Doğukan Köroğlu: "Token'ın bir milyondan fazla cihaz satışının arkasında, işletmelerin ihtiyaçlarını doğru anlamak var’’
Skip to content Skip to footer

Doğukan Köroğlu: “Token’ın bir milyondan fazla cihaz satışının arkasında, işletmelerin ihtiyaçlarını doğru anlamak var’’

Token Finansal Teknolojiler Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Doğukan Köroğlu, Beko X30 TR’nin yakaladığı başarıyı, bu yıl pazara sunulacak Token T1 Pro’yu, ödeme sistemlerinde entegrasyonun önemini ve işletmelere katma değer sağlayan dijital servis ekosistemini Perakende.org’a anlattı.

Token, ÖKC (Ödeme Kaydedici Cihaz) pazarında uzun yıllardır güçlü bir oyuncu. Özellikle Beko X30 TR Yazar Kasa POS ile yakaladığınız satış başarısını neye bağlıyorsunuz? Bu başarıyı getiren temel faktörler neler oldu?

Token Finansal Teknolojiler olarak, bu yıl 100. yaşını kutlayan Koç Topluluğu’nun köklü vizyonuyla ödeme sistemleri ve ÖKC pazarında uzun yıllardır güçlü bir oyuncu olarak yer alıyoruz. Beko X30 TR ile yakaladığımız satış başarısının temelinde ise üç önemli konu var; Kullanıcı ihtiyaçlarını doğru anlamak, pazarı ve rekabeti iyi analiz etmek ve doğru ürün konumlandırma stratejisini oluşturmak.

Sahada işletmelerin gerçekten neye ihtiyaç duyduğunu çok yakından takip ediyoruz ve bugüne kadar 1 milyondan fazla cihaz satışı gerçekleştirdik. Bunun yanında rekabeti de doğru okuyup ürünü pazarda doğru noktaya konumlandırmanın çok kritik olduğuna inanıyoruz. Beko X30 TR’de de bu dengeyi doğru kurduğumuzu düşünüyoruz.

İşletmeler tarafından yaygın olarak tercih edilen Beko X30 TR yazar kasa POS’u geliştirirken önceliğimiz, işletmelerin operasyonlarını hızlandıran ve günlük iş akışını kolaylaştıran bir deneyim sunmaktı. Beko X30 TR, geniş dokunmatik ekranı, WiFi bağlantısı, hızlı termal yazıcısı ve kullanıcı dostu arayüzüyle bu ihtiyaca güçlü bir şekilde yanıt veriyor. Raporların doğrudan cihaz ekranından görüntülenebilmesi gibi kullanıcı deneyimini iyileştiren özelliklerinin yanı sıra, sektörel ihtiyaçlara özel çözümler de sunuyor.

Özellikle yabancı turist yoğunluğu olan bölgeler için geliştirdiğimiz DövizPOS özelliği de pazarda önemli bir ihtiyaca cevap verdi. Sistem, Merkez Bankası kurlarını otomatik olarak çekebiliyor; işletmeler hem nakit hem kartla döviz tahsilatı yapabiliyor ve bu tutarlar doğrudan döviz olarak hesaplarına aktarılabiliyor.

Yakın dönemde X30 TR cihazımızda Bahşiş POS özelliğini kullanıcılarımızın hizmetine sunmayı planlıyoruz. Özellikle restoran sektörünün önemli ihtiyaçlarından birine çözüm sunan bu özellik sayesinde müşteriler, kartla gerçekleştirdikleri ödemeler sırasında bahşiş tutarını da aynı işlem üzerinden kolayca ekleyebilecek. Böylece kredi kartıyla bahşiş alınabilmesi, ödeme sürecini hem işletmeler hem de müşteriler için daha pratik ve hızlı hale getirecek. Önümüzdeki dönemde bu özelliği destekleyen banka sayısını artırarak kullanım alanını daha geniş bir ekosisteme yaymayı hedefliyoruz.

Güçlü satış sonrası hizmet yapımız, yaygın servis ağımız, ticari yazılımlarla yüzde yüz uyumlu çalışan entegrasyon altyapımız ve güvenli teknoloji altyapımız bize başarı getirdi. Türkiye’nin en büyük TSM merkezlerinden birine sahip olmamız da kesintisiz ve sorunsuz hizmet anlamında işletmelere ciddi bir güvence sağladı.

Tüm bunları bir araya getirdiğinizde, işletmelerin hayatını gerçekten kolaylaştıran, güven veren ve verimlilik sağlayan bir çözüm ortaya çıkıyor. Satış başarısının temelinde de aslında bu bütünsel yaklaşımın olduğunu düşünüyoruz.

Bu yıl lansmanını yapmaya hazırlandığınız Token T1 Pro, mevcut ÖKC çözümlerinden nasıl ayrışıyor? Perakende tarafında nasıl bir ihtiyaca cevap veriyor?

Bugün işletmeler sadece ödeme alan bir cihaz istemiyor. Daha hızlı çalışan, kullanımı kolay, farklı sistemlerle rahat entegre olabilen ve günlük operasyonlarını gerçekten kolaylaştıran bir deneyim bekliyorlar.

T1 Pro’yu mevcut ÖKC çözümlerinden ayıran en önemli nokta da burada ortaya çıkıyor. Bir tarafta güçlü bir donanım altyapısı var; yüksek performanslı işlemcisi, geniş ekranı, hızlı işlem kabiliyeti ve modern tasarımıyla çok daha akıcı bir kullanım deneyimi sunuyor. Özellikle yoğun operasyon yaşayan perakende noktalarında hız ve kullanım kolaylığı gerçekten kritik hale geliyor.

Diğer tarafta ise tokenOS deneyimi var. tokenOS’u bir arayüz katmanı gibi düşünebiliriz. Cihazın kullanımını daha sade, daha hızlı ve daha kişiselleştirilebilir hale getiriyor. İşletmeler ihtiyaç duydukları uygulamalara ve fonksiyonlara çok daha rahat erişebiliyor. Klasik yazarkasa POS deneyiminin ötesine geçen, daha modern bir kullanım yaklaşımı sunuyoruz. Cihazı, işletmenin arkasında sessizce ve kesintisiz çalışan görünmez bir finansal altyapı parçası olarak konumlandırıyoruz. Böylece perakendeciler, teknik detaylarla boğuşmak zorunda kalmadan, işlerini büyütmeye odaklanabilecekleri sade, hızlı ve ölçeklenebilir bir ödeme deneyimine kavuşuyor.

Farklı yazılım ve satış sistemleriyle entegrasyon, perakende tarafında en kritik konulardan biri. Token’ın geliştirdiği entegrasyon altyapısı iş ortaklarına nasıl bir kolaylık sağlıyor?

Bugün perakende sektöründe en kritik konulardan biri, kullanılan tüm sistemlerin birbiriyle sorunsuz şekilde çalışabilmesi. Çünkü işletmeler regülasyonlar nedeniyle sadece bir ödeme cihazı satın almıyor; kullandıkları satış yazılımının, ödeme altyapısının ve operasyonel süreçlerin tek bir ekosistem gibi çalışmasını bekliyor.

Biz de Token olarak entegrasyon tarafına tam bu bakış açısıyla yaklaşıyoruz. Geliştirdiğimiz Token Entegrasyon altyapısı sayesinde cihazlarımız; eczane, restoran ve farklı perakende dikeylerinde kullanılan satış yazılımlarıyla hızlı ve sorunsuz şekilde entegre olabiliyor. Bu da işletmeler için operasyonel yükün azalması, hata oranının düşmesi ve süreçlerin daha verimli yönetilmesi anlamına geliyor.

Burada bizim en güçlü yanlarımızdan biri de regülasyon tarafındaki deneyimimiz. Finansal teknolojiler sektöründe mevzuatlar çok hızlı değişiyor ve işletmelerin bu değişimlere uyum sağlaması ciddi bir operasyon gerektiriyor. Token olarak uzun yıllardır ödeme sistemleri ve regülasyon odaklı teknolojiler geliştiren bir şirketiz. Bu nedenle yeni düzenlemeleri çok yakından takip ediyor, ihtiyaçlara hızlı adapte olabiliyor ve buna uygun çözümleri kısa sürede geliştirebiliyoruz.

İş ortaklarımız için bu gerçekten önemli bir avantaj sağlıyor. Çünkü onlar teknik ya da regülasyonel süreçlerle ayrı ayrı uğraşmak yerine, güncel mevzuata uyumlu, güvenli ve sürdürülebilir bir altyapıyla çalışmalarını sürdürebiliyorlar. Bizim hedefimiz, teknolojiyi işletmeler için karmaşık hale getirmek değil; sade ama güçlü bir şekilde çalışan bir yapıya dönüştürmek.

Az önce değindiğiniz gibi Token’ın sunduğu çözümler sadece cihazla sınırlı değil; katma değerli servislerle daha geniş bir ekosistem sunuyor. Bu servislerden kısaca bahsedebilir misiniz, bu servisler işletmelere nasıl bir değer yaratıyor ve cihaz tarafını nasıl tamamlıyor?

Token Entegrasyon çözümümüz dışında cihazlarımıza entegre çalışarak işletmeleri regülasyona hazırlayan veya operayonlarını kolaylaştıran farklı çözümlerimiz var.

Örneğin Token e-Belge ile işletmelerin mali süreçlerini dijitalleştiriyoruz. Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yetkilendirilmiş e-Belge özel entegratör firmalarından biriyiz. Özellikle bu yıl içinde yeni VUK düzenlemelerinin gündemde olduğu bir dönemdeyiz. Regülasyonların çok hızlı değiştiği bir alanda, mevzuata uyumlu altyapılar sunabilmek işletmeler için ciddi bir avantaj yaratıyor. Token olarak bizim en güçlü yanlarımızdan biri de burada; regülasyonları çok yakından takip edip buna uygun çözümleri hızlı şekilde geliştirebiliyor olmamız.

Token Sign ile güvenli dijital onay ve e-imza süreçlerine yönelik çözümler sunuyoruz. Özellikle hız, güvenlik ve operasyonel kolaylık açısından şirketlerin iş süreçlerini destekleyen bir yapıdan bahsediyoruz. Token Sign ile elektrikli şarj işlemlerine ait tüm veriler, mevzuata uygun ve güvenli bir ortamda Gelir İdaresi Başkanlığına iletiliyor.

Bir diğer önemli alan ise e-ticaret tarafı. TokenX platformumuz sayesinde işletmeler; fiziksel mağaza, online satış ve mobil satış kanallarını daha entegre şekilde yönetebiliyor. Yani ödeme tarafıyla ticaret altyapısı arasında daha bütünsel bir yapı kuruyoruz. Şu anda Divan Pastaneleri’nin web sitesinde de bu altyapıyı aktif olarak kullanıyoruz.

Aslında tüm bu servisler ödeme kaydedici cihazlarımızı tamamlayan unsurlar. Çünkü bugün işletmeler sadece iyi çalışan bir donanım değil; kendileriyle birlikte büyüyebilecek, entegre çalışabilecek ve operasyonlarını kolaylaştırabilecek bir teknoloji ekosistemi arıyor. Biz de Token olarak tam bu ihtiyaca odaklanıyoruz.