Ethem Efendi Kahvaltı Kurucusu Dilek Victoria Çiftçi: “Bizim için kahvaltı; paylaşımın, sohbetin ve misafirperverliğin aynı sofrada buluştuğu köklü bir kültür. Geleneksel Türk kahvaltısını modern yaşamın ihtiyaçlarıyla buluştururken, yerel üreticiyi destekleyen ve doğallığı merkeze alan bir anlayışla büyümeye devam ediyoruz.”
Ethem Efendi Kahvaltı’nın temelleri, Türk kahvaltı kültürünü modern misafirperverlik anlayışıyla yeniden yorumlama fikriyle atıldı. Bu fikrin çıkış noktası neydi? Markayı kurarken sizi en çok motive eden ihtiyaç veya gözleminiz ne oldu?
Ethem Efendi Kahvaltı’nın temelleri, Türk kahvaltısının sadece bir öğün değil; kültürel bir buluşma, paylaşım ve misafirperverlik deneyimi olduğuna dair gözlemimizden doğdu. İstanbul’un hızla değişen yaşam temposunda insanların kahvaltıyı ya hızlıca geçiştirdiğini ya da geleneksel sofraların ruhunu kaybettiğini fark ettik. Bizi en çok motive eden ihtiyaç, bu kültürel mirası modern misafirperverlik anlayışıyla yeniden yorumlamak ve şehir hayatının içinde yeniden değerli kılmaktı.
Bizim için kahvaltı yalnızca günün ilk öğünü değil; insanları aynı masa etrafında buluşturan, sohbeti, paylaşımı ve aile olmanın değerini yaşatan köklü bir kültürdür. Ethem Efendi Kahvaltı’nın temelleri de bu anlayışla atıldı. Geleneksel Türk kahvaltı kültürünü yaşatmaya devam edecek ve gelecek nesillere aktaracak bir marka kurmaya yönlendirdi.
Markayı kurarken amacımız, sofraya gelen her tabağın bir hikâye anlatmasıydı: kendi zeytinliklerimizden gelen zeytinyağı, Anadolu’nun yerel üreticilerinden temin edilen ürünler ve ‘doya doya kahvaltı’ anlayışıyla misafirlerimize sadece lezzet değil, aynı zamanda bir aidiyet duygusu sunmak. Bugün Ethem Efendi Kahvaltı, bu gözlemin ve ihtiyacın somut bir karşılığı olarak, hem yerel hem de uluslararası misafirler için Türk kahvaltısını kültürel bir deneyim haline getirmeyi sürdürüyor.
Türk kahvaltısını yalnızca bir öğün değil, kültürel bir deneyim olarak konumlandırıyorsunuz. Ethem Efendi’yi benzer konseptlerden ayıran en önemli unsurlar neler? Misafirlerinize yaşatmak istediğiniz deneyimi nasıl tanımlarsınız?
Bizim için Türk kahvaltısı, kültürel bir deneyim, paylaşım ve misafirperverliğin en güçlü ifadesi. Ethem Efendi’yi benzer konseptlerden ayıran en önemli unsur, bu kültürü özgün hikâyelerle yeniden yorumlamamız. Kendi zeytinliklerimizden gelen zeytinyağı, in‑house ürettiğimiz reçellerimiz ve yerel üreticilerden temin ettiğimiz ürünler, soframızdaki her tabağın bir hikâye taşımasını sağlıyor.
Misafirlerimize yaşatmak istediğimiz deneyim, sadece lezzetli bir kahvaltı değil; İstanbul’un ruhunu, Anadolu’nun bereketini ve Türk misafirperverliğini aynı anda hissettiren bir yolculuk. ‘Doya doya kahvaltı’ anlayışımızla, sofrada geçirilen zamanı bir ritüele dönüştürüyoruz. Bu yaklaşım, bizi sıradan bir kahvaltı mekânı olmaktan çıkarıp, kültürel bir buluşma noktası haline getiriyor
Bunun yanı sıra, rezervasyonsuz hizmet modelimizle misafirlerimizin kendilerini planlı bir restorana değil, diledikleri zaman uğrayabilecekleri sıcak ve samimi bir sofraya gelmiş gibi hissetmelerini amaçlıyoruz. İstanbul’un farklı noktalarındaki şubelerimizde de aynı kaliteyi, aynı misafirperverliği ve aynı kültürel deneyimi sunmaya özen gösteriyoruz.
Yerel üreticilerle çalışmanız, kendi üretiminiz olan zeytinyağı ve ev yapımı reçelleriniz markanızın önemli değerleri arasında yer alıyor. Ürün kalitesini ve sürdürülebilir tedarik yapısını korumak adına nasıl bir yaklaşım benimsiyorsunuz?
Bizim için kalite, tedarik aşamasında başlayan bir süreçtir. Bu nedenle ürün seçiminden sofraya ulaşana kadar her aşamada titiz bir kalite anlayışı benimsiyoruz. Tedarikçilerimizi öncelikle ürünün yetiştiği veya üretildiği bölgelerde faaliyet gösteren yerel üreticiler arasından seçmeye özen gösteriyoruz. Kullandığımız ürünlerin büyük bir kısmını uzun yıllardır birlikte çalıştığımız güvenilir iş ortaklarımızdan temin ediyoruz. Kendi üretimimiz olan zeytinyağı ve ev yapımı reçellerimizin yanı sıra, sofralarımızda yer alan peynir, zeytin ve taze yeşillik gibi temel ürünleri de mümkün olduğunca doğrudan bölgesel ve butik üreticilerden tedarik ediyoruz. Böylece hem ürünlerin doğallığını ve tazeliğini güvence altına alıyor hem de yerel üreticileri destekliyoruz.

Bugün Erenköy, Bağdat Caddesi, Etiler ve Ataşehir’de hizmet veriyorsunuz. Büyüme stratejinizde yeni şubeler, farklı şehirler veya yurt dışı yatırımları nasıl bir yer tutuyor? Önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerinizden bahsedebilir misiniz?
Kısa vadede hızlı büyüme yerine mevcut yapımızı güçlendirmeye ve Ethem Efendi Kahvaltı’nın marka standartlarını koruyarak sürdürülebilir bir büyüme sağlamaya odaklanıyoruz. Orta vadede ise Ankara, Antalya ve İzmir gibi büyükşehirlerde, marka değerlerimiz ve deneyim anlayışımızla uyum sağlayacak doğru lokasyonlarda büyüme fırsatlarını değerlendiriyoruz. Bunun yanı sıra, ürünlerimizin e-ticaret kanalıyla daha geniş kitlelere ulaşması ve ürün gamımızın geliştirilmesi üzerine çalışmalarımız devam ediyor. Hedefimiz, Ethem Efendi Kahvaltı deneyimini farklı kanallar aracılığıyla daha fazla misafirimizle buluşturmak.
7 Gıda’nın üretim gücü ve operasyonel altyapısı, Ethem Efendi’nin gelişiminde nasıl bir rol oynuyor? Bu sinerji markaya kalite, verimlilik ve ölçeklenebilirlik açısından hangi avantajları sağlıyor?
7 Gıda’nın güçlü üretim, lojistik ve operasyonel altyapısı, Ethem Efendi Kahvaltı’nın büyüme yolculuğundaki en önemli güçlerden biri. Bu sinerji sayesinde ürün kalitemizi ve tedarik sürekliliğimizi güvence altına alırken, tüm şubelerimizde aynı kalite standartlarını sürdürülebilir şekilde sunabiliyoruz. Geniş üretim ve dağıtım ağı, operasyonel verimliliğimizi arttırırken büyüme süreçlerimizi de daha planlı ve kontrollü yönetmemize olanak sağlıyor. Bunun yanında, 7 Gıda’nın Ar-Ge ve ürün geliştirme konusundaki bilgi birikimi, değişen tüketici beklentilerine uygun yeni ürünler geliştirmemize ve operasyonel süreçlerimizi sürekli iyileştirmemize katkı sağlıyor. Güçlü finansal ve kurumsal altyapısı ise yeni şube yatırımları ve gelecekteki franchise yapılanmaları için bize sağlam ve ölçeklenebilir bir büyüme zemini sunuyor.
Son yıllarda tüketicilerin yeme-içme alışkanlıklarında önemli değişimler yaşanıyor. Sizce geleneksel Türk kahvaltısının geleceği nasıl şekillenecek? Ethem Efendi Kahvaltı olarak bu değişime uyum sağlamak ve sektöre yön vermek adına hangi projeler üzerinde çalışıyorsunuz?
Tüketici beklentileri değişse de insanların kaliteli, doğal ve paylaşım odaklı deneyimlere olan ilgisinin artarak devam edeceğine inanıyoruz. Bu nedenle geleneksel Türk kahvaltısının da özünü koruyarak, değişen yaşam tarzına ve beklentilere uyum sağlayan bir yapıda gelişeceğini düşünüyoruz.
Ethem Efendi Kahvaltı olarak bizim önceliğimiz, geleneksel kahvaltı kültürünü modern misafirperverlik anlayışıyla buluşturmaya devam etmek. Ürün kalitemizi, hizmet standartlarımızı ve misafir deneyimini sürekli geliştirirken; yerel üreticilerle iş birliklerimizi güçlendirmeye, operasyonel süreçlerimizi iyileştirmeye ve markamızı sürdürülebilir şekilde büyütmeye odaklanıyoruz. Amacımız, Türk kahvaltısını sadece bir öğün olmaktan öte; paylaşımı ve kültürel değerleri yaşatan bir deneyim olarak geleceğe taşımak ve bu alanda örnek gösterilen markalardan biri olmayı sürdürmek. Ethem Efendi Kahvaltı, sadece kahvaltı sunan bir marka değil; aynı zamanda yerel üretime değer katan, doğallığı sahiplenen ve sektöre yön veren bir kültür elçisi olmayı hedefliyor.
