Skip to content Skip to footer

Buzdolabında gıdaları yerleştirmek için zorlananlara Arçelik’ten doğru yerleşim rehberi

Türkiye’nin lider ev teknolojileri markası Arçelik, sınırlı mutfak alanlarında daha fazla saklama kapasitesi sunan yenilikçi MaxiFit buzdolabı ile düzenlediği etkinlikte, tüketicilerin günlük hayatta zaman zaman gıdaları yerleştirmekte zorlandığı buzdolabının kullanımına dikkat çekti. Arçelik, etkinlikte doğru yerleşim, bilinçli saklama ve verimli alan kullanımı üzerine paylaştığı pratik önerilerle, hem gıdaların daha uzun süre taze kalmasını hem de enerji verimliliğinin artırılmasını hedefliyor.

70 yıldır “Teknolojiyle Hayatın Kalbinde” yer alan Arçelik, modern yaşamın ihtiyaçlarına yenilikçi çözümlerle yanıt verirken, buzdolabı kullanım alışkanlıklarını da yeniden düşünmeye davet ediyor. Bu kapsamda geliştirilen MaxiFit buzdolapları, yalnızca geniş iç hacimleriyle değil, alanın en verimli şekilde kullanılmasını mümkün kılan tasarımlarıyla da öne çıkıyor. Sadece 0,3 cm yan boşlukla 80 cm’lik kabinlere tam oturabilen fit yapısı sayesinde MaxiFit, mutfaklara estetik bir uyum sağlıyor. Kenar boşluklarına ihtiyaç duymadan etkili soğutma sunan yenilenen sistemi ise işlevselliği artırıyor. Bu yaklaşımı eğlenceli bir deneyime dönüştüren Arçelik, MasterChef yarışmacıları Ayyüce Kamit ve Ali Can Sabunsoy’un katılımıyla “Buzdolabı Yerleştirme Challenge” adlı özel bir yarışma düzenledi. Yarışmada, hazırlanan gıda ürünleri verilen süre içinde en doğru ve verimli şekilde MaxiFit buzdolabına yerleştirilmeye çalışıldı. Arçelik Ar-Ge ekibinden oluşan jürinin değerlendirmesiyle gerçekleşen bu keyifli yarışma, Arçelik’in sosyal medya hesaplarında da paylaşıldı. Ayrıca Arçelik etkinlik kapsamında düzenlediği kampanya ile tüketicilere MaxiFit buzdolaplarında Ocak ayı boyunca 5.800 TL’ye varan indirim imkanı sunacağını duyurdu.

Etkinlik yalnızca eğlenceli bir rekabet sunmakla kalmadı; doğru buzdolabı kullanımının, gıda güvenliği ve sürdürülebilirlik açısından taşıdığı önemi de bir kez daha hatırlattı. Artan dünya nüfusu, sınırlı tarım alanları, iklim krizi ve gıdaya erişimde yaşanan zorluklar, gıdanın korunmasını ve verimli kullanımını her zamankinden daha kritik hale getiriyor. Bugün dünyada üretilen gıdanın önemli bir bölümü, tüketilmeden önce israf ediliyor. Bu durum ekonomik kayıpların yanı sıra su, enerji ve emeğin de boşa harcanmasına yol açıyor. Yeni yıl ise daha bilinçli alışkanlıklar geliştirmek için güçlü bir fırsat sunuyor. Evlerde atılacak küçük ama doğru adımlar hem hane bütçesine katkı sağlıyor hem de gıda israfıyla mücadelede somut bir fark yaratıyor. Özellikle yılbaşı döneminde artan alışverişler, kalabalık sofralar ve bu sofralardan kalan yemekler düşünüldüğünde, buzdolabının doğru kullanımı daha da önem kazanıyor.

Geniş iç hacmi, 551 litrelik toplam kapasitesi, sessiz çalışma özelliği ve enerji tasarrufuna odaklanan teknolojileriyle dikkat çeken MaxiFit buzdolapları; daha uzun süren tazelik için VitaminZone, sessizlik ve verimlilik için ProSmart Inverter Motor ve yapay zekâ destekli AI özelliği ile %20’ye varan ek enerji tasarrufu sağlıyor. Özel algoritması, kullanım alışkanlıkları ve çevresel koşulları analiz ederek fanların ve kompresörlerin çalışmasını ayarlıyor. Bu sayede enerji verimliliği optimize ediliyor. Bu akıllı sistemler, bilinçli kullanım alışkanlıklarıyla birleştiğinde mutfaklarda sürdürülebilir bir dönüşümün kapısını aralıyor.

Arçelik Ar-Ge uzmanlarının önerileri şöyle sıralanıyor:

Alışverişten önce buzdolabını hazırlayın

Son kullanma tarihi geçmiş ürünleri ayıklamak ve gereksiz kapları çıkarmak, yeni alınacak gıdalar için alan yaratır. Ferah bir iç hacim, soğuk hava dolaşımını iyileştirerek gıdaların daha uzun süre taze kalmasına yardımcı olur.

İdeal sıcaklık ayarını koruyun

Buzdolabını +4 °C, dondurucuyu ise –18 °C seviyesinde tutmak bakteriyel çoğalmayı yavaşlatır. Gereksiz yere daha düşük sıcaklık ayarları yapmak gıdaları daha iyi korumaz; yalnızca enerji tüketimini artırır.

Aşırı doldurmaktan kaçının

Buzdolabının verimli çalışabilmesi için gıdalar arasında hava geçişine izin verecek boşluklar bırakılmalıdır. Toplam hacmin en fazla dörtte üçü doldurulmalı; aşırı yüklemeden kaçınılmalıdır.

Gıdaları bölmelere göre yerleştirin

Buzdolabında her raf ve her bölme farklı sıcaklık özelliklerine sahiptir. Üst raflar sıcaklığı daha stabil alanlardır; kavanoz ürünler, konserveler, içecekler ve pişmiş yemekler için uygundur. Alt raflar ise daha soğuktur ve süt, yoğurt, çiğ süt ve açılmış pastörize ürünler gibi hızlı bozulabilen gıdalar için tercih edilmelidir.

Sıfır Derece Bölmesi (Chiller) ve özel çekmeceleri doğru kullanın

0 °C’ye yakın sıcaklık sağlayan sıfır derece bölmesi (chiller) veya kahvaltılık çekmeceler; şarküteri ürünleri, peynir, tereyağı ve kısa sürede tüketilecek et ve balık ürünleri için idealdir. Kıyma ve parça et gibi ürünlerin bu alanlarda 1–2 gün içinde tüketilmesi önerilir.

Sebze ve meyveleri uygun koşullarda saklayın

Sebze ve meyveler, nem dengesi sağlanan sebzelik çekmecelerinde saklanmalıdır. Ürünlerin paketsiz, yüzeyi ıslak olmadan ve mümkünse ön soğutma yapıldıktan sonra yerleştirilmesi terleme ve çürüme riskini azaltır. Olgunlaşmaya devam eden ve etmeyen ürünlerin ayrı tutulması, raf ömrünü uzatır. Hassas meyveler ezilme riskine karşı alt raflarda muhafaza edilebilir.

Kapı raflarını bilinçli kullanın

Buzdolabı kapağı, sıcaklık değişiminin en yoğun olduğu bölgedir. Bu alan ketçap, mayonez, turşu, reçel ve içecekler için uygundur. Et ürünleri gibi hassas gıdaların kapı raflarında saklanması önerilmez.

Çiğ ve pişmiş gıdaları ayırın

Çiğ et, tavuk ve balık ürünleri; pişmiş yemeklerden, sebze ve meyvelerden ayrı raflarda ve sızdırmaz kaplarda saklanmalıdır. Alt rafların tercih edilmesi, olası sızıntılara karşı çapraz bulaşma riskini azaltır.

Doğru saklama kaplarını tercih edin

Cam ve hava geçirmez saklama kapları koku transferini önler, gıdanın lezzetini ve güvenliğini korur. Dondurucuya konulacak ürünlerde, dondurmaya uygun ve hava almayacak kapların tercih edilmesi hem karlanmayı hem de koku oluşumunu engeller.

Dondurucu bölmesini dengeli yönetin

Dondurucu; et, balık, sebze, meyve, ekmek, bakliyat ve hamur işleri gibi gıdaların uzun süreli saklanması için uygundur. Gıdaların dondurulmadan önce taze gıda bölümünde ön soğutulması karlanma riskini azaltır. Dondurucu ne tamamen boş ne de aşırı dolu olmalıdır. Çözdürülmüş ürünler tekrar dondurulmamalıdır.

Özel gıdalar için doğru saklama yöntemlerini uygulayın

Anne sütü, özel ambalajlarında ve çiğ etlerden ayrı raflarda muhafaza edilmeli; taze gıda bölümünde sınırlı süreyle, dondurucuda ise daha uzun süre saklanmalıdır. Mantarlar kese kâğıdında, soğan ve sarımsak ise düşük nemli koşullarda ambalajsız şekilde muhafaza edilmelidir.

Gıdaların ömrünü uzatacak alışkanlıklar edinin

Peynirlerin hava ile temasının kesilmesi, sebze ve meyvelerin üzerinde ıslaklık kalmadan saklanması ve nem kontrolünün sağlanması gıdaların raf ömrünü uzatır. Et ve balık ürünleri alışverişten sonra gecikmeden buzdolabına yerleştirilmeli; hızlı soğutma ve hızlı dondurma fonksiyonları gerektiğinde kullanılmalıdır. Ekmeklerin dondurucuda saklanması bayatlamayı geciktirir.

Enerji verimliliğini destekleyen kullanım alışkanlıkları geliştirin

Kapağı gereksiz yere açıp kapamamak ve hava akışını engelleyecek yerleşimlerden kaçınmak enerji tüketimini azaltır. Buzdolabının doğrudan güneş ışığı almayan, ısı kaynaklarından uzak bir konumda yerleştirilmesi ve çevresinde yeterli boşluk bırakılması soğutma performansını artırır. Sensörlerin ve hava kanallarının önünün kapatılmaması önemlidir.

Gürültüyü azaltın

Buzdolabının dengede durması, ayaklarının doğru ayarlanması ve kapı contalarının sağlam olması titreşim ve gürültüyü azaltır. Aşırı doldurma ve sık kapı açma alışkanlıklarının azaltılması, soğutma çevrimlerini dengeler.

Elektrik kesintilerinde doğru hareket edin

Elektrik kesintisi sırasında buzdolabı ve dondurucu kapaklarını mümkün olduğunca kapalı tutmak, iç sıcaklığın daha uzun süre korunmasını sağlar ve gıdaların bozulma riskini azaltır.

Düzeni ve hijyeni koruyun

Benzer gıdaları gruplandırmak, etiketleme ve tarih atma alışkanlığı edinmek ve rafları düzenli olarak temizlemek; hijyenik bir ortam sağlayarak gıdaların daha uzun süre güvenle saklanmasını destekler.