Skip to content Skip to footer

İsrafa Dur De projesi kapsamında İstanbul Ticaret Odası ve Güvenilir Ürün Platformu’ndan Reis Gıda’ya ziyaret

Reis Gıda’nın merkez fabrikasında gıda israfını önlemeye yönelik uygulamalar, sürdürülebilirlik yaklaşımı ve toplumsal fayda odaklı projeler yerinde incelendi.

İstanbul Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Ahmet Özer ve Güvenilir Ürün Platformu Başkanı Celal Toprak, Reis Gıda’nın merkez fabrikasını ziyaret ederek Reis Gıda’nın gıda israfını önlemeye yönelik üretim stratejilerini, sürdürülebilirlik çalışmalarını ve toplumsal fayda odaklı projelerini yerinde inceledi. Ziyarette, üretimden tüketime uzanan zincirde kayıpların azaltılmasına yönelik uygulamalar, sıfır atık yaklaşımı, çevresel sorumluluk anlayışı ve yerli üretimi destekleyen projeler öne çıktı.

Üretimden başlayan bütüncül yaklaşım

Reis Gıda, gıda israfını yalnızca son tüketim aşamasında ortaya çıkan bir sorun olarak değerlendirmiyor. Reis, hammaddenin tesise kabulünden üretim hattına aktarılmasına, işleme sürecinden paketlemeye, sevkiyattan stok yönetimine kadar her aşamada oluşabilecek kayıpları dikkatle ele alan bir üretim disipliniyle hareket ediyor. Bu kapsamda üretim süreçlerinde meydana gelen kayıpların ölçülmesi, veriyle takip edilmesi, süreç bazlı analizlerin yapılması ve iyileştirme adımlarının sistematik şekilde uygulanması temel öncelikler arasında yer alıyor. Özellikle hammaddelerin kabulü ve işleme hattına aktarımı sırasında yaşanabilecek dökülme kaynaklı kayıpların azaltılması, iş güvenliğinin güçlendirilmesi, ambalaj değişimlerinden doğan firelerin azaltılması ve üretim planlamasının daha verimli hale getirilmesi, Reis Gıda’nın gıda israfıyla mücadele yaklaşımının somut adımlarını oluşturuyor. Reis Gıda, gıda kaybını yalnızca ürün zayiatı olarak değil; aynı zamanda emek, zaman, enerji, ambalaj ve maliyet kaybı olarak da değerlendiriyor.

Küresel tablo, üretim kadar korumanın da stratejik olduğunu gösteriyor

Bugün dünyadaki veriler çok açık bir gerçeğe işaret ediyor: Gıda güvenliğini yalnızca ne kadar ürettiğimiz değil, ne kadarını koruyabildiğimiz de belirliyor. Dünya genelinde her yıl 1 milyar tondan fazla gıda çöpe gitmekte ve bu durum küresel ekonomiye 1 trilyon dolardan fazla zarara mal olmaktadır. İsraf en çok evlerde, hizmet sektöründe, perakende ve dağıtım süreçlerinde görülüyor. Tedarik zincirinde hatalar ve plansızlıklar da israfı artırıyor.

Türkiye Gıda İsrafında Dünyada 15 Sırada

Türkiye İsrafı Önleme Vakfı (TİSVA)tarafından yayınlanan “2025 İsraf Raporu” verilerine göre, Türkiye’de her yıl 23 Milyon ton gıda israf ediliyor. Bu da yaklaşık 900 bin ailenin bir yıllık geçimini karşılayabilecek düzeydedir. Kişi başına çöpe atılan gıda miktarının yılda yaklaşık 102 kg olduğu tahmin ediliyor.  İsrafın yüzde 2 oranında azaltılmasıyla bile 10 milyar TL tasarruf sağlanabilir. Dünyada her 11 kişiden biri açlıkla mücadele ederken, üretilen gıdaların üçte biri israf edilmektedir. ABD’de yılda kişi başına 99 kg gıda israf ediliyor. AB ülkelerinde ortalama gıda israfı yıllık kişi başına 74 kg düzeyinde bulunuyor. Üretilen meyve ve sebzelerin yüzde 35’i ise sofraya ulaşmadan kayboluyor ya da çöpe gidiyor.

Açlıkla mücadele eden bir dünyada her lokmanın değeri daha da büyüyor

Açlık ve gıdaya erişim açısından bakıldığında, meselenin insani boyutu daha da belirginleşiyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) öncülüğünde yayımlanan “Dünyada Gıda Güvenliği ve Beslenmenin Durumu 2025” raporunda, bugün dünya genelinde ortalama 673 milyon insan açlıkla karşı karşıya. WFP’nin 2025 görünümünde ise 74 ülkede 343 milyon kişinin akut gıda güvensizliği yaşadığı belirtiliyor. Ayrıca 2,6 milyar insan sağlıklı beslenmeyi karşılayamıyor.

Tam da bu nedenle, gıdayı korumak artık üretim politikalarının ayrılmaz bir parçası haline gelmek zorunda. Daha çok üretmek elbette önem taşıyor; ancak üretileni daha iyi planlamak, daha doğru depolamak, daha dikkatli taşımak, daha bilinçli tüketmek ve artan gıdayı yeniden değerlendirmek de en az bunun kadar stratejik. Reis Gıda’nın üretim süreçlerinde kayıpları azaltmaya, fireyi ölçmeye, kaynak verimliliğini artırmaya ve israfı önlemeye dönük yaklaşımı da bu küresel sorumluluk çerçevesinde anlam kazanıyor.

Sürdürülebilirlik vizyonunun merkezinde gıda israfını önleme hedefi yer alıyor

Reis Gıda, sürdürülebilirlik vizyonunun merkezine “toprağın bereketini koruma, insana değer verme ve gıda israfını önleme” anlayışını yerleştiriyor. Fabrikanın tüm kademelerinde uygulanan kriterlerle sürdürülen Sıfır Atık Belgesi, bu yaklaşımın somut göstergeleri arasında yer alıyor. Reis Gıda ayrıca, Dünya Kaynakları Enstitüsü tarafından yürütülen 10x20x30 Gıda Kayıpları ve Atıkları ile Mücadele Girişimi’ne aktif katılım sağlıyor ve 2030 yılına kadar gıda kaybı ve atığını yarıya indirme hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor.

2018’den bu yana israfa karşı kararlı bir duruş

Reis Gıda, gıda israfıyla mücadeleyi yıllara yayılan kurumsal bir sorumluluk alanı olarak ele alıyor. Reis Gıda’nın 2018 yılında başlattığı “İsraf Etmeyelim, Yaşamı Eşitleyelim” projesi, gıda israfına karşı toplumsal farkındalık oluşturmayı amaçlayan önemli adımlardan biri oldu. Ardından Reis Gıda, 2020 yılında Tarım ve Orman Bakanlığı ile FAO iş birliğinde yürütülen “Gıdanı Koru, Sofrana Sahip Çık” projesine katılım sağlayarak gıda kaybı ve israfına karşı geliştirilen ulusal bilinçlendirme çalışmalarına destek verdi. Bu yaklaşım, Reis Gıda’nın gıda israfını yalnızca sektörel verimlilik çerçevesinde değil; sosyal fayda, çevresel sorumluluk ve gelecek nesillere karşı ortak yükümlülük perspektifinde değerlendirdiğini gösteriyor.

İsrafı azaltan uygulamalar sahada somut karşılık buluyor

Merkez fabrikada uygulanan sistemler de bu yaklaşımın sahadaki karşılığını ortaya koyuyor. Market reyonlarında gün ışığına maruz kaldığı için yalnızca görsel değişime uğrayan ancak tüketilebilir durumda olan ürünlerin sosyal marketlere yönlendirilmesi, israfı önlerken toplumsal dayanışmayı da güçlendiren örnek uygulamalar arasında yer alıyor.

Reis Gıda projeleri üretim kültürü ile toplumsal faydayı buluşturuyor

Ziyaret kapsamında Reis Gıda’nın toplumsal fayda odaklı projeleri de dikkat çekti. Reis’in 2020 yılında başlattığı ve Türkiye’de bir ilk olarak hayata geçirilen Reis Bakliyat Köyleri projesi, yerli üretimi desteklemeyi, daha fazla çiftçiye ulaşmayı, tarımsal sürdürülebilirliği güçlendirmeyi, üretimde israf ve atık oluşumunu azaltmayı, planlı üretimi yaygınlaştırmayı, verimliliği artırmayı ve sertifikalı tohum kullanımını teşvik etmeyi amaçlıyor. Proje, tarladan başlayan kayıpların azaltılması ve kaynakların daha verimli kullanılması açısından da önemli bir model oluşturuyor.

“İsrafı önlemek, geleceği korumaktır”

Reis Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Işılay Reis, ziyaretle ilgili değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:

“Bugün dünyada gıda güvenliğini belirleyen unsur yalnızca ne kadar ürettiğimiz değildir; ne kadarını koruyabildiğimiz de en az onun kadar önemlidir. Gıda kaybı ve israfı, üretimden tüketime kadar uzanan tüm zinciri kapsayan çok yönlü bir sorumluluk alanıdır. Reis Gıda olarak biz, hammaddenin ilk andan itibaren doğru yönetilmesini, üretim süreçlerinde kayıpların azaltılmasını, kaynakların daha verimli kullanılmasını ve ortaya çıkan her değerin mümkün olan en doğru şekilde değerlendirilmesini son derece önemsiyoruz. Çünkü israfı önlemek; sadece ekonomik kaybı azaltmak değil, toprağı, suyu, emeği ve geleceği korumaktır.

İstanbul Ticaret Odası ve Güvenilir Ürün Platformu’nun fabrikamıza gerçekleştirdiği bu kıymetli ziyaretin, gıda israfıyla mücadele konusunda ortak farkındalığı güçlendireceğine inanıyoruz. Gıda sektöründe güven, kalite ve sürdürülebilirlik artık birbirinden ayrı başlıklar değildir; aynı bütünün birbirini tamamlayan unsurlarıdır. Biz de Reis Gıda olarak bu anlayışla çalışmaya, üretmeye ve toplumsal fayda oluşturmaya devam edeceğiz.”

Reis Gıda, güven, kalite, sürdürülebilirlik ve toplumsal sorumluluk ekseninde geliştirdiği projelerle, gıda sektöründe yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, geleceğin gıda sistemine de katkı sunmayı hedefliyor. Üretimden başlayan bu yaklaşım; israfı azaltan, kaynakları koruyan ve toplumsal değeri büyüten bir model olarak dikkat çekiyor.