Türkiye, küresel ticaretteki konumunu güçlendirmek ve ihracatını daha dengeli bir yapıya kavuşturmak amacıyla yeni bir adım attı. Ticaret Bakanlığı, ihracatın alternatif pazarlara yayılması ve firmaların yeni coğrafyalarda daha etkin hale gelmesi için bu yıl 60 ülkeyi öncelikli hedef pazar olarak belirledi.
Bakanlık tarafından yürütülen çalışmalarda, ihracatın yalnızca hacim olarak değil; hız, güvenilirlik, teknoloji ve katma değer açısından da ileri taşınması hedefleniyor. Bu doğrultuda yüksek teknolojili ürünlerin ve e-ihracat kanallarının payını artıracak politikalar ön plana çıkıyor.
Her yıl güncellenen hedef pazar listesi oluşturulurken ülkelerin ekonomik büyüme potansiyeli, dijital ticaretteki rolleri, pazara giriş koşulları ve Türkiye’nin uzun vadeli dış ticaret hedefleri dikkate alınıyor. Aynı zamanda küresel siyasi ve ekonomik gelişmeler de bu değerlendirmelerde belirleyici oluyor.
Amaç: Riskleri azaltmak, çeşitliliği artırmak
Yeni stratejiyle, geleneksel ihracat pazarlarında yaşanabilecek olası daralmaların etkisinin azaltılması ve ihracatın daha geniş bir coğrafyaya yayılması amaçlanıyor. Bu kapsamda firmaların yönlendirilebileceği yeni pazarlar; makroekonomik veriler, büyüme potansiyeli ve pazar çeşitlendirme analizleri temel alınarak belirlendi.
Özellikle Uzak Ülkeler Stratejisi kapsamındaki ülkeler, İslam İşbirliği Teşkilatı üyeleri ve ihracatın geliştirilmesine yönelik özel programlarda öne çıkan pazarlar bu çalışmanın merkezinde yer aldı.
İhracatçıya ilave destekler
Hedef pazar olarak belirlenen ülkelere yönelik faaliyetlerde bulunan firmalara ilave destekler sağlanacak. E-ihracat tanıtım çalışmaları, sipariş karşılama hizmetleri, sektörel ticaret ve alım heyetleri ile dijital pazaryeri giderleri bu destek alanları arasında bulunuyor. Böylece firmaların yeni pazarlara giriş sürecinin hızlandırılması ve maliyetlerin azaltılması hedefleniyor.
Hedef ülke sayısı arttı
Geçen yıl 55 olan hedef ülke sayısı bu yıl 60’a çıkarıldı. Mevcut listeye yeni ülkelerin eklenmesiyle Türkiye’nin ihracat haritası daha da genişletilmiş oldu. Bu adımın, önümüzdeki dönemde ihracat rakamlarına ve pazar çeşitliliğine olumlu yansıması bekleniyor.
Ticaret Bakanlığı’nın bu hamlesi, Türkiye’nin ihracatta daha dirençli, esnek ve sürdürülebilir bir yapı kurma hedefinin önemli bir parçası olarak değerlendiriliyor.
