Goldman Sachs ve JPMorgan’dan Fed İçin Faiz Artışı Beklentisi
Skip to content Skip to footer

Goldman Sachs ve JPMorgan’dan Fed İçin Faiz Artışı Beklentisi

ABD’de son dönemde açıklanan ve beklentilerin üzerinde gerçekleşen enflasyon verileri, para politikasına ilişkin beklentileri yeniden şekillendirdi. Goldman Sachs ve JPMorgan ekonomistleri, güçlü fiyat artışlarının ardından ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bu hafta gerçekleştireceği toplantıda faiz artırabileceği görüşüne yöneldi.

ABD’de tüketici ve üretici fiyatlarının ağustos ayında beklentilerin üzerinde yükselmesi, enflasyonla mücadelenin henüz tamamlanmadığına yönelik endişeleri artırdı. Buna ek olarak, Orta Doğu’da yeniden yoğunlaşan çatışmaların petrol fiyatlarını varil başına 100 doların üzerine taşıması, önümüzdeki dönemde enerji kaynaklı fiyat baskılarının güçlenebileceği beklentisini de beraberinde getirdi.

Goldman Sachs beklentisini değiştirdi

Goldman Sachs, son gelişmelerin ardından Fed’e ilişkin faiz beklentisini revize etti. Banka, daha önce Fed’in faiz oranlarını sabit tutacağını öngörürken, cuma günü yayımladığı değerlendirmede 15-16 Eylül tarihlerindeki Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısında 25 baz puanlık faiz artışı beklediğini açıkladı.

Goldman Sachs ekonomisti David Mericle, Fed’in toplantıda sürpriz bir karar alma konusunda isteksiz davranacağını belirterek, mevcut ekonomik görünümün faiz artışı ihtimalini güçlendirdiğine dikkat çekti.

JPMorgan iki faiz artışı bekliyor

JPMorgan ekonomistleri de son enflasyon verilerinin ardından daha şahin bir para politikası beklentisi ortaya koydu. Michael Feroli liderliğindeki ekonomist ekibi, mevcut koşulların Fed’in faiz artışını gündemden çıkarmasına izin vermeyecek kadar güçlü olduğunu değerlendirdi.

JPMorgan, Fed’in eylül ayında 25 baz puan faiz artırmasının yanı sıra aralık ayında da aynı ölçekte bir artış yapmasını bekliyor.

Bankanın değerlendirmesinde, yükselen tahvil getirileri ve enerji fiyatlarının yanı sıra güçlü gelen enflasyon göstergelerinin para politikası açısından önemli riskler oluşturduğu ifade edildi.

Enflasyonda yeniden hızlanma endişesi

ABD’de enflasyonun aylardır devam eden yavaşlama eğiliminin ardından yeniden direnç göstermesi, Fed’in yüzde 2’lik enflasyon hedefine ulaşma sürecinin beklenenden daha uzun sürebileceği endişesini gündeme getirdi.

Özellikle enerji fiyatlarında yaşanabilecek yeni yükselişlerin tüketici fiyatları üzerindeki baskıyı artırabileceği belirtilirken, piyasalar Fed’in önümüzdeki dönemde faiz politikasına ilişkin vereceği mesajlara odaklandı.

Fed’in para politikası toplantısını çarşamba günü tamamlaması beklenirken, faiz kararının yanı sıra Başkan Jerome Powell’ın açıklamaları ve ekonomik projeksiyonlar da yatırımcıların odağında olacak.

Piyasaların gözü Fed ve BOJ’da

Bu hafta küresel piyasalar açısından yalnızca Fed’in faiz kararı değil, Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) vereceği para politikası sinyalleri de yakından takip edilecek.

Fed’in faiz patikasına ilişkin beklentilerin değişmesiyle birlikte ABD tahvil getirileri, dolar, altın ve küresel risk iştahında yaşanabilecek hareketler de yatırımcılar açısından önem taşıyor.

Öne çıkan gelişme: Güçlü enflasyon verileri sonrasında Goldman Sachs ve JPMorgan’ın Fed için faiz artışı beklentisini güçlendirmesi, ABD para politikasında daha sıkı bir dönemin yeniden gündeme gelebileceğine işaret ediyor.