Kışın vazgeçilmezi bitki çaylarını tüketirken bunlara dikkat

 “Bitki çaylarında doğru ürün seçimi en az doğru tüketim kadar önemli”

Havaların serinlemeye başlamasıyla birlikte ıhlamurdan adaçayına, kuşburnundan zencefile kadar pek çok bitki çayı yeniden günlük tüketimde daha fazla yer buluyor. Özellikle sonbahar ve kış aylarında soğuk algınlığı belirtilerini hafifletmek, boğazı rahatlatmak ya da sıcak bir içecekle günlük rutini desteklemek amacıyla tercih edilen bitki çaylarında doğru ürün seçimi ve bilinçli tüketim önem taşıyor. Bitki çayları ve tıbbi bitkiler alanında uzman Prof. Dr. Ekrem Sezik, “doğal” olan her ürünün koşulsuz biçimde güvenli kabul edilmemesi gerektiğine dikkat çekerek, bitkisel ürünlerin kalitesi, hazırlanma şekli ve kullanım amacının göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguluyor.

Soğuk havalarla birlikte bitki çayları, özellikle kış aylarında günlük yaşamın vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Ancak bu ürünlere olan ilgi, hangi amaçla, nasıl ve ne miktarda tüketildikleri konusunu da önemli hale getiriyor. Bitki çaylarının hastalıkları önleyen veya tek başına tedavi sağlayan ürünler olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Ekrem Sezik, doğal olan her ürünün güvenli kabul edilmemesi gerektiğini belirterek bitki çaylarının bilinçli tüketilmesinin önemine dikkat çekiyor.

“Doğal olması, her zaman güvenli olduğu anlamına gelmiyor”

Kış aylarında bitki çayı tüketiminde yapılan önemli hatalardan birinin, içeriği ve kalitesi bilinmeyen ürünlerin kontrolsüz şekilde kullanılması olduğunu belirten Sezik, bitkisel ürünlerin kaynağının ve hangi koşullarda hazırlandığının önemine dikkat çekerek şunları söylüyor: “Bitkisel ürünlerde ‘doğal olan zararsızdır’ şeklinde bir yaklaşım doğru değil. Özellikle sağlık amacıyla tüketilecek ürünlerde bitkinin türünün doğru olması, uygun şartlarda üretilmesi ve saklanması, gerekli analizlerden geçmiş olması büyük önem taşıyor. Açıkta satılan ürünlerde pestisit, herbisit, ağır metal ve mikroorganizma analizlerinin yapılıp yapılmadığını tüketici bilemez ve genellikle bu analizler yapılmamıştır. Bu zararlı maddeler vücutta birikir ve zehirlenmelere sebep olabilir. Dolayısıyla yalnızca hangi bitkiyi tükettiğimiz değil, o bitkinin nereden ve hangi şartlarda temin edildiği de çok önemlidir.”

Kış çayı hazırlarken “ne kadar çok bitki, o kadar fayda” anlayışından kaçınılmalı

Kış döneminde çok sayıda farklı bitkinin bir araya getirildiği karışım çaylar da sıklıkla tercih ediliyor. Ancak çok sayıda bitkinin gelişigüzel biçimde bir araya getirilmesinin daha faydalı bir içerik anlamına gelmediğini vurgulayan Prof. Dr. Ekrem Sezik, “Bitki çaylarında çok sayıda bitkiyi aynı karışımda kullanmak doğru değildir. Çok sayıdaki bitki istenmeyen bazı etkileri ortaya çıkarabilir. Kullanılacak karışım çaylarda çok sayıda bitki bulunmamasına dikkat etmek gerekir. Bu nedenle bitki çaylarının doğru miktarda ve kullanım amacına uygun şekilde tüketilmesi büyük önem taşıyor Önemli olan ne tüketildiğini bilmektir” ifadelerini kullanıyor.

Bitki çayları tedavilerin alternatifi olarak görülmemeli

Bitki çaylarından bilinçli şekilde yararlanılabileceğini ancak bu ürünlerin bir hastalığın tedavisinin alternatifi olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Sezik, özellikle uzun süren veya şiddetlenen belirtilerde bitkisel ürünlerle kendi kendine çözüm aramak yerine sağlık profesyoneline başvurulması gerektiğinin altını çizerek şunları söylüyor: “Sağlık amacıyla kullanılacak bitkisel ürünlerde içeriği belli, güvenilir kaynaklardan temin edilen ve gerekli kontrollerden geçmiş ürünler tercih edilmeli. Kulaktan dolma bilgilerle hareket etmek yerine hekim veya eczacıya danışmak, bitki çaylarının doğru ve güvenli kullanımı açısından büyük önem taşır.”