13 Şubat Dünya Radyo Günü, sadece bir iletişim mecrasını değil; her gün kendini yenileyen, dinleyici kitlesini büyüten ve hayatın ritmine eşlik eden en güçlü iletişim araçlarından birini hatırlattığımız özel bir gün.
Radyo; insanların kulaklarından kalplerine, kalplerinden zihinlerine dokunan nadir mecralardan biri. Görsel kalabalığın arasında, sesin sade ama derin etkisiyle bağ kurabilen bu mecra, yıllardır hayatın içinde…
Burak Can
2025 yılı, dijital sesin etkisinin her geçen gün daha fazla hissedildiği bir yıl oldu. Karnaval Medya Grubu olarak, 2025 performansını değerlendirdiğimizde, radyo ve podcast dinlenme oranlarının yıl boyunca belirgin şekilde arttığını gözlemliyoruz. Türkiye'de aylık podcast tüketimi 25 milyon seviyesine ulaşırken, radyo günlük ortalama 2 saat 50 dakika dinleniyor. Dinleyicilerin %78'i duyduğu ürünü araştırıyor; haftalık podcast…
Kalabalık ekran evreninde, ses davranışı değiştirir.
Duyulan marka, hatırlanan markadır.
Black Friday artık sadece indirim değil, dikkat savaşı anlamına geliyor. Ekranlar, bildirimler ve kampanyalar arasında tüketicinin odağını yakalamak her zamankinden zor. Tam da bu noktada ses, markaların kalabalık dijital ortamda fark edilmesini değil, tüketiciyle daha samimi, sade ve kalıcı bir bağ kurmasını sağlayan en güçlü temas aracı…
Perakende dünyası hızla değişiyor; tüketiciyle kurulan bağlar artık sadece mağaza raflarında değil, cebimizdeki uygulamalarda, kulaklarımızdaki melodilerde ve günlük hayatın akışında şekilleniyor.
Perakende için yeni dönemin şifresi basit: Dinlemek, duymak, ses olmak.
Kulaktan Başlayan Hikâye
Kulak, bazen kalbin önüne geçer. Çünkü o an duyduğunuz bir ses, zihninizde bir marka logosundan çok daha fazlasını bırakır: güven, yakınlık, ait olma hissi.…