Yatırım denilince bir iş insanı olarak ilk ne düşünüyorsunuz?

Yatırım denilince bir iş insanı olarak ilk ne düşünüyorsunuz?

Her yönetici, çalışanlarının ve organizasyonun verimliliğini artırmak için bilgi ve becerilerle iyi donanımlı olmasını ister. Ne yazık ki, aynı yöneticilerin çoğu, mesleki gelişimi şirketin değil, çalışanın bir endişesi olarak görüyor.

Çalışanlar, kuruluşların en büyük varlığıdır. Kuruluşlar, yetkin bir işgücüne sahip olmak için çalışanlarının mesleki gelişimine ve eğitimine yoğun bir şekilde yatırım yapmalıdır.

Çalışanları ilgili beceriler ve iş bilgisi ile donatmanın en iyi yollarından biri kurumsal eğitimdir. Bu yazımda kuruluşların neden kurumsal eğitime yatırım yapması gerektiğini açıklamak istiyorum.

Dell Technologies'in yakın tarihli bir raporunda; Dünya genelindeki şirketleri ve sektörleri biraz tedirgin hissettirdi. Tahminleri, 2030'da var olacak işlerin %85'inin henüz icat edilmemiş olduğu yönünde. Bu, çoğu işletmenin (ve çalışanlarının) hazırlıklı olmadığı ve hayatta kalmanın sırrını aradıkları ürkütücü bir belirsizliktir.

Teknoloji ve dijitalleşme iş hayatına hızlı şekilde girerken insan gücüne olan bağımlılık azalmış gibi görünsede tam bu noktada çalışan ve yönetici eğitimlerinin gerekliliğinden söz edebiliriz.

Hayal edin, sürücüsüz arabalar taksi şoförlerini ortadan kaldırabilir, Ancak sürücüsüz arabaları kim üretecek,  Çalışanlarınız yapacak. Ama sadece bunu yapacak beceriler konusunda eğitilmişlerse.

Gelişim devam eden bir süreç olduğundan, ileriyi düşünmek zorundasınız. Sürdürülebilir verimli kurumsal eğitim projeleri ile geleceği planlarken her zaman bir adım önde olursunuz ve gelişim fırsatlarınız buna göre değişir.

Sürekli çalışan eğitimi çevikliği artırır. Gelişmeye devam eden küresel bir ekonomide, en başarılı şirketler hızlı ve etkili bir şekilde uyum sağlayanlar olacaktır. Bir düşünün: Çalışanların işteyken yeni zorluklarla karşılaşmaları muhtemeldir. Etkili ve hızlı bir şekilde yanıt verecek bilgi veya becerilere sahip olmadıklarında, rekabet hızla artarken işletme ve müşteriler zarar görür. Ancak çalışanlar ihtiyaç duydukları bilgilere erişebilirse, çeviklik için araçlar haline geleceklerdir.

Yetenek bulma artık cok zorlaştı. Yetenek avcıları her zaman kazanır rekabet artıyor. Avantajlarınızın bir parçası da kurumlar için çalışanlardır, kurumsal eğitim yoluyla çalışan geliştirme programı oluşturmak işletmenizin en önemli rekabet avantajı olarak karşımıza çıkmaktadır. Nitelikli bir işgücü, kuruluşunuzun bir rakip denizinde öne çıkmasını sağlayacaktır. Sürekli eğitim ile becerilerini geliştirmeye odaklandığınızda, sürekli ilerleme sağlar ve pazarda rekabetçi kalırsınız.

Çalışanların elde tutulması, günümüz iş dünyasının en önemli sorunlarından biridir. Bir şirket, çalışanlarının eğitimine ve gelişimine yatırım yaptığında, kendilerini değerli ve takdir edilmiş hissederler. Bu onları daha sadık kılar ve çalışanlarınız ne kadar sadık olursa, şirkette kalmaları ve arkadaşlarını ve iş arkadaşlarını şirkette çalışmalarını önerme olasılıkları o kadar artar. Bu tür çalışanlar kendi kendilerini motive ederler ve işleriyle daha fazla meşgul olurlar. Kurumsal eğitim ayrıca işveren itibarını artırmaya yardımcı olur.

Günümüzün belirsiz ve değişken iş dünyasında, şirketlerin iş kararları alırken hızlı olmaları gerekiyor. İyi eğitimli çalışanlar, piyasadaki değişikliklere yanıt vermek için daha uygundur. Kurumsal eğitim, 'öğrenme, öğrenme ve yeniden öğrenme' sürecinde yardımcı olur ve şirketlerin uzun vadede başarılı olmasını sağlar.

Donamınlı ve eğitimli çalışanlar, uzun vadede şirketin üretken çıktısını artıracaktır. Çalışanlar işlerinde daha verimli hale geldikçe, şirketin zamandan ve paradan tasarruf edeceklerdir.

 Bu nedenle çalışan gelişimi, şirket için bir yatırımdır, masraf değil.