Comeup Marka Direktörü Fatma Kaya, kadın liderliğinin iş dünyasında yarattığı dönüşümü, kapsayıcı çalışma kültürünün önemini ve genç kadın profesyonellere yönelik tavsiyelerini paylaşıyor.
Kadın yöneticiler olarak sektörümüzde fark yaratmak için hangi değerler ve prensipler sizi yönlendiriyor?
Kadın olmak; üretirken çoğalan, dönüştürürken güçlenen ve ilhamıyla iz bırakan bir serüven. İşte tam da bu anlayış, kadın liderler olarak bizi yönlendiren en temel değerlerin; eşitlik, sürdürülebilirlik, şeffaflık ve cesaretin çıkış noktasını oluşturuyor. İş dünyasında var olmanın hala belirli mücadeleleri beraberinde getirdiğinin farkındayız. Ancak ben, kadınların olduğu her yerde üretkenliğin, empati gücünün ve çok boyutlu bakış açısının kurum kültürünü zenginleştirdiğine inanıyorum.
Comeup’ta da bu anlayışla hareket ediyoruz. Benim için liderlik; yalnızca ticari başarı elde etmek değil, aynı zamanda kapsayıcı bir çalışma ortamı yaratmak, kadınların karar mekanizmalarında daha fazla yer almasını desteklemek ve eşit fırsatlar sunan bir kültürü kalıcı hale getirmek demek. Pozitif ayrımcılığı bir ayrıcalık değil, eşitsizlikleri dengeleyen bir araç olarak görüyorum. Gerçek başarı, herkesin potansiyelini özgürce ortaya koyabildiği bir yapı kurabilmekten geçiyor. 8 Mart’ın da tam olarak bunu hatırlattığını düşünüyorum: Kadınların gücünü görünür kılmak ve bu gücü sürdürülebilir bir dönüşüme dönüştürmek.
Kendi kariyer yolculuğunuzda karşılaştığınız zorlukları aşarken edindiğiniz en önemli ders neydi?
Kariyer yolculuğum boyunca öğrendiğim en önemli ders, değişime direnmek yerine onu sahiplenmek oldu. Özellikle perakende ve moda gibi dinamik bir sektörde, belirsizlikler kaçınılmaz. Comeup’ı Nisan 2020’de, yani pandemi döneminde yalnızca e-ticaret modeliyle lanse ettiğimizde, pek çok kişi bunun büyük bir risk olduğunu düşünüyordu. Ancak biz, doğrudan tüketiciye ulaşan yapımız sayesinde hızlı adapte olduk ve istikrarlı bir büyüme yakaladık. Bu süreç bana şunu öğretti; kriz dönemleri aynı zamanda en güçlü dönüşüm alanlarıdır. Eğer vizyonunuz net, ekibiniz güçlü ve üretim altyapınız sağlam ise, zorluklar sizi yavaşlatmak yerine daha dirençli hale getiriyor. Bir diğer önemli ders ise sabır ve süreklilik. Yaklaşık iki yıllık yoğun Ar-Ge ve koleksiyon geliştirme sürecinin ardından markamızı hayata geçirdik. Kısa vadeli sonuçlara değil, uzun vadeli marka değerine odaklanmanın ne kadar kıymetli olduğunu bu süreçte daha net gördüm.
Genç kadın profesyonellere, sektörümüzde başarılı olmaları için hangi tavsiyeyi verirsiniz?
Öncelikle, kendi potansiyellerine inanmalarını ve cesur olmalarını tavsiye ederim. Kadınlar çoğu zaman “hazır hissetmeden” bir adım atmaktan çekinebiliyor. Oysa gelişim, tam da o konfor alanının dışında başlıyor.
İkinci olarak, teknik bilgi ve yetkinliklerini sürekli geliştirmelerini öneririm. Biz Comeup’ta üretimden tasarıma, dijitalleşmeden sürdürülebilirliğe kadar her alanda öğrenmeye yatırım yapıyoruz. Özellikle dijital dönüşüm, veri okuryazarlığı ve global bakış açısı, önümüzdeki dönemin en belirleyici unsurları olacak.
Bu sırada, dayanışmanın gücünü de unutmamalarını isterim. Kadınların birbirini desteklediği, deneyim paylaştığı ve birlikte büyüdüğü bir ekosistem, bireysel başarıdan çok daha güçlü bir etki yaratır. Liderlik yalnızca bir unvan değil; bulunduğunuz her yerde değer üretme sorumluluğudur. Hayallerinden vazgeçmeyen, emeğine sahip çıkan ve öğrenmeye açık olan her genç kadının, bu sektörde güçlü bir iz bırakacağına yürekten inanıyorum.
