Onlayer ve Bulutistan'dan Üçüncü Parti Risk Yönetiminde Yeni Dönem
Skip to content Skip to footer

Onlayer ve Bulutistan’dan Üçüncü Parti Risk Yönetiminde Yeni Dönem

Türkiye’nin önde gelen bulut hizmet sağlayıcılarından Bulutistan ile bugün 20 ülkede 200’ü aşkın kuruma üçüncü parti risk yönetimi ve uyumluluk çözümleri sunan Onlayer, iş dünyası için önemli bir iş birliğine imza attı. Kurumların üçüncü parti risk yönetimi süreçlerini uçtan uca dijitalleştirmek amacıyla yapılan anlaşma ile Onlayer’ın yapay zekâ destekli risk yönetimi ve uyumluluk platformu, Bulutistan’ın güvenli, yüksek erişilebilirlik ve ölçeklenebilirlik sunan kurumsal bulut altyapısıyla buluştu. Böylece bankalar, ödeme kuruluşları, kamu kurumları ve özel sektör; tedarikçiler, iş ortakları ve hizmet sağlayıcılarından oluşan geniş ekosistemlerindeki finansal, operasyonel, siber ve uyumluluk risklerini tek platform üzerinden gerçek zamanlı yönetebilecek. 

Kurumların dijital ekosistemleri büyürken, çalıştıkları tedarikçi ve iş ortaklarının sayısı da her geçen gün artıyor. Bu durum, üçüncü parti risk yönetimini yalnızca regülasyonlara uyum sağlamak amacıyla yürütülen operasyonel bir süreç olmaktan çıkararak kurumsal güvenin, operasyonel dayanıklılığın ve sürdürülebilir büyümenin temel unsurlarından biri haline getiriyor. Onlayer ile Bulutistan arasında hayata geçirilen iş birliği de Onlayer’ın yapay zekâ destekli risk yönetimi ve uyumluluk teknolojilerini Bulutistan’ın güvenli, yüksek erişilebilirlik sunan kurumsal bulut altyapısıyla buluşturarak kurumların değişen bu ihtiyacına yanıt veriyor. Anlaşma ile şirketlerin üçüncü parti risk yönetimi, dönemsel kontrollerden çıkarılıp gerçek zamanlı, sürekli çalışan ve uçtan uca dijital bir yapıya dönüşecek.

Yapılan anlaşma ile kurumlar; finansal, operasyonel, siber güvenlik ve uyumluluk risklerini tek platform üzerinden sürekli izleyebilecek, analiz edebilecek ve yönetebilecek. Böylece riskler daha erken tespit edilirken, kurumlar daha hızlı ve daha isabetli karar alabilecek, regülasyonlara uyum süreçlerini güçlendirirken operasyonel dayanıklılıklarını da artırabilecek.

Gerçek zamanlı, yapay zekâ destekli ve uçtan uca dijital risk yönetimi

Bulutistan ve Onlayer iş birliğini benzerlerinden ayıran en önemli unsur ise; yapay zekâ destekli risk yönetimi ve uyumluluk teknolojileri ile kurumsal bulut altyapısını tek bir çözüm altında buluşturması. Yapay zekâ ve dijital dönüşüm ekosistemini stratejik iş birlikleriyle hız kesmeden büyüten Bulutistan’ın güvenli, yüksek erişilebilirlik ve ölçeklenebilirlik sunan bulut altyapısı sayesinde kurumlar yalnızca üçüncü parti risklerini izlemekle kalmayacak, aynı zamanda bu süreçleri güvenli, yüksek erişilebilir ve ölçeklenebilir bir altyapı üzerinde yönetebilecek. Böylece risk yönetimi, operasyonel bir fonksiyon olmanın ötesine geçerek kurumların dijital dönüşüm stratejisinin ayrılmaz bir parçası haline gelecek.

Risk Yönetimi, Dijital Dönüşümün Ayrılmaz Bir Parçası Oluyor

Bulutistan’ın Ekosistem & AI Odaklı Büyümeden Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Erden Altun yeni bir dönemi başlatacak iş birliği ile ilgili şu değerlendirmede bulundu. “Bulutistan olarak yalnızca güvenli bulut altyapısı sunmuyor, kurumların yapay zekâ ve dijital dönüşüm yolculuklarını hızlandıracak güçlü bir teknoloji ekosistemi ile şirketlere çözüm sunuyoruz. Ekosistemimize dahil olan Onlayer ile yaptığımız anlaşma ile yapay zekâ destekli risk yönetimi teknolojilerini güvenli ve ölçeklenebilir bulut altyapısıyla buluşturarak kurumların üçüncü parti risklerini daha etkin yönetmelerini sağlıyoruz” dedi.

Üçüncü Parti Risk Yönetiminde Yeni Bir Dönem Başlıyor

Kurumların birlikte çalıştığı üçüncü taraf sayısı her geçen gün artarken, bu yapıdan kaynaklanan risklerin de daha karmaşık hale geldiğine dikkat çeken Onlayer Kurucu Ortağı ve CEO’su Kıvanç Harputlu konunun önemini şu sözler ile aktardı: “Artık dönemsel kontrollerle ilerlemek yeterli değil. Gerçek zamanlı çalışan, yapay zekâ destekli ve sürekli izleme sağlayan sistemler yeni standart haline geliyor. Bulutistan ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği sayesinde kurumlar, tedarikçi ve iş ortaklarından kaynaklanan riskleri farklı sistemlerde ve manuel süreçlerle takip etmek yerine tek platform üzerinden sürekli izleyebilecek. Bu da risklerin daha erken tespit edilmesini, uyumluluk süreçlerinin kolaylaşmasını ve daha hızlı karar alınmasını sağlayacak.”