Kokuyu yalnızca güzel bir koku değil; kişiliği, duyguları ve hatıraları görünmez bir zarafetle ifade eden kişisel bir imza olarak yorumlayan Auran Kozmetik, yeni koleksiyonunu Kapadokya’nın büyüleyici coğrafyasında, sanat ve zanaatin yüzyıllara uzanan mirasıyla buluşturdu. Avanos’un kalbinde yer alan Güray Müze’de gerçekleşen özel davet; kokuyu, sanatı, tarihi ve kişiselleştirilmiş deneyimleri rafine bir atmosferde bir araya getirdi. Güray Müze’nin mağara dokusunda gerçekleşen gecede, Bekir Kantarcı’nın Osmanlı’dan günümüze uzanan özel tarihî şişe koleksiyonu sergilenirken profesyonel parfümörler eşliğinde düzenlenen workshop’ta katılımcılar farklı akorları keşfederek kendi imza kokularını tasarladı.
Auran Kozmetik’in “Kokudan Daha Fazlası” yaklaşımından yola çıkılarak Seluz desteğiyle hazırlanan özel buluşma, Kapadokya’nın yüzyıllara uzanan kültürel mirasını parfümeri sanatının yaratıcı dünyasıyla buluşturdu. Güray Müze’nin mağara dokusunda gerçekleşen gecede konuklar, önce kokunun geçmişten günümüze uzanan yolculuğunu keşfetti, ardından modern parfümerinin yaratım sürecini deneyimledi.
Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Auran Kozmetik Satış ve Pazarlama Direktörü Celal Güven: “İnsan, binlerce yıldır kokuyla bir şey anlatmak istiyor; bazen kendini, bazen bir yeri, bazen de unutmak istemediği bir anıyı. Biz de Auran’da ‘Kokudan Daha Fazlası’ yaklaşımıyla kokuyu yalnızca güzel kokmanın ötesinde, duygulara ve hatıralara dokunan kişisel bir deneyim olarak ele alıyoruz” dedi.
Ardından etkinliğin hoş geldin konuşmasını yapan Auran Kozmetik Kurucusu ve Genel Müdürü Abdullah Karataş, kokunun marka için yalnızca bir kozmetik ürünü değil, anılarla ve kişisel hikâyelerle bağ kuran güçlü bir ifade biçimi olduğunu söyledi.
Karataş, “Bizim için koku hiçbir zaman yalnızca güzel kokmakla sınırlı olmadı. Bir koku, yıllar önce yaşadığımız bir anı ya da hayatımızdaki özel bir dönemi birkaç saniye içinde yeniden hatırlatabiliyor. Auran’ı kurarken de insanların yalnızca kullandıkları değil, kendilerinden bir parça buldukları kokular ve deneyimler yaratmak istedik. Bu nedenle Kapadokya’nın tarihi ve kültürel dokusunu, Seluz’un parfümeri alanındaki uzmanlığıyla bir araya getirmek bizim için çok anlamlıydı. Bekir Kantarcı’nın özel tarihî şişe koleksiyonuyla kokunun Anadolu ve Osmanlı’dan günümüze uzanan yolculuğunu keşfederken, profesyonel parfümörlerle gerçekleştirdiğimiz workshop sayesinde konuklarımız kendi hikâyelerini anlatan kokular tasarladı. ‘Kokudan Daha Fazlası’ vizyonumuzla, insanların hayatındaki özel anlara eşlik eden ve yıllar sonra bile tek bir kokuyla hatırlanabilecek deneyimler yaratmak istiyoruz” dedi.
KOKUNUN YÜZYILLARA UZANAN HİKÂYESİ GÜRAY MÜZE’YE TAŞINDI
Etkinlik kapsamında Güray Müze’nin seramik koleksiyonunun yerini, Bekir Kantarcı’nın özel tarihî şişe koleksiyonu aldı. Farklı dönemlere ait parfüm ve kolonya şişelerinin bir araya getirildiği seçki, koku kültürünün yüzyıllar içerisindeki dönüşümünü gözler önüne serdi.
Ahmet Faruki Paşa’nın Osmanlı’nın ilk kozmetik üretimleri arasında yer alan Hasan Kolonyası’ndan geleneksel gülabdanlara, tarihî parfüm ve kolonya şişelerinden farklı dönemlerin koku kültürünü yansıtan objelere uzanan koleksiyon, davetlileri geçmişten günümüze uzanan bir yolculuğa çıkardı. Tarihî şişelerin yalnızca kokuyu muhafaza eden objeler olmadığı; ait oldukları dönemin estetik anlayışını, yaşam biçimini, zarafet algısını ve toplumsal ritüellerini de yansıttığı anlatıldı.
Kokunun tarih boyunca kişisel bakımın ötesinde statüyü, aidiyeti, misafirperverliği ve kişisel ifadeyi temsil eden güçlü bir sembol olarak kullanılması da sunumun dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı.
AURAN KOZMETİK VE SELUZ DESTEĞİ İLE DAVETLİLER KENDİ İMZA KOKULARINI TASARLADI
Gecenin ikinci bölümünde ise tarih yerini modern parfümerinin yaratıcı dünyasına bıraktı. Auran Kozmetik ve Seluz iş birliğiyle gerçekleştirilen özel parfüm workshop’u, katılımcılara bir kokunun fikir aşamasından kompozisyona uzanan yaratım sürecini deneyimleme fırsatı sundu.
Profesyonel parfümörler, tarihî şişelerle çevrili mağara atmosferinde katılımcılara rehberlik ederek farklı koku ailelerini, notaları ve bir parfümün karakterini oluşturan akorları anlattı. Davetliler, parfümerinin temel yapı taşlarını keşfederken kendi zevklerini ve kişisel stillerini yansıtan kokuları oluşturdu.
Tarihî parfüm ve kolonya şişeleriyle çevrili bir mağaranın içerisinde gerçekleşen workshop, geçmiş ile modern parfümeriyi aynı deneyim çatısı altında buluşturdu.
