Yaklaşık 25 yıldır kurumsal filo ve mobilite yönetimi alanında çalışıyorum. Avrupa genelinde çok uluslu organizasyonlarda filo, seyahat, sürdürülebilirlik ve dijitalleşme projelerini yönettim. Avrupa genelindeki başarılı çalışmalarımdan dolayi 2023 yılında ‘European Connected Fleet Manager’ unvanını aldım. Bugün Securitas’ta Avrupa Filo ve Seyahat Kategorilerinden sorumlu direktör olarak, 22’den fazla ülkede on binlerce aracı kapsayan stratejik dönüşüm programlarını yönetiyorum.
Bildiğimiz kadarıyla Türkiye’ye bir konferansa konuşmacı olarak yer almak için geldiniz, oradaki sunumuz neydi , sektör profesyonelleriyle neler paylaştınız ?
Fleet Europe Conference Turkey’in ilk edisyonunu Istanbul Ciragan Sarayinda 26-27. Mart 2026 gerceklestirdik. Ilk sunumumda IFMI (International Fleet Management ) Workshop’da Connected Fleet, dijitalleşme ve sürdürülebilir filonun güvenlik sektöründeki karşılığı vardı. Katılımcılarla, veriye dayalı filo yönetiminin sadece maliyet değil, operasyonel süreklilik, risk yönetimi ve ESG performansı üzerindeki etkisini paylaştım. Ikinci günde panelde enternasyonal filo risk yönetiminde tecrübe, zorluklari ve cözümleri paylastim.
Kısaca konferansı ve konuşmacılarını değerlendirebilirsiniz?
Oldukça Türkiyide ilk defa böyle bir güçlü ve pratik odaklı bir konferanstı. Özellikle Türkiye’deki uygulamaların Avrupa ile kıyaslanabilir seviyede olduğunu görmek memnuniyet vericiydi.
Securitas gibi güvenlik odaklı bir organizasyonda filo yönetimi, klasik ticari filolardan hangi yönleriyle ayrışıyor?
Bizim için filo, sadece A noktasından B noktasına ulaşmak değil; müdahale süresi, saha erişilebilirliği, operasyonel kesintisizlik anlamına geliyor. 7/24 çalışan, farklı risk seviyelerine sahip, yüksek servis sürekliliği gerektiren bir yapı söz konusu. Bu da filo yönetimini doğrudan iş güvenliği ve müşteri güvenliğiyle ilişkilendiriyor. Bizi dinleyenler den konferans sonu cok önemli bir konu oldugunu bizimle paylastilar.
Avrupa’da kurumsal filoların dönüşümünde şu an en kritik 3 trend nedir? (elektrifikasyon, telematik, abonelik modelleri vs.
- Elektrifikasyon – regülasyon baskısı, TCO optimizasyonu ve ucan benzin/dizel fiyatlari
- Telematik ve veri analitiği – gerçek zamanlı karar alma
- Esnek sahiplik modelleri – leasing, kiralama, kısa vadeli kiralama ve hibrit çözümler
“Connected Fleet” kavramını Securitas özelinde nasıl tanımlıyorsunuz? Bu sadece bir takip sistemi mi, yoksa veri odaklı bir karar platformu mu?
“Connected Fleet” bizim için yalnızca araç takibi değil; veriye dayalı bir karar platformu. Araç, sürücü, rota, enerji tüketimi ve sürücü risk verilerini birleştirerek operasyonu uçtan uca yönetmemizi sağlıyor.
Avrupa’daki regülasyonlar (özellikle karbon emisyonu ve ESG baskısı), filo stratejilerini nasıl yeniden şekillendiriyor?
Karbon emisyonu limitleri ve kanunen zorlu olan ESG raporlaması, filoyu bir maliyet kaleminden çıkarıp stratejik bir dönüşüm alanı haline getirdi. Artık doğru aracı seçmek kadar, doğru veriyi raporlayabilmek de kritik.
Elektrikli araçlara geçişte en büyük bariyer sizce altyapı mı, maliyet mi, yoksa operasyonel adaptasyon mu?
Aslında tek bir bariyer yok. Altyapı, maliyet ve operasyonel adaptasyon birlikte ele alınmalı. Doğru kullanım senaryosu kurgulanmadan yapılan geçişler verimli olmuyor. Bu konuda Türkiyede cok güzel cözüm üretilmis sirket örnekleri var.
Filo yönetiminde veri analitiği bugün gerçekten neyi değiştiriyor? Somut bir örnek verebilir misiniz?
Örneğin sürüş verileri sayesinde bakım ihtiyaçlarını öngörüp plansız duruşları ciddi şekilde azaltabiliyoruz. Bu hem maliyeti düşürüyor hem de operasyonel sürekliliği artırıyor. Bu da operasyonel ekiplerin planlamasina yardimci oluyor.
Telematik, sürücü davranışı analizi ve yapay zekâ çözümleri, maliyetleri ne ölçüde düşürüyor?
Yakıt tüketiminde çift haneli tasarruflar, bakım ve hasar maliyetlerinde %10‑20 arası azalma görmek artik hayal degil ve mümkün. En büyük kazanım ise öngörülebilirlik.
“Connected fleet” tarafında siber güvenlik riskleri ne kadar kritik hale geldi?
Artık çok kritik. Araçlar dijital varlıklar haline geldi. Bu yüzden veri güvenliği, erişim yetkileri ve sistem entegrasyonları en az fiziksel güvenlik kadar önemli. Gelecekte siber güvenkik önemi daha da artacagina hepimiz kabul ediyoruz.
Filo yönetimi, şirketlerin ESG skorlarını doğrudan etkileyen bir alan haline geldi. Securitas bu konuda nasıl bir yol haritası izliyor?
Doğrudan etkiliyor. Emisyon, yakıt, sürüş güvenliği ve tedarikçi seçimleri ESG’nin tüm ayaklarıyla ilişkili. Securitas’ta filo dönüşümünü ESG yol haritamızın merkezine koyduk. Securitas 2030’a kadar SBTI hedefimiz -42% karbondioxit azaltmak
https://www.securitas.com/en/newsroom/press-releases_list/securitas-climate-targets-validated-by-sbti/
5 yıl sonra “fleet management” dediğimiz şey bugünkünden nasıl farklı olacak?
Güzel bir soru: Bence ayni araç sayisi, fakat daha fazla veri, daha yüksek verimlilik. Filo yöneticisi operasyonel değil, stratejik bir rol üstlenecek.
Otonom araçlar ve mobility-as-a-service (MaaS) kurumsal filoları gerçekten dönüştürecek mi, yoksa bu daha uzun vadeli bir hikâye mi?
Otonom araçlar bence cok daha uzun vadeli. Gecen hafta Londra’da Waymonun otonom test araclarini direksiyonda sürücüsüyle gördüm. MaaS ise özellikle büyük şehirlerde daha cok tüketici bakimdan daha hızlı yayılacak, ancak tam dönüşüm kademeli olacak.
Hürmüz Boğazı kriziyle petrol fiyatları tüm dünyada çok arttı. Siyasi iklimin kestirilemediği bugünlerde şirket filolarında çeşitli enerji kaynaklarını kullanan araçlarda ne gibi bir değişim öngörüyorsunuz? Bu filoların yapısını nasıl etkileyecek?
Bu tür jeopolitik riskler, tek bir enerji kaynağına bağımlılığın artık sürdürülebilir olmadığını net biçimde gösteriyor. Önümüzdeki dönemde şirket filolarında çoklu enerji stratejileri öne çıkacak: elektrikli araçlar, hibrit çözümler ve kullanım senaryosuna göre farklı güç aktarma sistemleri. Bu yaklaşım, filoların hem maliyet dalgalanmalarına hem de tedarik risklerine karşı daha dayanıklı ve esnek olmasını sağlayacak. 2021 yilinda Suez Kanalinda meydana gelen gemi kazasi sonra cogu sirketlerda ayni tecrübeden gectiler
https://en.wikipedia.org/wiki/2021_Suez_Canal_obstruction
Securitas Türkiye’nin araç filo yönetimi ve araç takip sisteminde (telemetrik) ortaya koyduğu performansın Avrupa’dan bir adım önde olduğunu söylüyorsunuz? Avrupa bu konuda geride mi kaldı?
Bazı alanlarda evet. Türkiye, yeni teknolojileri sahaya hızlı uyarlama konusunda oldukça çevik. Securitas Türkiye’de telematik çözümler operasyonun merkezine yerleştirilmiş durumda. Avrupa’da ise birçok ülkede regülasyonlar, veri koruma süreçleri ve organizasyonel karmaşıklıklar dönüşümü yavaşlatabiliyor. Yani mesele Avrupa’nın geride olması değil; Türkiye’nin uygulama hızının ve pragmatik yaklaşımının çok güçlü olması.
Türkiye bir deprem ülkesi. Securitas’ın filo ile araç takip sistemlerinde ortaya koyduğu akıllı sistemler ve yaklaşım, böyle afet anlarında nasıl bir fark yaratabilir?
Afet anlarında en kritik unsur zaman ve koordinasyon. Akıllı filo ve araç takip sistemleri sayesinde hangi aracın nerede olduğu, hangi güzergâhların açık olduğu ve hangi ekiplerin en hızlı şekilde erişebileceği anlık olarak görülebilir. Bu da müdahale süresini ciddi şekilde kısaltır, kaynakların doğru yere yönlendirilmesini sağlar ve operasyonel kaosu azaltır.

