Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın faiz politikasında önümüzdeki döneme ilişkin beklentiler netleşmeye başladı. Piyasalarda Eylül ayında politika faizinin mevcut seviyesinde korunacağı, ardından yılın son çeyreğinde kademeli indirimlerin gündeme geleceği tahmin ediliyor.
Küresel yatırım bankası Morgan Stanley’nin ekonomistleri, TCMB’nin Eylül toplantısında faiz oranını değiştirmemesini bekliyor. Buna karşılık Ekim ve Aralık aylarında yapılabilecek indirimlerle birlikte politika faizinin yıl sonunda yüzde 35 seviyesine kadar gerileyebileceği öngörülüyor.
Ağustos enflasyonu kritik eşik olacak
Faiz indirimi takviminin belirlenmesinde önümüzdeki hafta açıklanacak Ağustos ayı enflasyon rakamları önemli bir rol oynayacak. Tüketici fiyatlarının Ağustos ayında aylık yüzde 2,1 yükselmesi, yıllık enflasyonun ise yüzde 31,8 seviyesine gerilemesi bekleniyor.
Enflasyonun beklentilerin belirgin biçimde altında kalması halinde TCMB’nin faiz indirimlerine daha erken başlaması ihtimali güçlenebilir. Bununla birlikte mevcut temel senaryoda Eylül toplantısında bekle-gör yaklaşımının korunması ve ilk indirimin Ekim ayında yapılması öne çıkıyor.
Bu görünüm, Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadelede temkinli para politikası duruşunu bir süre daha sürdürebileceğine işaret ediyor.
Fonlama maliyetinde düşüş dikkat çekiyor
Para politikasındaki değişimin önemli göstergelerinden biri de bankacılık sisteminin fonlama maliyetinde yaşanan gerileme oldu. TCMB’nin bir haftalık repo ihalelerine yeniden başlamasıyla ortalama fonlama maliyeti yüzde 40 seviyesinden yüzde 37’ye kadar indi.
Şubat ayından bu yana ilk kez görülen bu düşüş, likidite koşullarında belirgin bir gevşemeye işaret ediyor. Ancak politika faizinde kalıcı bir indirimin gerçekleşmesi için enflasyon görünümünün ve fiyat istikrarı sürecinin yakından izlenmesi bekleniyor.
Mevcut beklentiler doğrultusunda faiz indirimlerinin Ekim ve Aralık aylarında gerçekleşmesi durumunda yıl sonunda politika faizinin yüzde 35 seviyesine çekilmesi gündeme gelecek. Ağustos enflasyonunun beklentilerden daha olumlu gelmesi ise bu takvimin daha erkene taşınmasına neden olabilecek en önemli gelişmelerden biri olarak öne çıkıyor.
Sonuç olarak TCMB’nin Eylül ayında faiz oranını sabit tutması, yılın son üç ayında ise kontrollü bir indirim sürecine geçmesi piyasalardaki temel senaryo olarak şekilleniyor.
