Datakod Genel Müdürü Kartal Turgut, şirketin temel değerlerini, Northstar ürün ailesiyle sundukları dijital çözümleri, üretici firmalar için saha satışı ve distribütör yönetiminin önemini, yapay zekâ odaklı AR-GE yatırımlarını ve önümüzdeki dönem büyüme hedeflerini Perakende.org’a anlattı.
Datakod, 1998 yılından bu yana sektörün önemli teknoloji şirketlerinden biri olarak faaliyet gösteriyor. Öncelikle Datakod’u ve şirketinizin temel değerlerini anlatabilir misiniz?
Datakod, 1998’de İzmir’de kuruldu. O günden bu yana tek bir alana odaklandık: hızlı tüketim ve perakende sahasının dijitalleşmesi. Bugün merkez ofisimiz ve AR-GE ekibimiz Dokuz Eylül Üniversitesi DEPARK içinde; Northstar ürün ailemizle 6.000’in üzerinde saha ve merkez kullanıcısına hizmet veriyoruz.
Temel değerlerimizi anlatmanın en doğru yolu, birkaç basit soruyla cevap vermek: Bu şirket kim, kime ait ve yarın da burada olacak mı? Öncelikle; Datakod bağımsız bir anonim şirkettir. Sahibi bellidir, ekibi bellidir, verinizin durduğu yer bellidir. Müşteri verilerimiz Türkiye’de konumlanan, uluslararası standartlarla belgelenmiş kurumsal bir veri merkezi altyapısında barınır. Bu altyapı; bilgi güvenliği yönetimi (ISO 27001), veri merkezi süreklilik ve yedeklilik seviyesi (Tier III) gibi bağımsız denetimlerden geçen standartlara sahiptir. Yani operasyonunuzun kalbi, yerini ve hangi standartlarla korunduğunu her zaman bilebileceğiniz bir zeminde durur.
1998’den bu yana aynı sektörde, el değiştirmeden, dağılmadan buradayız. Bir teknoloji şirketine güvenmenin en temel ölçüsü, uzun süre aynı yerde durabilmiş olmaktır. Bizi asıl tarif eden şey ise sahayı içeriden biliyor olmamız. Sahayı yaşamış bir ekip kurduk; aramızda yalnızca yazılımcılar yok, sahanın kendisinden ve müşteri tarafından gelen isimler de var. Yirmi yılı aşkın süredir aynı işi yaptığınızda, bir distribütörün deposunda sabahın altısında neler olduğunu orada bulunmuş olmaktan bilirsiniz.
Datakod bugün müşterilerine hangi çözümleri sunuyor?
Çözümlerimizi Northstar ürün ailesi altında topluyoruz ve bu aileyi bilinçli olarak modüler kurduk, çünkü sahanın ihtiyacı katmanlı. Bir üreticinin saha satışıyla, bir distribütörün depo yönetimiyle, mağaza içi denetimle, sipariş akışıyla derdi birbirinden ayrı.
Northstar’da Drive saha satışı ve distribütör yönetimini, Proof mağaza içi denetimi, Direct sipariş akışını, Pulse canlı saha görünürlüğünü, Insight iş zekâsını, Align ise veri standardizasyonunu üstleniyor. Şirket hangi noktada zorlanıyorsa oradan başlıyoruz; böylece geçiş kolaylaşıyor ve yatırımın karşılığı erken görülüyor.
Saha satışı ve distribütör yönetimi özellikle üretici firmalar için kritik süreçler. Datakod bu noktada nasıl bir değer sağlıyor?
Buradaki asıl sorun genelde veri eksikliği değil; çoğu şirkette veri zaten var, ama parçalı geliyor, geç geliyor ve karara dönüşmüyor. Merkez ofis stratejiyi çok doğru kuruyor: hangi ürün, hangi kanala, hangi fiyatla, hangi iskontoyla gidecek, hepsi masada nettir. O karar sahaya indiğinde ise onlarca distribütör ve yüzlerce temsilci tarafından uygulanıyor ve her durak kararı kendi koşullarına göre biraz daha yorumluyor. Sonunda en uçtaki nokta, merkezde kurulandan başka bir şey uyguluyor. Burada kimse yanlış yapmıyor; merkezle saha arasındaki bağ, o kararı olduğu gibi taşıyacak kadar güçlü olmuyor.
Bizim işimiz tam da o bağı kurmak. Drive ile üreticinin saha satışını ve distribütör ağını tek bir yapıda görünür kılıyoruz; fiyat disiplinini, portföy uyumunu ve tahsilat görünürlüğünü merkezin her an öngörebilmesini sağlıyoruz. Öngörü olduğunda büyüme de güvenli oluyor.
Birçok firma mevcut sistemini değiştirmekten çekinebiliyor. Bu süreçte müşterilerinize nasıl destek oluyorsunuz?
Bu çekince çok anlaşılır; bir üretici için sahanın kalbi, arkasındaki sistemdir ve onu değiştirmek dışarıdan zor görünür. Ama bir firmanın sistemini bize taşıması bizim için yeni bir şey değil. Bu geçişler bizim için neredeyse bir refleks; 1998’den beri tam da bunu yapıyoruz ve nasıl sorunsuz yapılacağını biliyoruz.
Bizim için asıl iş, proje teslim edildikten sonra başlıyor. Projeyi anahtar teslim versek bile ilişki orada bitmez; o şirket her gün karşısında canlı bir muhatap bulur. Bir sorun çıktığında karşınızda mazeret üreten birini değil, o gün, o saat doğrudan ulaşabildiğiniz bir muhatabı bulursunuz. Bir konuya çözüm üretmeden asla “kapandı” demeyiz. Bir şirketin gerçekten arkanızda olup olmadığını, işler yolundayken değil, bir sorun çıktığı an anlarsınız; biz kendimizi hep o anla sınıyoruz.
Datakod’un AR-GE çalışmaları ve teknoloji yatırımları hakkında neler söylemek istersiniz?
AR-GE ekibimiz DEPARK’taki merkezimizde çalışıyor ve teknolojiye bakışımız tek bir ilkeye dayanıyor: teknolojiyi, sahadaki insanın işini kolaylaştırdığı ölçüde değerli buluyoruz.
Yapay zekâyı sahadaki gürültüyü azaltmak için kullanıyoruz. No-code entegrasyon tarafı, IT ekiplerinin üzerindeki yükü ciddi biçimde hafifletti; artık her küçük değişiklik için geliştirici beklenmiyor. Dijital sipariş modülleri sahada hız ve doğruluğu artırdı, iş zekâsı panoları ise yöneticinin karar süresini kısalttı. Yatırımlarımızı hep bu yönde, sahayı hızlandıran ve kararı netleştiren tarafta yapıyoruz.
Bu yatırımın somut bir örneğini paylaşabilirim: Eylül sonuna kadar Northstar’ın kullanıcı arayüzünü Blazor tabanlı, modern ve sürdürülebilir bir altyapıya taşıyacağız. Bu dönüşüm, ekranların daha tutarlı çalışmasını ve yeni özelliklerin daha hızlı geliştirilebilmesini sağlayacak.
Bu modern altyapı, asıl kurmak istediğimiz deneyimin de zeminini hazırlıyor. İlk hedefimiz; kullanıcıların kendi verilerine soru sorabildiği, anlık yanıtlar alabildiği ve içgörü üretebildiği yapay zekâ destekli bir deneyim sunmak. Böylece veri, rapor beklemeden anlaşılır hale geliyor.
Somut bir AR-GE projemiz de bu yönde ilerliyor. Distribütör operasyonlarında master kart oluşturma sürecini, kullanıcıların yapay zekâ ile sohbet ederek yönetebileceği yeni bir deneyime dönüştürüyoruz. Süreci ciddi ölçüde kolaylaştıracağına, hızlandıracağına ve operasyonel yükü azaltacağına inandığımız bu proje üzerinde çalışmalarımız sürüyor.
Önümüzdeki dönemde Datakod’un büyüme ve yatırım hedefleri neler olacak?
Bizim için büyümenin ölçüsü, büyürken kontrolü elde tutabilmek. Bir şirket iki yılda distribütör sayısını ikiye katlayabilir; ama sahadaki fiyat disiplinini, portföy uyumunu ve tahsilat görünürlüğünü aynı netlikte koruyabiliyor mu, asıl önemli olan bu. Aynı ölçüyü kendi şirketimize de uyguladık; sağlam kalmayı, hızlı görünmeye tercih ettik.
Önümüzdeki dönemde iki başlık öne çıkıyor. Birincisi, bölgesel pazarlara açılmak; sahayı bu kadar yakından tanıyan az sayıda oyuncudan biri olmanın avantajını Türkiye dışına taşımak istiyoruz. İkincisi, Northstar modüllerini derinleştirmek; az önce anlattığım yapay zekâ destekli deneyimler de tam olarak bu derinleşmenin bir parçası. Şirketlere daha fazla öngörü ve daha sağlam bir kâr zemini sunmayı hedefliyoruz.
Son olarak sektör temsilcilerine vermek istediğiniz mesaj nedir?
Sahadaki başarı çoğu zaman ekibin kahramanlığıyla açıklanır. Oysa güçlü operasyonları ayakta tutan şey, merkezde alınan kararın sahaya vardığında hâlâ aynı karar olarak kalabilmesidir. Bunu başaran şirketler, hangi ekonomik koşulda olursa olsun ayakta kalıyor. Biz de yirmi yedi yıldır bunun üzerine çalışıyoruz ve arandığımızda hep aynı yerde olmaya devam edeceğiz.
