Skip to content Skip to footer

Yine Yeni Yeniden

yine-yeni-yeniden-sinanasılyazıcı

Türkiye Perakendeciler Federasyonu’nun (TPF) düzenlediği 13. Yerel Zincirler Buluşması ‘Yeniden Yerele’ teması ile 14 – 15 Ekim 2022 tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi’ inde gerçekleşti.Öncelikle tüm emeği geçenleri kutlarım.

Her yıl farklı bir tema ile kapılarını açan organizasyon, bu yıl ‘Yeniden Yerele’ temasının, alt başlıkları da (Yeniden Başarmaya, Yeniden Üretmeye, Yeniden Hayata, Yeniden Gelişmeye) perakendenin bitmeyen dinamizmini ve aslında bunun bitmemesi gerektiğinin anımsatıcısı aslında.

Bir anlamda bunlar olmazsa kapatıp gitmek demek, perakende açısından.

Elbette perakende de atılan çok önemli adımlar var.

Çok değerli çalışmalar var.

Birçok çalışan ya bunlara imza atıyor ya da içinde yer alıyorlar.

Değişen dinamikleri takip etmek ve bunları uygulamak da bir o kadar önemli!

‘Değişmeyen tek şey değişim’ sözünü anımsamadan ve yazmadan geçemiyorum.

Ana temaya dönecek olursak, yerel zincirler sektörde önemli bir sacayağı olmayı sürdürüyor.

Ancak bunun devam ettirilebilmesi önemli ve vurgulanması da gerekli.

Pandemi süreci farklı süreçler yaşattı tüm sektöre. Doğallıkla dersler alındı, ciddi deneyimler yaşandı.

Yerel zincirler, pandemi sürecinde genelde oldukça iyi bir sınav verdi. Yok, satılmadı, satılmamaya çalışıldı. Yasa gereği tüm marketlerin açık kalmasının da bunda büyük etkisi oldu.

Ümit ederim bir daha bu boyutta bir pandemi ile karşılaşmayız.

İçinde bulunduğumuz dönemde ise gündemde yer alması beklenen, perakende sektörü ili ilgili iki önemli konu var. Bunlardan birincisi güncellenmesi beklenen Perakende Yasası, doğallıkla bunun paydaşlarından biriside yerel zincirler. Yasanın etkileyebileceği tüm paydaşlarda kendi Federasyonları, STK’ları ve Dernekleri tarafından temsil ediliyorlar. Bu perakende sektörü için önemli bir kazanım. Yeter ki tüm paydaşlarının ortak zeminde buluşabildiği ve kapsayıcı bir yasa çıksın.

İkincisi ise güncellenmesi beklenen Yeni Hal Yasası.

Her iki yasanında bilinen ve beklenen detaylarına şu an girmiyorum. Bu da başka bir yazımın konusu olsun.

Ancak özellikle belirtmek isterim ki içinde bulunduğumuz dönemde mağazaların rafları doluysa (ciddi oranlardaki fiyat artışlarına rağmen) bunda ülkemizin gücü ve konumu dışında sektörün büyüklüğünün, dinamizminin ve lojistik başarısının payını da göz ardı etmemek gerektiği düşüncesindeyim.

Rafların doluluğu artan fiyatlara rağmen önemli! Ancak alım gücü düşer veya düşmeye devam ederse, ürün rafta olsa da satışı düşer. Satışının düştüğü, alınan markanın, tercih edilen gramajın değiştiği ürün ve kategoriler de maalesef mevcut.

Raflarında ürün sıkıntısı olan bazı ülkelerinde çok güçlü perakende zincirleri olduğu gerçeğini de unutmamak lazım. Tabii ki farklı durumlar ve tercihler söz konusu bu sonuçlarda.

Yazımı Sun Tzu’nun bir sözü ile bitirmek istiyorum. “ Zeki insanların düşünceleri daima hem yararı hem de zararı içerir. Yararı düşündükleri zaman işleri büyüyebilir, zararı düşündükleri zaman sorunları çözülebilir.”

* Nilüfer’in bir albümünün adı.