Skip to content Skip to footer

İbrahim Akyüz: “Yeşil Kimya Artık Bir Tercih Değil, Verimlilik Modeli”

Saruhan Kimya ve Temizlik Ürünleri A.Ş. Türkiye Satış Müdürü İbrahim Akyüz; Ar-Ge yatırımlarının, sürdürülebilirlik odaklı ürün geliştirme stratejisinin ve dijitalleşme hamlelerinin satış performansına doğrudan katkı sağladığını açıkladı. Konsantre ve refill sistemlerinin hem tüketici hem perakendeci tarafında güçlü karşılık bulduğunu paylaşan Akyüz, Life by Fakir markasıyla Yeşil Kimya prensiplerini performans odaklı ürünlerle birleştirerek pazarda pazar ortalamasının üzerinde büyüme yakaladıklarını vurguladı. Dijital kanalların ise artık tamamlayıcı değil, ana büyüme kaldıraçlarından biri haline geldiğini belirtti.

Saruhan Kimya son dönemde Ar-Ge, sürdürülebilirlik ve dijitalleşme odağını net biçimde güçlendirdi. Türkiye Satış Müdürü olarak bu dönüşümün sahaya ve satış performansına etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Saruhan Kimya Türkiye Satış Müdürü olarak, Ar-Ge, sürdürülebilirlik ve dijitalleşme ekseninde gerçekleştirdiğimiz dönüşümün sahada son derece somut ve pozitif bir karşılığı olduğunu görüyoruz. Bu üç temel odak noktasındaki güçlenmemiz, sahada elimizi kuvvetlendiren ve satış performansımızı doğrudan yukarı çeken bir kaldıraç görevi görüyor. 

Özellikle 2017 yılında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onayıyla kurduğumuz Ar-Ge merkezimiz SAR-GEM, bünyesinde geliştirdiğimiz patentli teknolojiler, satış ekibimizin raflarda sadece bir ürün değil, bir “katma değer” sunmasını sağlıyor. Bu teknolojik kas gücü sayesinde karlılığımızı istikrarlı bir şekilde artırırken, temizlik ve hijyen pazarının genel büyüme oranlarının çok üzerinde bir performans sergilemeyi başardık. 

Dijitalleşme ise satış stratejilerimizin merkezine yerleşerek hem operasyonel verimliliğimizi artırıyor hem de tüketiciye daha hızlı, daha doğru ve daha kişiselleştirilmiş çözümler sunmamızı sağlıyor. 

Sürdürülebilirlik vizyonumuz ise çevre bilinci artan yeni nesil tüketiciyle aramızdaki bağı güçlendirerek marka sadakatini ve dolayısıyla satış sürekliliğini beraberinde getiriyor.

Bu dönüşümün en somut çıktılarından biri de, tüketiciyle daha güçlü bir bağ kurmayı hedeflediğimiz Life by Fakir markamız oldu. Life by Fakir; Ar-Ge gücümüzü, sürdürülebilirlik yaklaşımımızı ve dijitalden beslenen tüketici içgörülerimizi bir araya getiren, yeni nesil beklentilere yanıt veren stratejik bir marka konumunda. Özellikle çevre duyarlılığı yüksek ve bilinçli tüketici segmentinde markaya olan ilginin hızla arttığını görüyoruz.

Life by Fakir Urunler

“Yeşil Kimya” kavramı giderek yaygınlaşıyor. Satış tarafında baktığınızda, tüketici ve perakendecinin gerçekten karşılık verdiği sürdürülebilirlik adımı sizce hangisi?

Satış penceresinden baktığımızda, hem tüketicinin hem de perakendecinin sürdürülebilirlik konusunda en somut ve anlamlı karşılık verdiği adımların başında konsantre formüller ve refill (yeniden dolum) sistemleri geliyor. Konsantre ürünler; daha az ambalaj kullanımı, daha düşük taşıma hacmi ve lojistikte karbon ayak izinin azalması gibi çok net çevresel ve operasyonel faydalar sağlıyor. Refill sistemleri ise plastik atık miktarını ciddi ölçüde azaltırken, kullanım kolaylığı ve maliyet avantajı sunuyor.

Tüketici tarafında baktığımızda bu iki çözümün, yalnızca “çevreci” olduğu için değil; aynı zamanda pratik, ekonomik ve uzun vadede tasarruf sağlayan çözümler olması nedeniyle tercih edildiğini görüyoruz. Plastik atığının azaltılması, su tasarrufu ve daha az ambalaj kullanımı gibi unsurlar, özellikle bilinçli ve genç tüketici segmentinde satın alma motivasyonunu doğrudan etkiliyor.

Bu yaklaşımın markaya yansıyan en net örneklerinden biri de Life by Fakir oldu. Life by Fakir markamızda, Yeşil Kimya prensiplerini ürün geliştirme aşamasından başlayarak ambalaj ve kullanım alışkanlıklarına kadar bütüncül bir şekilde ele alıyoruz. Konsantre çözümler ve daha az atık üreten sistemlerle, sürdürülebilirliği tüketici için erişilebilir ve günlük hayatın bir parçası haline getirmeyi hedefliyoruz.

Perakendeciler açısından ise konsantre ve refill sistemleri; lojistik maliyetlerin optimize edilmesi, raf ve depo verimliliğinin artması ve atık yönetiminin kolaylaşması gibi çok net ticari avantajlar sunuyor. Bu sayede perakende zincirleri, sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlarken aynı zamanda operasyonel süreçlerinde de ölçülebilir iyileşmeler elde edebiliyor.

Tüm bu nedenlerle Saruhan Kimya olarak “Yeşil Kimya”yı bir pazarlama söylemi olarak değil; çevreye duyarlı ve sahada karşılığı olan bir verimlilik modeli olarak ele alıyor, bunu hem ana markalarımızda hem de Life by Fakir gibi yeni nesil markalarımızda kararlılıkla hayata geçiriyoruz.

Ekolojik ve vegan temizlik ürünleri hâlâ fiyat hassasiyeti yüksek bir pazarda yer alıyor. Türkiye’de tüketici bu ürünleri hangi noktada tercih ediyor, hangi noktada vazgeçiyor?

Türkiye’de tüketici davranışlarını incelediğimizde, özellikle sağlık ve güvenlik unsurlarının “eko-bilinç”ten daha güçlü bir motivasyon kaynağı olduğunu net bir şekilde görüyoruz. Güncel araştırmalar, örneğin PwC 2024 Tüketicinin Sesi raporu gibi veriler, Türk tüketicisinin %79 gibi ezici bir çoğunlukla “ürün kalitesini” ilk sıraya koyduğunu, bunu %75 ile “uygun fiyatlılık” kriterinin izlediğini gösteriyor. Bu tabloyu temizlik sektörüne uyarladığımızda, ailelerin özellikle bebek ve hassas cilt odaklı ürünlerde sağlık güvencesini bir “kalite” göstergesi olarak kabul ettiğini ve maliyet hassasiyetini ikinci plana ittiğini gözlemliyoruz. Bizim Life by Fakir Baby serimizin bu denli yüksek bir sadakat grafiği yakalamasının temelinde, tüketicinin güven – temiz içerik söz konusu olduğunda taviz vermeyen bu tutumu yatıyor.

Ancak pazarın geneline baktığımızda, sürdürülebilirlik tek başına yeterli bir satın alma sebebi olamıyor. 2024 ve 2025 öngörülerini içeren sektör raporları, ekonomik konjonktür nedeniyle “paranın karşılığını alma” (value for money) anlayışının zirve yaptığını ortaya koyuyor. Tüketici, genel temizlik grubunda %100 bitkisel içerikli bir ürünü denemeye açık olsa da eğer beklediği leke çıkarma performansını veya hijyen etkisini ilk kullanımda göremezse, hızla geleneksel formüllere geri dönüyor. Bu durum, ekolojik ürünlerin önündeki en büyük “vazgeçme noktası” olarak karşımıza çıkıyor.

İşte tam bu noktada Saruhan Kimya olarak, SAR-GEM bünyesinde geliştirdiğimiz patentli teknolojilerle bu iki dünyayı birleştiriyoruz. Biz Life by Fakir ailesi ile Ar-Ge gücümüzü kullanarak temizlik beklentisini tam kapasite karşılayan, performansı analizlerle kanıtlanmış ve aynı zamanda vegan sertifikalı ürünler sunarak bu bariyeri ortadan kaldırıyoruz. Tüketiciye “doğa dostu olduğu için daha az temizler” önyargısını kırdıran, bitkisel içerikli ancak konvansiyonel ürünlerle yarışan yüksek performanslı formüller sunuyoruz. Böylece tüketicimiz hem vicdanen rahat olduğu sürdürülebilir bir tercih yapıyor hem de temizlik performansından ödün vermediği için bütçesini en verimli şekilde kullanmış oluyor. Bizim stratejimiz, ekolojik ürünleri bir “niş” alan olmaktan çıkarıp, performans ve temiz içeriğin birleştiği yeni “standart” haline getirmektir.

Saruhan Kimya hem güçlü markalarıyla hem de private label üretimiyle öne çıkıyor. Satış stratejisi açısından bu iki yapıyı birlikte yönetmek nasıl bir avantaj veya zorluk yaratıyor?

Satış stratejimiz açısından hem güçlü markalarımızla pazarda varlık göstermek hem de özel markalı (private label) üretim yapmak, bize benzersiz bir pazar hâkimiyeti ve esneklik sağlıyor. Sektörün en güçlü hammadde üreticilerinden biri olmamız; SLES, LABSA ve kule tozu gibi temel deterjan bileşenlerini kendi bünyemizde üretebilmemiz, her iki yapıyı da aynı kalite ve verimlilik standardı altında yönetmemize imkân tanıyor.

İndirim marketleri için gerçekleştirdiğimiz private label üretimler, üretim kapasitemizin etkin kullanımını sağlarken; kendi markalarımızla yürüttüğümüz inovatif çalışmalar ise kurumsal vizyonumuzu, Ar-Ge gücümüzü ve kalite anlayışımızı tüketiciyle doğrudan buluşturuyor. Bu iki yapı ilk bakışta zorluk gibi görünse de, doğru konumlandırıldığında geniş bir tüketici yelpazesine farklı fiyat ve değer önerileriyle ulaşmamızı sağlayan stratejik bir avantaja dönüşüyor.

Bunun en net göstergelerinden biri, 2025 yılında hem markalı ürünlerimizde hem de private label tarafında pazar ortalamasının üzerinde büyüme kaydetmiş olmamızdır. Özellikle markalı ürünler tarafında Life by Fakir, penetrasyonunu hızla artırarak ciro ve hacim bazında güçlü bir ivme yakaladı. Halı şampuanı kategorisinde ulaştığımız pazar liderliği, doğru fiyat-performans dengesi ve tüketici ihtiyacını net okuyan portföy stratejimizin sahadaki somut bir karşılığı oldu.

Özetle; private label tarafı bize ölçek ve operasyonel güç kazandırırken, markalı ürünler tarafı katma değer, marka sadakati ve uzun vadeli büyümenin itici gücü oluyor. Bu dengeyi doğru kurabildiğimiz için hem penetrasyonumuzu artırabiliyor hem de sürdürülebilir biçimde ciro ve hacim büyümesini birlikte yönetebiliyoruz.

Dijitalleşme ve e-ticaret satış stratejilerinde önemli bir başlık haline geldi. Saruhan Kimya’da dijital kanallar, satışları büyüten ana bir kaldıraç mı tamamlayıcı bir kanal mı?

Dijital kanallar ve e-ticaret bizim için sadece tamamlayıcı birer kanal değil, satışlarımızı ve marka bilinirliğimizi yukarı taşıyan ana bir kaldıraç pozisyonundadır. Tüketiciye doğrudan ulaşabildiğimiz bu platformlar sayesinde sürdürülebilirlik vizyonumuzu daha etkin anlatabiliyor ve müşteri verisini analiz ederek taleplere çok daha hızlı yanıt verebiliyoruz. Online satış kanalları, özellikle Life by Fakir gibi bilinçli tüketim odaklı markalarımızın geniş kitlelere yayılmasında kritik bir rol oynuyor. Dijitalleşmeye yaptığımız yatırımlar sayesinde bugün yalnızca satışlarımızı değil, uçtan uca müşteri deneyimini de daha güçlü bir noktaya taşıyoruz. Bu bütüncül yaklaşımın, 2026 hedeflerimize daha emin, daha kontrollü ve sürdürülebilir adımlarla ilerlememizi sağlayacağına inanıyoruz.