Türkiye’de hızlı servis restoran sektöründe yerli markaların yükselişi dikkat çekiyor. PizzaLazza ve Saloon Burger bu dönüşümde nasıl bir rol üstleniyor? İki markanın sektördeki konumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye’de hızlı servis restoran sektöründe son yıllarda yerli markaların daha güçlü bir şekilde öne çıktığını biz de sahada net bir şekilde gözlemliyoruz. Tüketici beklentilerinin hız, fiyat ve erişilebilirlik ekseninde değişmesi; yerli markaların daha çevik hareket edebilmesine ve bu dönüşüme daha hızlı adapte olmasına imkân sağladı. PizzaLazza ve Saloon Burger olarak bu dönüşümde iki farklı modelle yer alıyoruz. PizzaLazza ile daha yaygın, erişilebilir ve ölçeklenebilir bir yapı kurarken; Saloon Burger ile deneyim odaklı ve hedef kitlesi belirgin bir marka yapısı oluşturuyoruz. Bu anlamda iki markayla birlikte, yerli zincirlerin farklı segmentlerde nasıl konumlanabileceğine dair tamamlayıcı bir yapı oluşturduğumuzu düşünüyoruz.
PizzaLazza’nın Türkiye genelinde genişleme stratejisinin arkasındaki temel dinamikler ve sizi rekabette öne çıkaran unsurlar neler?
PizzaLazza’da büyüme stratejimizi baştan itibaren ölçeklenebilir bir yapı üzerine kurduk. Franchise modelini bu yapının merkezine alarak, farklı şehirlerde hızlı ve kontrollü bir şekilde büyümeyi hedefledik. Bugün geldiğimiz noktada restoranlarımızın önemli bir kısmının franchise iş ortaklarımız tarafından işletilmesi bu modelin sahada karşılık bulduğunu gösteriyor. Bu büyümeyi mümkün kılan en önemli unsurların başında ise merkezi operasyon yapımız geliyor. Tedarik, lojistik, eğitim ve operasyon süreçlerini merkezden kurgulayarak, farklı şehirlerde açılan restoranlarda benzer bir işleyiş ve standart oluşturuyoruz. Franchise iş ortaklarımıza lokasyon seçiminden kurulum sürecine, eğitimden günlük operasyon yönetimine kadar uçtan uca destek sağlıyoruz. Bunun yanında dijital sipariş kanallarının büyümesi, paket servis altyapısının gelişmesi ve farklı şehirlerde artan talep de genişleme stratejimizi destekleyen önemli dinamikler arasında yer alıyor.

Saloon Burger tarafında ise daha genç hedef kitleye odaklı ve ürün geliştirme tarafı güçlü bir yapı görüyoruz. Markanın konumlandırmasını oluştururken hangi tüketici içgörülerinden beslendiniz? Bu strateji sahada nasıl karşılık buldu?
Saloon Burger’ı konumlandırırken özellikle genç tüketicilerin beklentilerini merkeze aldık. Bu kitle için sadece ürün değil; marka dili, atmosfer ve deneyim de en az lezzet kadar önemli. Odak noktamızda bunların olduğunu ifade edebiliriz. Ürün geliştirme tarafında ise değişen tüketici alışkanlıklarını yakından takip ederek menüyü dinamik tuttuk.Farklı tat arayışları, yeni ürün deneme isteği ve çeşitlilik beklentisi bu yaklaşımın temelini oluşturdu. Sahada özellikle genç nüfusun yoğun olduğu bölgelerde markanın hızlı bir şekilde sahiplenildiğini ve güçlü bir karşılık bulduğunu görüyoruz.
Aynı çatı altında yer alan bu iki markanın farklı segmentlerde konumlanması dikkat çekici. PizzaLazza ve Saloon Burger arasında nasıl bir stratejik ayrım ve sinerji oluşturuyorsunuz?
İki markayı kurgularken en başından itibaren farklı segmentlerde konumlanmalarını hedefledik. PizzaLazza’da daha geniş kitlelere hitap eden, yüksek erişilebilirlik ve yaygınlık odaklı bir model kurarken; Saloon Burger’da daha seçici lokasyonlar, daha hedefli bir iletişim dili ve farklı bir marka deneyimi üzerine odaklandık. Bununla birlikte operasyonel tarafta güçlü bir sinerji oluşturuyoruz. Tedarik zinciri, lojistik, satın alma ve operasyonel bilgi birikimini ortak kullanırken; marka iletişimi ve ürün geliştirme süreçlerini ayrı yönetiyoruz. Bu yapı sayesinde hem ölçek ekonomisinden faydalanıyor hem de her iki markanın kendi kimliğini koruyarak büyümesini sağlıyoruz.

Franchising, büyümenin en kritik araçlarından biri. Her iki marka özelinde franchise modelinizi nasıl kurguluyorsunuz?
Franchise modelini bizim için sadece büyüme aracı değil, aynı zamanda uzun vadeli iş ortaklığı modeli olarak ele alıyoruz. Bu nedenle yatırımcı seçiminde sadece finansal yeterlilik değil; operasyonel uyum, marka yaklaşımı ve uzun vadeli bakış açısı da önemli kriterler arasında yer alıyor. PizzaLazza özelinde franchise sürecini oldukça sistematik bir yapı üzerine kurduk. Başvuru, ön görüşme, eğitim, lokasyon analizi ve anahtar teslim kurulum gibi aşamalardan oluşan bir süreçle ilerliyoruz. Franchise iş ortaklarımızı operasyon açılışına hazır hale getirerek süreci birlikte yürütüyoruz. Sürdürülebilir büyüme açısından ise standart operasyon süreçleri, merkezi tedarik yapısı ve düzenli eğitim programlarını kritik görüyoruz. Bu sayede farklı şehirlerde açılan restoranlarda benzer bir işleyiş ve kalite standardı oluşturabiliyoruz.
Tüketici beklentileri hızla değişiyor. Bu doğrultuda 2026 ve sonrası büyüme hedefleriniz ve marka vizyonunuz neler?
Önümüzdeki dönemde hem PizzaLazza hem de Saloon Burger tarafında büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. PizzaLazza’da franchise ağı üzerinden yeni şehirlerde yaygınlığımızı artırırken, Saloon Burger’da daha kontrollü ve seçici bir büyüme stratejisi izlemeye devam edeceğiz. Bununla birlikte dijitalleşme, operasyonel verimlilik ve müşteri deneyimi odaklı yatırımlar bizim için öncelikli alanlar arasında yer alıyor. Özellikle online sipariş kanalları, veri analitiği ve müşteri deneyimi tarafında yapacağımız yatırımların büyümemizi destekleyeceğine inanıyoruz. Uzun vadede hedefimiz, her iki markayı da kendi segmentlerinde sürdürülebilir büyüme sağlayan ve güçlü operasyon altyapısına sahip yerli zincirler olarak konumlandırmak.
