PwC “2026 Yapay Zekânın İş Alanlarına Etkisi” Araştırması: Yapay zekâ küresel iş gücü piyasasında iki farklı dinamik yaratırken insani becerileri ödüllendiriyor
Skip to content Skip to footer

PwC “2026 Yapay Zekânın İş Alanlarına Etkisi” Araştırması: Yapay zekâ küresel iş gücü piyasasında iki farklı dinamik yaratırken insani becerileri ödüllendiriyor

PwC’nin altı kıtadan bir milyardan fazla iş ilanını analiz ederek hazırladığı Yapay Zekânın İş Alanlarına Etkisi Araştırması, 2026(AI Jobs Barometer 2026) yayımlandı. Araştırma, yapay zekânın iş gücü piyasasında iki farklı dinamiğin öne çıktığı yeni bir yapı oluşturduğunu ve muhakeme, liderlik, yaratıcılık gibi insani becerilerin önemini her zamankinden daha kritik hale getirdiğini ortaya koyuyor. Yapay zekânın rutin işleri üstlenerek insan uzmanlığını öne çıkardığı profesyonelleşen roller, uzmanlık eşiğinin düştüğü ve daha geniş bir çalışan kitlesi tarafından yapılabilir hale gelen rollere kıyasla daha hızlı büyüyor. Yapay zekâdan en fazla fayda sağlayan şirketler; ücretleri, istihdamı ve verimliliği, yapay zekâdan daha az etkilenen şirketlere kıyasla çok daha hızlı artırıyor.

“Yapay zekâ, insan uzmanlığını güçlendiren bir araç”

Araştırma sonuçlarına ilişkin değerlendirmede bulunan PwC Türkiye Kıdemli Ortağı Cenk Ulu, şunları söyledi: “Yapay zekânın iş dünyasındaki dönüştürücü gücü artık bir öngörü olmaktan çıkıp somut ekonomik verilere yansıyan bir gerçeğe dönüştü. Küresel sonuçlar gösteriyor ki yapay zekâdan en yüksek geri dönüşü alan şirketler, bu teknolojiyi yalnızca rutin işleri otomatize etmek ve maliyetleri kısmak için kullanmıyor. Aksine, insan uzmanlığını güçlendirmek, inovasyonu hızlandırmak ve tamamen yeni değer alanları yaratmak için bir itici güç olarak konumlandırıyorlar. Bu durum, yapay zekâyı doğru entegre eden şirketlerin verimlilik ve istihdamda rakiplerine kıyasla öne geçmesini sağlıyor. Araştırma sonuçlarında, yapay zekâya en açık sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerde iş gücü verimliliği 2018 yılına göre %34 artarken, yapay zekâdan en az yararlanabilen şirketlerde bu artışın %24 olarak gerçekleştiğini görüyoruz. Türkiye’deki iş dünyası liderlerinin de yapay zekâyı yalnızca bir operasyonel verimlilik aracı olarak değil; yeni gelir kaynakları yaratma, iş rollerini yeniden tanımlama ve yetenek dönüşümünü yönetme stratejisi olarak ele alması kritik önem taşıyor.”

Yapay zekâ verimlilik artışlarını doğrudan destekliyor

Araştırmaya göre, yapay zekâ kullanımının hız kazandığı 2022 yılından bu yana, yapay zekâdan en fazla etkilenen şirketlerin verimlilik artışı, en az etkilenen şirketlere kıyasla %40 daha yüksek gerçekleşti. Şirketler arasında büyüyen bir ayrışma dikkat çekerken, yapay zekâ kullanımı yoğun sektörlerdeki şirketler 2018’e kıyasla %34 verimlilik artışı kaydetti. En dikkat çekici tablo ise bu grubun içindeki en üst %20’lik “süperstar şirketler” diliminde görüldü; bu şirketler ortalama %163’lük bir iş gücü verimliliği artışı yakalayarak genel ortalamayı beşe katladı.

Yapay zekâ sanılanın aksine istihdam ve ücret artışını tetikliyor

Rapora göre yapay zekâ, sanılanın aksine doğru kullanıldığında yeni iş alanları yaratan bir güç haline geliyor.

Yapay zekâdan en fazla etkilenen şirketlerde çalışan sayısı %52, ücretler ise %24 artarken; yapay zekâdan en az etkilenen şirketlerde bu oranlar sırasıyla %36 ve %17 seviyesinde gerçekleşiyor.”

İş gücü piyasasında iki farklı dinamik oluşuyor

Yapay zekâ, küresel iş gücü piyasasını iki farklı gruba ayırıyor:

  • Profesyonelleşmiş Roller: Yapay zekânın rutin görevleri üstlendiği, insani muhakeme ve uzmanlığın ön plana çıktığı roller (radyologlar veya insan kaynakları uzmanları gibi) güçlü bir büyüme sergiliyor. Bu işlerin sayısı, demokratikleşmiş rollere kıyasla iki kat daha hızlı artarken, ücret artışları da %42 daha yüksek gerçekleşiyor.
  • Demokratikleşmiş Roller: Yapay zekânın, rolün kendisini uzman olmayanlar için daha kolay ve erişilebilir hale getirdiği alanlarda (Bilgi teknolojileri servis yöneticileri veya tıbbi sekreterler gibi) ise büyüme ve ücret artışı daha sınırlı kalıyor.

Beceri dönüşümü hızlanıyor, ücret primleri katlanıyor

Yapay zekâdan en fazla etkilenen işlerde ihtiyaç duyulan beceriler, en az etkilenen işlere göre iki kattan daha hızlı değişiyor. Bu rollere eklenen yeni görevlerin empati, muhakeme ve yaratıcılık gibi insan odaklı becerilere dayanma olasılığı ise 2,5 kat daha yüksek. Diğer yandan, sistem mühendisliği veya makine öğrenmesi gibi spesifik yapay zekâ becerileri talep eden iş ilanları, genel iş piyasasına göre 8 kat daha hızlı (%69) büyüyor. Bu becerilere sahip çalışanlara ödenen ortalama ücret primi ise %62’ye ulaşmış durumda.

Kariyerin ilk basamakları ve giriş seviyesi roller dönüşüyor

Geleneksel kariyer basamakları ve çıraklık modelleri yapay zekâ ile yeniden şekilleniyor. Yapay zekâya en çok maruz kalan giriş seviyesindeki pozisyonların; liderlik, stratejik düşünme ve yüz yüze etkileşim gibi geleneksel olarak kıdemli rollerden beklenen becerileri talep etme olasılığı diğer başlangıç pozisyonlarına göre 7 kat daha fazla. Bu nitelikli giriş seviyesi rollerindeki iş ilanları 2019’dan bu yana %35 büyürken, diğer standart giriş seviyesi pozisyonlar %10 daraldı. Bu durum, kurumların genç yetenekleri çok daha erken dönemlerde karmaşık karar alma süreçlerine hazırlayacak mentorluk ve gelişim modelleri kurgulamasını zorunlu kılıyor.