Skip to content Skip to footer

Erol Şahin: “Kontrollü ama istikrarlı büyüme ile global marka olmayı hedefliyoruz”

The Coffee Factory Yönetim Kurulu Başkanı Erol Şahin, markanın kuruluş hikayesinden franchise yapısına, deneyim odaklı mağaza kurgusundan global büyüme hedeflerine kadar yol haritasını paylaştı.

  1. Coffee Factory nasıl ortaya çıktı? Markanın hikayesi nedir?

Coffee Factory’i, 2018 yılında her fincan kahvenin aslında bir hikaye taşıdığı fikriyle kurduk. Kahveyi yalnızca bir içecek olarak değil; deneyim, samimiyet ve topluluk hissi yaratan bir yaşam alanı olarak konumlandırmayı hedefledik. Kuruluş fikrinin temelinde, zincir kahvecilerde kaybolan sıcak ve samimi atmosfer ile butik kafelerde eksik kalan sistematik yapıyı bir araya getirme ihtiyacı yer aldı. Bu yaklaşım doğrultusunda, işine tutkuyla bağlı baristaların hazırladığı kahvenin, kurumsal bir kalite ve standart içinde sunulabileceğini gösteren bir model oluşturduk. Bugün Türkiye’nin farklı şehirlerindeki şubelerimizle iyi kahveyi erişilebilir fiyatla sunmayı ve sürdürülebilir, standart kaliteyi korumayı hedefleyen bir marka olduk. Uzun vadede ise Coffee Factory’nin amacı, bu deneyim odaklı yaklaşımı global ölçekte bir markaya dönüştürmek.

  1. Türkiye genelinde 10 ilde 45+ mağazaya ulaşan bir yapı kurdunuz. Coffee Factory’nin bu büyüme -yolculuğunda sizi rakiplerinizden ayrıştıran temel stratejiler neler oldu?

The Coffee Factory olarak büyüme yaklaşımımızın merkezinde her zaman “doğru büyüme” kavramı yer alıyor. Bugün 10 ilde 45’in üzerinde mağazaya ve 300’ün üzerinde çalışana ulaşmış bir yapı kurduk; ancak bu ölçeğe ulaşırken önceliğimiz hiçbir zaman yalnızca mağaza sayısını artırmak olmadı. Bunun yanı sıra sürdürülebilir ve sağlıklı bir yapı kurmayı önceliklendiriyoruz. Bu doğrultuda her lokasyonda var olmak yerine, belirlediğimiz kriterlere uygun, potansiyeli güçlü ve uzun vadede değer yaratabilecek lokasyonlara odaklanıyoruz.

Kısa vadeli hızlı büyüme yerine, doğru lokasyonda kalıcı olmayı hedefliyoruz. Aynı zamanda bayilerimizin memnun olduğu, operasyonel olarak yıpranmadığı bir iş modeli inşa etmek de stratejimizin önemli bir parçası. Bu yaklaşım hem marka değerimizi korumamızı hem de istikrarlı bir şekilde ölçeklenmemizi sağladı.

  1. Mağazalarınızın büyük bölümünün franchise modeliyle ilerlemesi dikkat çekiyor. Bayilik sisteminizde sürdürülebilir başarıyı sağlamak adına yatırımcılara sunduğunuz en kritik avantajlar neler?

Franchise yapımızın temelinde güçlü bir bilgi birikimi ve sistematik bir yaklaşım bulunuyor. Gıda, restoran ve franchise dinamiklerine hakim bir ekip olarak, özellikle Avrupa’daki master franchise süreçlerinden edindiğimiz bilgiyi iş modelimize entegre ettik.

Yatırımcılarımız için en önemli referans noktası, mevcut iş ortaklarımızın memnuniyeti. İkinci ve üçüncü mağazasını açan yatırımcılarımız ve çevresine markamızı öneren iş ortaklarımız, sistemimizin sürdürülebilirliğini ortaya koyuyor.

Eğitim, operasyon ve denetim süreçlerimizi sürekli geliştirirken; merkezi pazarlama iletişimi, marka yatırımları ve deneyim odaklı aktivasyonlarla franchise yapımızı destekliyoruz. Üniversite etkinlikleri, festivaller ve gençlerle temas ettiğimiz projelerle markanın erişimini artırarak yatırımcılarımız için güçlü bir ticari zemin oluşturuyoruz.

TCF Magaza

  1. Kahve sektörü artık sadece ürün değil, deneyim odaklı bir yapıya evriliyor. Tüketici beklentilerindeki bu değişime karşı Coffee Factory olarak nasıl bir mağaza ve marka deneyimi kurguluyorsunuz?

Kahvenin artık bir ürün değil, bir yaşam tarzı alanı olduğunun farkındayız. Bu nedenle deneyimi yalnızca ürün kalitesiyle sınırlamıyor; mağaza kurgusundan dijital deneyime kadar uçtan uca ele alıyoruz. Mağaza tarafında iki farklı modelle ilerliyoruz. Tam deneyim sunan geniş oturumlu mağazalar ve hızlı tüketim odaklı kiosk yapılar. Ayrıca her lokasyonu kendi dinamiklerine göre konumlandırıyor; bazı mağazalarımızı sosyal buluşma alanı, bazılarını ise çalışma alanı olarak kurguluyoruz. Dijital tarafta ise sadakat programları, kampanyalar ve geliştirdiğimiz mobil uygulama ile müşteriyle sürekli temas halinde olan bir yapı kurduk. Hedefimiz yalnızca kahve sunmak değil; günün farklı anlarında tercih edilen bir marka olmak.

  1. Ürün portföyünüzde klasik kahve çeşitlerinin yanı sıra özel harmanlar, fonksiyonel içecekler ve sağlıklı atıştırmalıklar öne çıkıyor. Yeni nesil tüketici trendlerini yakalamak adına Ar-Ge ve ürün geliştirme tarafında nasıl bir yol haritası izliyorsunuz?

Türkiye’de kişi başı kahve tüketiminin artmasıyla birlikte klasik kahve kategorisi güçleniyor ve biz bu alandaki yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Ancak büyümeyi yalnızca klasik kategorilerle sınırlamıyoruz. Ar-Ge tarafında iki temel eksende ilerliyoruz. Birincisi, trendleri doğru okuyarak yenilikçi ürünler geliştirmek; ikincisi ise bu ürünleri kalıcı tüketim alışkanlıklarına dönüştürmek. Temiz içerikli, dengeli ve fonksiyonel ürünler bu yaklaşımın merkezinde yer alıyor. Yakın dönemde lansmanını yapacağımız Moctails serisi de bu vizyonun somut bir örneği. Bununla birlikte hem içecek hem de yiyecek kategorisinde ürün çeşitliliğini artırarak tüketici deneyimini güçlendirmeyi hedefliyoruz.

  1. Yurt dışı büyüme hedefleriniz oldukça dikkat çekici. Global pazarda hangi bölgeleri önceliklendiriyorsunuz ve Türk kahve markası olarak uluslararası rekabette nasıl bir konumlanma hedefliyorsunuz?

Globalleşme vizyonumuz doğrultusunda marka tescil süreçlerimizi 65 ülkede tamamladık. Şu anda Almanya, İngiltere, Azerbaycan ve Orta Doğu pazarı orta vadede de Amerika olmak üzere farklı pazarlarda aktif temaslarımız bulunuyor. Buradaki hedefimiz yalnızca yurt dışında mağaza açmak değil; Türk markası kimliğini koruyarak global ölçekte güçlü bir konum elde etmek. Konumlandırma tarafında ise kendimizi erişilebilir premium segmentte görüyoruz. Yani yüksek kaliteyi, sürdürülebilir operasyon modeliyle daha geniş kitlelere ulaştıran bir marka olmayı hedefliyoruz. Yerel dinamiklere adapte olabilen ancak standartlarını koruyan bir yapı ile global rekabette kalıcı bir oyuncu olmayı amaçlıyoruz.

  1. Önümüzdeki 3-5 yıllık perspektifte Coffee Factory için büyüme, yatırım ve stratejik yol haritanız nasıl şekilleniyor? Yeni mağaza hedefleriniz, yurt dışı açılım planlarınız ve olası yatırım gündemleriniz hakkında neler paylaşabilirsiniz?

Önümüzdeki dönemde odağımız kontrollü ama istikrarlı büyüme olacak. Türkiye’de 200’ün üzerinde mağazaya ulaşmayı hedeflerken, bu büyümeyi daha güçlü ve sürdürülebilir bir operasyonel altyapı ile desteklemeyi önceliklendiriyoruz.

Stratejik olarak ise iş modelimizi daha merkezi ve yönetilebilir bir yapıya dönüştürmeyi planlıyoruz. Bu doğrultuda uzun vadede franchise modelinden merkeze bağlı şubeleşmeye geçişi hedeflerken, aynı zamanda dijitalleşme yatırımlarımızı hızlandırıyoruz. Mobil uygulama, veri analitiği ve kişiselleştirilmiş müşteri deneyimi kurguları ile misafirlerimizle daha güçlü ve sürekli bir bağ kurmayı amaçlıyoruz.

Bununla birlikte global büyüme de öncelikli başlıklarımızdan biri. Önümüzdeki 5 yıl içerisinde 5 farklı ülkede aktif operasyon yürüten bir marka haline gelmeyi hedefliyoruz. Tüm bu adımları destekleyen en önemli unsurlardan biri ise ürün inovasyonu ve marka deneyimi olacak. The Coffee Factory’i yalnızca Türkiye’de değil, global ölçekte de güçlü, sürdürülebilir ve tercih edilen bir marka haline getirmek için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.