Coca-Cola Türkiye Genel Müdürü Gaye Narmanlı Sunerli, Mutfaktan Yarına Eğitim ve Destek Programı ile gastronomi sektöründeki genç kadın işletmecileri ve kadın kooperatiflerini eğitim ve hibe desteğiyle güçlendirmeyi hedeflediklerini belirtti. Program kapsamında 25 kadın işletmeci ve kooperatife toplam 4 milyon TL hibe desteği sunulurken, kadın girişimcilerin işletmelerini geliştirmelerine, yeni fırsatlar yaratmalarına ve sektörde daha güçlü bir yer edinmelerine katkı sağlanması amaçlanıyor.
Coca-Cola Türkiye olarak hayata geçirdiğiniz “Mutfaktan Yarına Eğitim ve Destek Programı”nın çıkış noktasını ve temel hedeflerini anlatabilir misiniz? Gastronomi sektöründe genç kadın işletmecileri ve kadın kooperatiflerini destekleme ihtiyacını ortaya çıkaran dinamikler neler oldu?
Yeme-içme sektörü, girişimciliği ve istihdamı destekleyen, Türkiye ekonomisine katkı sağlayan dinamik bir alan. Bu ekosistemin gelişimi, yeni fikirlerin hayata geçirilmesi ve farklı girişimcilerin sektörde kendilerine yer bulmasıyla yakından ilişkili. Kadınlar mutfaktan üretime sektörün her aşamasında önemli bir rol üstlenirken, bu birikimin girişimcilik alanında da karşılık bulması, özellikle genç kadınların kendi işlerini kurup geliştirebilmeleri için daha fazla fırsat yaratılmasını gerektiriyor.
Coca-Cola olarak Türkiye’de 62 yıldır sofralara eşlik ediyoruz. Yeme-içme sektörünün gelişimini, bu uzun soluklu yolculuğun doğal bir parçası olarak görüyor; içinde yer aldığımız ekosistemin geleceğine katkı sunmayı önemsiyoruz. Bu katkının önemli bir boyutunu da genç kadın girişimcilerin kendi işlerini kurmalarını, mevcut işletmelerini geliştirmelerini ve kalıcı başarı hikâyeleri yazmalarını desteklemek oluşturuyor. Çünkü kadınların girişimcilik alanında güçlenmesi, gastronomi sektörünün gelişimine ve Türkiye ekonomisine değer katıyor.
Bu anlayışla, 2015’te başlattığımız Kız Kardeşim Projesi’nin kadınların ekonomik hayatta güçlenmesini destekleyen yaklaşımını, Mutfaktan Yarına Eğitim ve Destek Programı ile gastronomi sektörüne taşıyoruz. Özel Sektör Gönüllüleri Derneği (ÖSGD) ve Mutfak Sanatları Akademisi (MSA) iş birliğiyle yürüttüğümüz programda, 18-30 yaş aralığındaki genç kadın işletmecilere ve kadın kooperatiflerine eğitim ve hibe desteği sunuyoruz. Temel hedefimiz, genç kadınların girişimcilik potansiyellerini hayata geçirmelerine ve gastronomi sektörünün geleceğinde daha etkin rol almalarına katkı sağlamak.
Program kapsamında Mutfak Sanatları Akademisi (MSA) iş birliğiyle ücretsiz ve sertifikalı çevrim içi eğitimler sunuluyor. Müşteri yönetiminden maliyet ve kârlılığa, menü verimliliğinden dijital görünürlüğe ve yapay zekâ destekli araçlara uzanan bu eğitimlerin, kadın girişimcilerin işletmelerini daha verimli yönetmelerine ve büyüme hedeflerine ulaşmalarına nasıl katkı sağlamasını bekliyorsunuz?
Yeme-içme sektöründeki bir işletmenin başarısı, sunduğu ürünlerin ve hizmetlerin kalitesinin yanı sıra, günlük operasyonlarını ne kadar iyi yönettiğine, maliyetleri kontrol edebilmesi ve müşterileri beklentilerini ne ölçüde karşılayabildiğine bağlı. Özellikle işini geliştirmeye çalışan genç girişimciler için bu alanlarda uygulanabilir bilgiye sahip olmak büyük avantaj sağlıyor.. Mutfak Sanatları Akademisi (MSA) iş birliğiyle hazırlanan ücretsiz ve sertifikalı çevrim içi eğitimlerde müşteri yönetimi, maliyet ve kârlılık, menü verimliliği, ekip ve operasyon yönetimi, kalite, müşteri deneyimi, dijital görünürlük ve yapay zekâ destekli araçlar gibi başlıklara odaklanıyoruz. Bu içeriklerle girişimcilerin günlük iş süreçlerinde karşılaştıkları sorunlara farklı çözümler geliştirmelerini ve değişen müşteri beklentilerine daha hızlı yanıt verebilmelerini amaçlıyoruz. Dijital araçların daha etkin kullanılması ve işletme süreçlerinin doğru yönetilmesi, girişimcilerin kendi işlerine daha stratejik bir bakışla yaklaşmalarına yardımcı olabilir. Eğitimlerin, genç kadınların karar alma becerilerini güçlendirerek işletmelerinin gelişimine daha sağlam bir zemin hazırlamasını bekliyoruz.
Programın önemli ayaklarından birini 25 kadın işletmeci ve kadın kooperatifine sağlanacak hibe desteği oluşturuyor. Eğitim ve finansal desteği bir araya getiren bu modelin, kadın girişimcilerin karşılaştığı finansmana erişim ve işletmelerini büyütme sorunlarının çözümünde nasıl bir rol üstlenmesini hedefliyorsunuz? Hibe desteğinin işletmelerde hangi alanlarda somut bir dönüşüm yaratmasını bekliyorsunuz?
Öğrenilenleri uygulamaya aktarmak için gerekli finansal kaynaklara erişim, işletmelerin büyüme potansiyelini hayata geçirebilmeleri için temel oluşturuyor. Bu nedenle, hibe desteğinin bu bilgilerin somut adımlara dönüşmesini kolaylaştıran bir etkisi bulunuyor. Program kapsamında 25 kadın işletmeci ve kadın kooperatifine yönelik toplam 4 milyon TL hibe desteğiyle, genç kadın girişimcilerin ihtiyaçları doğrultusunda yatırım yapmalarını ve büyüme planlarını destekliyoruz. Eğitim ve finansal desteği bir arada sunarak, edinilen bilgi ve becerilerin günlük iş süreçlerine yansımasını amaçlıyoruz. Böylece genç kadın girişimcilerin işletmelerini daha sağlam temeller üzerinde geliştirmelerine ve uzun vadeli hedeflerine ilerlemelerine katkı sağlamayı hedefliyoruz.
Türkiye’de gastronomi sektöründe kadın işletmeci oranının yüzde 18,2 seviyesinde olması, kadınların sektördeki temsilinin ve girişimcilik fırsatlarının geliştirilmesi gerektiğine işaret ediyor. Sizce kadın girişimcilerin sektörde daha güçlü bir yer edinmesinin önündeki temel engeller neler? “Mutfaktan Yarına” gibi programlar bu tabloyu değiştirmeye nasıl katkı sunabilir?
Kadınların girişimcilerin karşılaştığı güçlükler arasında finansmana erişim, işletme maliyetlerini yönetme, yeni müşterilere ulaşma ve dijital dünyada görünürlük kazanma gibi başlıklar öne çıkıyor. İşletmecilik becerilerini geliştirecek eğitimlere ve işlerini büyütmelerini sağlayacak desteklere erişim de bu noktada önem kazanıyor. Yeme-içme sektöründe kadın işletmeci oranının yüzde 18,2 seviyesinde olması, kadınların sektördeki varlığını ve girişimcilik fırsatlarını güçlendirmek için daha fazla adım atılması gerektiğini gösteriyor. Mutfaktan Yarına projesi ile genç kadınların bu alanlardaki ihtiyaçlarına yanıt vermeyi, girişimlerini geliştirmelerinin önündeki engelleri azaltmayı amaçlıyoruz. Eğitimler işletme yönetimi konusunda yeni beceriler kazandırırken hibe desteği de gelişim planlarının hayata geçirilmesine katkı sağlıyor. Kadınların işletmelerini büyütebildiği, yeni istihdam olanakları yaratabildiği ve karar alma süreçlerinde daha güçlü yer alabildiği bir ekosistemin gelişmesi, yeme-içme sektörünün geleceğini de pozitif yönde etkileyecektir.
Coca-Cola Türkiye, 2015 yılından bu yana Kız Kardeşim Projesi aracılığıyla Türkiye’nin 81 ilinde 500 binden fazla kadına ulaştı. “Mutfaktan Yarına” programını bu uzun soluklu yaklaşımın nasıl bir devamı olarak konumlandırıyorsunuz? Kadın girişimciliğini destekleme çalışmalarınızda özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve eğitim kurumları arasındaki iş birliğinin önemi nedir?
Genç kadınların ekonomik hayata katılımını güçlendirmek, bireysel başarıların ötesinde ailelerden yerel ekonomilere uzanan geniş bir etki yaratıyor. Bu etkiyi büyütmek için özel sektörün kaynaklarını ve deneyimini, sivil toplum kuruluşlarının saha bilgisini, eğitim kurumlarının ise uzmanlığını ortak bir amaç etrafında buluşturmak gerekiyor. Her paydaşın farklı katkı sunduğu iş birlikleri, ihtiyaçların daha doğru anlaşılmasını, çözümlerin kapsayıcı biçimde geliştirilmesini ve kazanımların uzun vadede korunmasını sağlıyor.
Kız Kardeşim Projesi ile 2015’ten bu yana Türkiye’nin 81 ilinde 500 binden fazla genç kadına ulaşarak edindiğimiz deneyim, kadınların potansiyellerini ortaya koyabilmeleri için bilgiye ve fırsatlara erişimlerinin kolaylaştırılması gerektiğini ortaya koydu. Mutfaktan Yarına’da bu yaklaşımı, ÖSGD ve MSA iş birliğiyle 18-30 yaş aralığındaki kadın girişimcilere ve kadın kooperatiflerine, uzmanlık temelli eğitim ve hibe desteği sunarak somutlaştırıyoruz. Farklı uzmanlıkları aynı amaç etrafında buluşturan bu modelin, genç kadınların işletmelerini daha sağlam temeller üzerinde geliştirmelerine ve geleceğe taşımalarına katkı sağlayacağına inanıyoruz.
Programın uzun vadeli etkilerine baktığınızda, destek alan kadın işletmecilerin ve kooperatiflerin gelecekte nasıl bir noktaya ulaşmasını hedefliyorsunuz? Kadın girişimcilerin güçlenmesinin yerel ekonomiye, istihdama ve gastronomi sektörünün sürdürülebilir büyümesine katkısını nasıl değerlendiriyorsunuz? Önümüzdeki dönemde bu alandaki çalışmalarınızda hangi hedeflere odaklanacaksınız?
Programla desteklenen genç kadın girişimcilerin ve kooperatiflerin, işlerini daha verimli yöneten, maliyetlerini kontrol edebilen, müşterilerine daha etkin ulaşan ve büyüme fırsatlarını değerlendirebilen yapılar haline gelmesini hedefliyoruz. Kadınların ekonomik bağımsızlıklarını güçlendirmeleri, kendi geleceklerini şekillendirmelerinin yanı sıra bulundukları bölgelerde ekonomik hareketliliği desteklemeleri açısından da önemli. İşletmelerin büyümesiyle birlikte yerel üreticilerle kurulan iş ilişkileri gelişebilir, tedarik zincirinde yeni fırsatlar ortaya çıkabilir ve yeme-içme sektörünün ekonomiye katkısı güçlenebilir. Bu nedenle programın etkisini, destek alan işletmelerin kendi gelişimlerinin yanı sıra çevrelerinde yaratabilecekleri değer üzerinden de ele alıyoruz.
Coca-Cola Türkiye olarak önümüzdeki dönemde de eğitim, girişimcilik ve farklı paydaşlarla kurduğumuz iş birlikleri aracılığıyla kadınların ihtiyaç duydukları bilgiye, kaynaklara ve fırsatlara erişimini desteklemeyi sürdüreceğiz. Mutfaktan Yarına projemize dahil olmak isteyen girişimci kadınlarımıza ve kooperatiflerimize https://mutfaktanyarina.com/ adresi üzerinden 20 Kasım’a kadar başvuru yapmaları gerektiğini de hatırlatmak istiyorum.
