yurtiçinde ve yurtdışında; inovasyon, üretim ve ihracat alanlarında atılım yılı olarak belirledik. Elbette pandeminin bu sürece önemli etkileri oldu, ancak hızla tüm faaliyet alanlarımızda büyük önlemler aldık. Sadece bu dönem değil her zaman ve her çalışmada risklerimizi çok yönlü olarak gözden geçiriyoruz ve buna göre hedeflerimizi belirliyoruz. Pandemi döneminde bu süreçleri daha titizlikle ele aldık. Bu planlama ve çalışanlarımızın özverili çalışmaları sayesinde Çitliyo lansmanını başlattık ve başarıyla sürdürüyoruz.

7. Gupse Özay’ın rol aldığı Çitliyo reklam kampanyanızla ilgili nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?
Yediden yetmişe hepimizin tutkusu olan ayçekirdeğinde büyük bir inovasyon hareketine imza atmaya karar verdiğimizde, Çitliyo’nun dönüşüm hikayesini Gupse Özay gibi samimi, alanında çok başarılı ve bizden birinin yüzüyle anlatmak istedik. Bu kampanya ile ülkemizin her köşesinde evlere konuk olduğumuzda, tüketicilerimizden aldığımız geri bildirimler bizi çok mutlu ediyor ve yeni adımlar için bize cesaret veriyor. Şu ana kadar ki yoğun talepler bize doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Tüketicimizden gelen talepler ve hedeflerimiz doğrultusunda yeni projelere imza atmaya devam edeceğiz.

   

8. Peyman 2020’nin ilk yarı yılını nasıl geçirdi? Peyman ve sektör açısından, ikinci yarı yılı nasıl görüyorsunuz?
Pandemiyle birlikte hedeflerimizi revize ederek, tüm tedbirlerimizi aldık ve hızla aksiyona geçtik. Bu çevikliğimiz bize pazarda da güç kattı ve ürünlerimize olan talebi artırdı. Pandemi ile birlikte öncelikli olarak ambalajlı ürün tüketiminde önemli oranda talep artışı oldu. Ambalajlı kuruyemiş sektörünün öncü şirketi olarak, kuruluşumuzdan bu yana tüketicilerimizi kontrol sistemlerinden geçmemiş, arkasında marka güvenilirliği olmayan, ambalajsız kuruyemiş tüketmemeleri için bilgilendirme çalışmaları yürütüyorduk. Bu süreç ambalajlı ürün konusundaki farkındalığı da artırdı. Biz de bu talep artışını karşılamak ve ürünlerimizi tüketicilerimize en taze, en hijyenik ve güvenilir şekilde ulaştırabilmek için aralıksız çalışmaya devam ettik.

Pandemi gibi zorlu bir sürece rağmen inovasyon çalışmalarımıza ara vermedik, yeni ürünlerimizi tüketicilerimizle buluşturmaya devam ettik.  Pandeminin Türkiye ve dünyadaki ekonomik dengelere olabilecek etkilerine göre, hedeflerimizi revize edebilme esnekliğimizi koruyoruz.

İnovasyon ve Ar-Ge’ye yatırımlarımız 2020 yılının ikinci yarısında da artarak devam edecek.   Pandeminin global üretimde yarattığı değişimi de göz önüne aldığımızda, Türkiye olarak global ticarette kaliteli ve sağlıklı üretim üssü olma potansiyeline sahibiz. Ülkemiz kuruyemiş ve kuru meyvede büyük bir üretim gücüne sahip. Devlet-çiftçi-üretici güç birliğiyle daha büyük pazarlara açılmak için bu gücümüzü kullanma fırsatını kaçırmamalıyız. Peyman olarak, 2020’nin ikinci yarısında da tüm gücümüzle yatırım yapmaya ve Türk kuruyemiş ve kuru meyvelerini dünyaya tattırmaya devam edeceğiz.

9. İhracat stratejiniz hakkında bilgi verebilir misiniz? Hangi ülkelere ihracat gerçekleştiriyorsunuz? Yeni pazar hedefleriniz var mı?
İhracat, şirketimizin gelecek projeksiyonunda çok önemli bir yere sahip. Uluslararası pazara, dünya standartlarında global bir Türk markasıyla imzamızı atıyoruz. 2020 yılında 100 milyon TL ihracat cirosuna ulaşmaya odaklandık. Gelecek 5 yılda 3 kat büyüme hedefiyle yatırımlarımıza hızla devam ediyoruz.

Tüm dünyayı Türk kuruyemişi ile buluşturabilmek için her pazarın kendine özgü dinamiklerini göz önünde bulundurup o pazara özel giriş stratejileri oluşturuyoruz. Bugün; Amerika’dan Avustralya’ya Avrupa’dan Ortadoğu’ya uzanan çok geniş bir coğrafyada yaklaşık 50 ülkedeki tüketicilere ulaşıyoruz. İhracatımızda ilk sırada yer alan ülkeler Balkanlar, Irak, Gürcistan, Katar, KKTC, İngiltere ve ABD. Tayvan bu süreçte en yeni pazarımız oldu. Onun hemen öncesinde de Almanya, Rusya, Singapur, Malta, Çin, Sırbistan ve Cezayir’le birlikte 10’dan fazla yeni ülkeye 2020’de ihracat gerçekleştirdik.

10. Dünyada ve Türkiye’de kuruyemiş sektörü nasıl bir ivme gösteriyor?
Kuruyemiş sektörü 2019 yılını, 2018 yılı cirosuna oranla %19 büyüme ile yaklaşık 5.7 milyar TL ile kapattı. Tüm dünya ekonomileri için zorlu geçen bir yıl olmasına rağmen, sektörümüz büyümeye devam etti. Kuruyemiş, bizim geleneksel kültürümüzde önemli bir yere sahip olduğu için öncelikle çok beğeniliyor ve tüketiliyor. Türkiye’de hanelerin %97’sine kuruyemiş giriyor. Ortalama her hane yılda 16 kez kuruyemiş alıyor.

Ülkemizin zengin ve bereketli toprakları, Türkiye’yi kaliteli kuruyemiş üretiminde de dünya sıralamasında ilk sıralara taşıyor. INC’nin (International Nut and Dried Fruit Council), geçtiğimiz nisan ayında yayınladığı rapora göre Türkiye fındık, kuru kayısı, kuru incir ve kuru üzümde üretim anlamında da ihracat anlamında da dünyada ilk sırada yer alıyor. Bu sonuçlara baktığımızda kuruyemiş sektörü hem üretimde hem de ihracatta ülke ekonomisine daha büyük katma değer yaratacak bir potansiyele sahip.

Bugün, kuruyemiş sektöründe Turquality sertifikasına sahip ilk ambalajlı Türk kuruyemiş markası olarak yaklaşık 50 ülkeye Türk kuruyemişini ulaştırıyoruz. Bu da üretim gücümüzle kuruyemiş sektörümüzün dünyaya başarıyla açıldığının çok önemli bir göstergesi.