Yazarın Tüm Yayınlarına Buradan Ulaşın !
Geçen gün karşıma Elon Musk’a atfedilen çarpıcı bir paylaşım çıktı: “En fazla on yılınız var. Yapay zeka çoğu işi otomatikleştirecek ve çoğu meslekte bir kişiye zamanı için ödeme yapmak anlamını yitirecek.”
Sanayi Devrimi’yle birlikte yaklaşık iki yüzyıldır hayatımıza hakim olan, insanın zamanını belirli saatler karşılığında işverene sunduğu modern ücretli çalışma düzeni şimdi yeniden sorgulanıyor.
Devamında, gelecekte önemli olanın ne kadar çalıştığımız değil, neye sahip olduğumuz olacağı söyleniyordu. Bundan 3 yıl sonra borsa mı değerlenir? Bitcoin mi? Yoksa enerji sektörü mü? Yoksa herkesin en garanti gördüğü araziler, arsalar mı? Bilmek çok mümkün değil ama bugünden 3 yıl sonrası ya da 10 yıl sonrasını düşünecek olursak yatırım yapmadan bir şeyler yapabilmek mümkün görünmüyor…
Peki gerçekten 10 yıl sonra bizi bekleyen nedir?
Elon Musk, yapay zeka ve robotik geliştikçe çalışmanın gelecekte zorunluluk olmaktan çıkabileceğini ve paranın öneminin azalabileceğini bir süredir zaten söylüyor ancak bunun için üç yıl değil, daha uzun bir dönem lazım. Sosyal medyada dolaşan benzeri tavsiyeler ya da yatırım listesi ise doğrulanmış açıklamasının parçası da değil.
Yani paylaşım; biraz gerçek, biraz yorum, biraz da korku içeriyor. Amaç elbette biraz da “tıklatma”; fakat bazen abartılı bir içerik, doğru bir soruyu doğuruyor:
Yapay zeka, “emek ve zaman” satarak hayatını sürdüren insanların pazarlık gücünü azaltırken; sermayeye, sistemlere, veriye ve teknolojik araçlarına sahip olanların gücünü artırabilir mi?
Yapay zeka tartışmalarında iki uç görüş var.
Bir taraf, “hiçbir şey olmayacak, her teknoloji yeni işler yaratır.” diyor, diğer taraf ise “birkaç yıl içinde insanların büyük bölümünün işsiz kalacağını, iş dallarının azalacağını” düşünüyor.
Bana kalırsa, bu iki uçtan daha karmaşık ama bizim sektörümüzden örnek vererek anlatmak istiyorum. AI ile yapılabilecek 2 farklı meslek düşünelim;
Reklam veren tarafından bir “marka yöneticisi” (brand manager) olsun. Ajans tarafınfan bir sosyal medya yöneticisi olsun.
Çok yakında öyle AI ajanları gelecek ki (ki aslında şu anda bile neredeyse buna yakınız), ona bir mail açacaksınız, o mail’i kullanıyor olacak, şirketin Slack ya da Teams’i ile entegre çalışacak. Basecamp ya da Asana’da aktif olacak ve onun misyonuna uygun tüm işleri yapacak, ona verdiğiniz günlük / haftalık / aylık tüm işleri sizin onayınız ile maks hızda tamamlayacak. Toplantıya girecek, müşteri ile de konuşacak, notları çıkartacak ve ilgili insanlara atayacak, moderasyon da yapacak, ekip içi iletişim de kuracak, Basecamp’den atılan görseli (yetkili kişi OK dedi ise) alıp marka gruplarına da atacak ve bu böyle devam edecek… Bu durumun hayata geçmesine bence gerçekten 3-4 yıl var, daha fazla değil!
Reklam veren tarafındaki marka yöneticisini düşünelim. Yapay zeka ajanı markanın geçmiş kampanyalarını, satış verilerini, tüketici araştırmalarını, bütçesini, yıllık pazarlama planını ve kurum içi yazışmalarını biliyorsa eğer zaten her insandan daha hızlı analiz yapacağız ve yol haritası çizeceği aşikar. Her sabah satış sonuçlarını, sosyal medya konuşmalarını, rakip hareketlerini ve kampanya performansını tarayıp marka yöneticisine önceliklendirilmiş bir gündem çıkaracak. Ajanslardan gelen işleri marka kılavuzuna, brief’e ve geçmiş geri bildirimlere göre önceden kontrol edecek; hatalı fiyatı, eski ürün görselini, hukuki riski veya stratejiyle çelişen mesajı işaretleyecek. Toplantı notlarından görev açacak, ilgili ekiplerden veri isteyecek, aylık raporun ilk taslağını hazırlayacak, kampanya bütçesindeki sapmaları gösterecek ve gerektiğinde ajansa revizyon notu gönderecek…
Kabul etmeliyiz ki standart işlerimizi bizden çok daha hızlı yapabilecek teknolojik gelişim her gün adım adım yaygınlaşıyor, daha erişilebilir oluyor. Lisans ücretleri daha düşük oluyor, daha çok kullanılıyor ve bu döngü onun gelişimini de hızlandırıyor…
Ama ben yine de şuna inanıyorum;
Bir mağaza çalışanı yalnızca ürünü kasadan geçirmez. Müşteriyi dinler, kararsızlığı çözer, güven verir ve bazen markanın bütün itibarını tek bir temas anında temsil eder.
Bir marka yöneticisi yalnızca kampanya yapmaz, veri incelemez. Hangi sorunun sorulacağını, tüketicinin hangi geriliminin önemli olduğunu ve markanın nerede konuşması gerektiğini de belirler.
Yapay zeka bu işlerin bazı parçalarını hızla devralabilir. Fakat işin tamamını, bağlamıyla ve sorumluluğuyla devralmak başka bir konu. İşte ona daha çok uzun yıllar var…
Bu nedenle doğru soru: “Mesleğim ortadan kalkacak mı?” değil, “Mesleğimde yarattığım değerin ne kadarı artık makine tarafından daha hızlı ve daha ucuza üretilebiliyor?”
Evet, bazı işler azalacak. Bazı ekipler küçülecek. Bugün on kişinin yaptığı bazı işlerin çoğu 3 yıl sonra çok daha küçük ekipler ve yapay zeka araçlarıyla yapabiliyor olacak.
Önümüzdeki yıllarda kaybolacak işlerle, ortaya çıkacak işler aynı becerilere, aynı insanlara ve aynı coğrafyalara ait olmayacak. Bir kasiyerin işi azalırken veri analisti ihtiyacının artması, kasiyerin ertesi gün veri analisti olabileceği anlamına gelmez.
Asıl tehlike işlerin yok olması değil:
“Dönüşümün hızının, insanların dönüşebilme kabiliyetini ve hızını aşmasıdır!”
Burası gerçekten çokomelli!
Yapay zeka insanı değil, ortalamayı ucuzlatıyor. Yani ortalama bir iş üretiyorsanız, işe insani bir üst değer katmıyorsanız alanınızın yok olma hızı çok çok daha yüksek. Yapay zeka ajanlarının; standart, birbirine benzeyen ve kolayca tekrar edilebilen işleri çok daha hızlı ve düşük maliyetle yapabilmesine maksimum 3 yıl var gerçekten. (Ki aslında şu anda da yapıyor da, herkes alıp işine entegre edemiyor…)
Bu yazıyı bu hikayenin umutlu tarafı ile kapatmak istiyorum, sevgili okur;
PwC’nin yaklaşık bir milyar iş ilanını inceleyen bir araştırmasına göre, yapay zeka becerisi isteyen işlerde ortalama %56 ücret primi bulunuyor. Aynı zamanda bu işlerde ihtiyaç duyulan beceriler çok daha hızlı değişiyor.
Buradaki mesaj tabii ki “yapay zeka kullanan herkes zengin olacak” değil!
Asıl mesaj şu: Yapay zekayı kendi uzmanlığıyla birleştirebilen insanlar çok daha değerli hale geliyor.
Bugün herkes saniyeler içinde bir metin yazdırabilir.
Ama hangi metnin gerçekten doğru olduğunu anlamak hala çok zor.
Herkes etkileyici bir görsel üretebilir.
Ama hangi görselin markaya ait olabileceğine karar bilmek hala kritik!
Herkes yüz sayfalık bir raporu özetleyebilir.
Ama o özetin içindeki yanlış bilgiyi fark etmek hala ciddi bir uzmanlık gerektiriyor.
Yapay zeka üretimi bollaştırıyor. Bollaşan her şey gibi ortalama içerik, ortalama fikir ve ortalama analiz de ucuzluyor.
Değer artık daha çok şu alanlarda birikecek:
Doğru soruyu sormakta, seçmekte, elemekte, yorumlamakta, bağ kurmakta ve karar vermekte.
Kısacası yapay zeka insanı ucuzlatmıyor.
Ortalamayı ucuzlatıyor!
Naçizane tavsiyem: Ortalama olmayın, en iyisi olmaya bakın!
