Sinoz Kozmetik kurucusu ve CEO’su Yasin Çörekci, sektördeki dönüşümü ve önümüzdeki döneme ilişkin beklentileri değerlendirdi.
Türk kozmetik sektörü, son yıllarda yalnızca iç pazardaki büyümesiyle değil, ihracat ve yurt dışı yatırımlarıyla da yeni bir evreye giriyor. Dijitalleşme, fason üretimden markalı üretime geçiş ve doğrudan tüketiciyle temas eden satış modelleri, sektörde dengeleri yeniden şekillendiriyor. Kozmetik sektörünün en önemli markalarından Sinoz Kozmetik’in kurucusu ve CEO’su Yasin Çörekci, sektörün mevcut görünümünü ve 2026 beklentilerini değerlendirdi.
“Küresel pazardaki konumlar yeniden tanımlandı”
Türkiye kozmetik pazarının büyüklüğünün 2025 yılının sonunda yaklaşık 3,7 milyar dolar seviyesinde olduğu açıklandı. Kişi başı kozmetik harcaması Avrupa ülkelerine kıyasla daha düşük olsa da bu durum sektör için önemli bir büyüme alanına işaret ediyor. Yerli markaların artışıyla birlikte pazarda rekabetin daha dengeli ve nitelikli bir yapıya evrilmesi bekleniyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Sinoz Kozmetik CEO’su Yasin Çörekci, “2025, sektörümüz açısından sadece büyüme rakamlarıyla değil, aynı zamanda markaların stratejik olarak nerede durduğunu ve küresel pazarda nasıl konumlandığını da yeniden tanımladığı bir süreçti. Üretim kapasitemizi artırmak, ihracat ağımızı genişletmek ve dünya kadınlarının kaliteyi deneyimlemesini sağlamak bizim için öncelikli hedeflerimiz oldu. 2026’da ise kalite odaklı ve sürdürülebilir büyümenin ön planda olduğu bir dönemin kapılarını aralayacağımıza inanıyorum. Bu hem markalarımızın uluslararası raflarda etkin bir şekilde yer almasını sağlayacak hem de Türkiye kozmetik sektörünün uzun vadeli rekabet gücünü artıracaktır.’’ ifadesinde bulundu.
“İhracatta hedef %160 büyüme”
Sinoz Kozmetik’in ihracat hacmi 2024’ten 2025’e %75 oranında büyüdü. Marka, 2026 yılı için ihracatta %160 büyüme hedefi ile ilerliyor. Aynı dönemde sektörün ihracat büyüklüğü, Ocak–Haziran 2025 verilerine göre %14 seviyesinde bulunuyor. Türk kozmetik sektöründe yurt dışı yatırımlarının artmasını memnuniyetle karşıladığını belirten Çörekci, “İstikrarlı büyüme, markaların kalite ve üretim standartlarının küresel ölçekte kabul gördüğünü ortaya koyuyor ve sektörün bu alana yatırım yapma iştahını artırıyor. Sinoz olarak biz de bu motivasyonla, ihracatı sadece bir ticari faaliyet değil, Türk kozmetiğinin gücünü dünyaya anlatan bir bayrak yarışı olarak görüyoruz.
Sektör ortalamasının çok üzerinde seyreden büyüme rakamlarımız, stratejimizin doğruluğunu ve global tüketicinin markamıza olan güvenini teyit ediyor. 2026 yılı için koyduğumuz %160’lık büyüme hedefi, bizim için sadece bir rakam değil; Avrupa’dan Orta Doğu’ya, Amerika’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada Türk imzasını kalıcı kılma kararlılığımızın bir göstergesidir. Hedefimiz büyük, vizyonumuz net: Yerli sermayenin ve inovasyonun gücüyle, Sinoz’u dünya kozmetik devleri arasında vazgeçilmez bir oyuncu haline getirmek ve ülkemizin katma değerli ihracat hedeflerine en yüksek katkıyı sağlamak istiyoruz.” dedi.
“Modern teknolojiyle donattığımız tesisimiz benim için gurur kaynağı”
2025 yılında memleketi Sinop’ta önemli bir yatırıma imza atan ve SNZ Kimya fabrikasını üretime açan Çörekci, üretim kapasitesinin kademeli olarak artırılacağını ve 2026 sonunda tam kapasiteye ulaşılması hedeflediklerini belirtti. SNZ Kimya’yı oldukça önemsediğini belirten markanın kurucusu Yasin Çörekci, “Memleketim Sinop’a böyle bir tesis kazandırmak benim için sadece bir iş yatırımı değil, aynı zamanda büyük bir gurur vesilesi. Fabrikamız, bünyemizde bulunan markaların küresel yolculuğunda en büyük güç kaynağımız olacak. Modern teknolojiyle donattığımız bu tesisle birlikte, ürün kalitemizi en üst seviyede tutarken operasyonel hızımızı da artırdık. 5 milyon dolar yatırımla 2025 Mart ayında devreye aldığımız fabrikamızda 6 ay gibi kısa bir sürede 2. vardiyayı da açarak aylık 1 milyon adet ürün üretir hale getirdik. 2026 sonuna kadar üçüncü vardiyayı da açarak, hem bölge istihdamına ciddi bir katkı sağlamayı hem de ihracat talebe çok daha güçlü bir yanıt vermeyi hedefliyoruz. Grup markalarımızın büyüme projeksiyonlarına baktığımızda 2028-2029 yıllarında ilave yatırımlarla kapasitemizi daha da artırmamız gerektiğini görerek, bu noktada şimdiden fizibilite çalışmalarına başladık. Kendi üretim gücümüzle beslenen bu büyüme, markamızı global rekabette bir adım öne taşıyacaktır.” ifadesinde bulundu.
Dijitalden raflara uzanan büyüme
Sinoz’un gelecek vizyonu hakkında da bilgi veren Çörekci, kurulduğu günden bu yana e-ticaret ve dijital kanallar üzerinden büyüyen Sinoz Kozmetik’in, son dönemde stratejisini raf rekabetini de kapsayacak şekilde genişlettiğini belirtti. “Pandemi döneminde hızlanan online satışlar markanın ölçeklenmesini sağlarken, bugün gelinen noktada fiziksel kanallar ve uluslararası raflar büyümenin tamamlayıcı unsuru haline geliyor. Bu dönüşüm, markaların yalnızca satış kanallarını değil, üretim ve operasyon kabiliyetlerini de yeniden tanımlamasını zorunlu kılıyor. Dijitalde yakaladığımız ivmeyi, bugün fiziksel perakendenin dokunsal gücü ve mağaza deneyimiyle birleştiriyoruz. Sinoz için artık ‘hibrit büyüme’ dönemi başladı. Amacımız, sadece ekranlarda değil, dünyanın en prestijli kozmetik raflarında da aranan ve tercih edilen bir marka haline gelmek. Tüketicimizle bağ kurduğumuz her noktada —ister bir tık uzağında ister bir mağaza rafında— aynı kalite ve güveni sunmak en büyük önceliğimiz. Kendi üretim gücümüzden aldığımız destekle, yerelden globale uzanan bu çok kanallı yolculuğun sonunda, Türk kozmetik sektörünün dünyadaki en güçlü temsilcilerinden biri olmayı sürdüreceğiz.” diyerek sözlerini tamamladı.
