Skip to content Skip to footer

BİTKİDEN, Uluslararası Çay Günü’nde “tarladan bardağa” gıda güvenliğine dikkat çekti

Çayda güven; tarladan bardağa uzanan süreçte iyi tarım uygulamalarından doğru depolamaya, izlenebilir üretimden güvenilir satış noktalarına kadar uzanan bütüncül bir sistemle sağlanıyor. 21 Mayıs Uluslararası Dünya Çay Günü kapsamında açıklama yapan Bitki Bazlı Gıdalar Derneği (BİTKİDEN), büyüyen çay sektöründe tüketici güveninin; üretim, depolama ve satış süreçlerindeki şeffaflıkla doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çekti.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre dünya genelinde çay üretimi ve tüketimi istikrarlı şekilde artarken, sektör milyonlarca küçük üretici için önemli bir geçim kaynağı olmayı sürdürüyor. Ancak büyüyen sektörle birlikte; ürün güvenliği, izlenebilirlik, uygun depolama koşulları, tüketici bilgilendirme ve denetlenebilir üretim süreçleri de daha görünür başlıklar haline geliyor. 5 bin yılı aşan çay kültürü bugün hâlâ ekonomik ve sosyal değerini korurken, tüketici beklentileri de yalnızca lezzete değil; ürünün hangi koşullarda üretildiğine ve nasıl bir denetim sürecinden geçtiğine odaklanıyor.

“Güvenlik, tarladan bardağa uzanan zincirin tamamıdır”

BİTKİDEN Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Akdağ, çayın yalnızca kültürel bir değer değil; aynı zamanda güven ilişkisi üzerine kurulu önemli bir tarım ürünü olduğunu belirterek şunları söyledi: “Çay Türkiye’de yalnızca bir içecek değil; günlük yaşamın, misafirperverliğin ve kültürel alışkanlıkların güçlü simgelerinden biri. Bu neden tüketici çayın üretimden satış noktasına kadar geçen tüm yolculuğunda daha fazla şeffaflık ve güven bekliyor. İnsanlar artık yalnızca çayın aromasına değil; hangi koşullarda üretildiğine, nasıl saklandığına ve hangi süreçlerden geçerek bardağına ulaştığına da dikkat ediyor.”

Akdağ ayrıca çay sektörünün dünya genelinde milyonlarca üretici aile için önemli bir geçim kaynağı oluşturduğunu belirterek, özellikle küçük ölçekli üreticilerin desteklenmesi, iklim değişikliğine dayanıklı üretim modellerinin yaygınlaştırılması ve sürdürülebilir tarım uygulamalarının güçlendirilmesinin sektörün geleceği açısından belirleyici olduğunu ifade etti.

“Bitki çaylarında fayda kadar güvenlik ve kalite de önemli”

Prof. Dr. Ekrem SezikBitki çayları ve tıbbi bitkiler alanında uzman Prof. Dr.Ekrem Sezik, son yıllarda artan “yeşile dönüş” eğilimiyle birlikte tüketicilerin bitki çaylarına daha fazla yöneldiğini belirterek, bu ürünlerin bilinçli tüketilmesi gerektiğine dikkat çekti: “Bitkiler, sağlığı destekleyen pek çok faydalı bileşik içeriyor. Özellikle antioksidanlar: Hücre hasarını azaltan, bağışıklığı destekleyen önemli maddeler arasında yer alıyor. Yeşil çay da polifenol yapısındaki antioksidanlar bakımından oldukça zengin bir çay türüdür. Siyah çay ile aynı bitkiden elde edilmesine rağmen,

üretim sürecindeki fark nedeniyle antioksidan maddeleri siyah çaydan 2-3 kat daha fazla taşır. Hatta günde 4 fincan yeşil çay içilmesinin gerekli antioksidan miktarını karşılayabileceğini söyleyebiliyoruz. Ihlamur rahatlatıcı etkileriyle, papatya ise sakinleştirici özellikleriyle öne çıkmaktadır. Ancak burada asıl önemli olan, tüketilen ürünün güvenli ve standartlara uygun olmasıdır.”

Bitki çaylarında kalite ve güvenlik kriterlerinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Sezik, şöyle devam etti: “Çay olarak kullanılan bitkilerin Türk Gıda Kodeksi’ne uygun şekilde üretilmesi gerekir. Bitkilerin doğru yöntemlerle toplanması, uygun şartlarda kurutulup depolanması ayrıca ağır metal, pestisit, mikrobiyolojik bulaşma, aflatoksin, okra toksin ve diğer zararlı madde analizlerinden geçirilmesi gerekir. Açıkta satılan ürünlerde ise bu analizlerin çoğu yapılmadığı için tüketici farkında olmadan riskli ürünler tüketebilir.”

Sezik, özellikle açıkta satılan bitki çaylarına karşı dikkatli olunması gerektiğini belirterek şu uyarıda bulundu: “Aktar ve benzeri noktalarda açıkta satılan ürünlerde, hammaddenin kaynağı, saklama koşulları ve gerekli analizlerin yapılıp yapılmadığı çoğu zaman bilinmiyor. Bu nedenle tüketicilerin bilinen, güvenilir firmaların ambalajlı ve analiz edilmiş ürünlerini tercih etmesi gerekiyor. Doğal olması tek başına yeterli değil, güvenli olması da şarttır.”

Geleceğe bakış: Güven veren çay ekosistemi

BİTKİDEN’e göre çay sektörünün geleceği; tüketici güvenini merkeze alan, şeffaf, izlenebilir ve sürdürülebilir üretim modelleriyle şekillenecek. FAO’nun da işaret ettiği üzere, iklim dostu üretim modelleri, küçük üreticilerin desteklenmesi ve adil ticaret uygulamaları sektörün uzun vadeli dayanıklılığı açısından kritik önem taşıyor. Dünya genelinde 13 milyondan fazla kişinin geçimini doğrudan çay sektöründen sağlaması, üretim zincirinin yalnızca ekonomik değil; sosyal ve çevresel etkilerini de görünür hale getirdiği belirtiliyor. Dernek, çayda gerçek güvenin yalnızca ürünün kendisiyle değil; üretimden satış noktasına kadar uzanan tüm süreçlerde şeffaflık, denetim ve izlenebilirlikle inşa edildiğinin altını çiziyor.