Bir zamanlar kariyer; sabit, öngörülebilir ve uzun soluklu bir yolculuktu.
Aynı kurumda yıllarca çalışmak istikrarın göstergesi sayılır, sadakat en önemli çalışan değeri olarak görülürdü. İnsanlar çoğu zaman “Bir gün fark ediliriz” umuduyla çalışır, aidiyet duygusunu sorgulamadan kabul ederdi.
Bugün ise çalışma hayatının dinamikleri kökten değişmiş durumda. Özellikle Z kuşağı, iş yaşamına önceki kuşaklardan çok farklı beklentilerle giriyor.…
Hasan Pektaş
Hava kasvetli…
Aslında herkes farkında; bir şeyler eksik. Huzur eksik, umut eksik, en çok da güven eksik. Bu boşluk, en somut hâliyle hayallerine tutunmaya çalışan gençlerin yüzlerinde kendini gösteriyor.
Bugün kendini geliştirmek için çabalayan, okuyan ve ter döken bir gençlik var; ancak o parlak gözlerde artık umuttan çok yorgunluk, heyecandan çok derin bir belirsizlik hissi okunuyor. Bu…
Yazarın Tüm Yayınlarına Buradan Ulaşın !
Kurumsal hayat boyunca binlerce mülakata tanıklık ediyoruz. Bazılarından çıkıldığında yalnızca bir görev tamamlanmış oluyor; bazılarından ise insanın zihninde ve hissiyatında kolay kolay silinmeyen bir titreşim kalıyor. Aradaki fark, adayın ne kadar teknik bilgiye sahip olduğu ya da kaç dil konuştuğu değil; o odada bıraktığı enerji, kurduğu bağ ve…
İş dünyasında uzun yıllardır kullanılan bir kavram var: insan kaynağı. Operasyonel süreçlerde yerleşik hâle gelmiş bu ifade, pratik bir dil sunuyor gibi görünse de insana bakış açımızı farkında olmadan belirli bir çerçeveye sıkıştırıyor. Çünkü “kaynak” dediğimizde çoğu zaman; yönetilen, kullanılan ve gerektiğinde yenisiyle ikame edilebilen bir unsuru kastediyoruz. Oysa insanın doğası bu tanımın sınırlarına pek…