Yazarın Tüm Yayınlarına Buradan Ulaşın !
Bir tarafta, bir güç.
Uluslararası bir yatırım.
Farklı formatlarda yüzlerce mağaza.
Binlerce çalışan.
Diğer tarafta, başka bir güç.
Ulusal bir yatırım.
Tek formatta binlerce mağaza.
On binlerce çalışan.
Sonuçta; vatanımızda kurulmuş bir indirim market zinciri, uluslararası bir market zincirinin, ülkemizdeki tüm mağazalarını satın alıyor.
Öncelikle taraflara hayırlı olsun.
Şimdi bu önemli bir satın alma. Rekabet Kurumunun konu ile ilgili görüşü de doğallıkla beklenecektir. Elbette ki konu daha çok tartışılacak, yorumlanacak ve etkileri analiz edilecektir.
A 101, indirim mağazacılığının en önemli oyuncularından. Bu formatta zaten 3 oyuncu var. A 101 pazar payı açısından Bim’in ardında olsa da mağaza sayısı açısından birinci. Zaten indirim marketleri, aşağı yukarı pazarın yarısından fazlasını kontrol ediyor demeyeyim ama, domine ediyor diyebilirim.
CarrefourSA; hipermarket, süpermarket, ekspres, mini ve gurme olarak 5 formatta faaliyet gösteriyor.
1993 yılında ilk olarak Kozyatağı mağazası açıldığında, sektörde önemli değişimleri de başlattığını göz ardı edemem. Bunun yansımaları, satın alma ve mağaza süreçlerinde gözlemlenir ve uygulanır olmuştur. Ancak hiper formatta Kozyatağı AVM tarzı yatırımları barındırdığı gibi, bu formattaki yatırımlar biraz daha tartışılır oldu. İndirim mağazalarının yadsınamaz başarısı, hiperleri gölgeledi mi? Yoksa hiperler halen doğru lokasyon, marka ve ürün yönetimi ile cazibesini koruyor mu? Ben bunun halen böyle olduğunu düşünüyorum. Evet çok sayıda küçük format (indirim, mini ve ekspres vb.) hiperlere akışı yavaşlatıp veya azaltması gerçeğinden hareket ederken, şu soruyu sormadan da geçemeyeceğim. Gross formatında da olsa Anpa Gross’un ve diğer bazı grossların bu devasa mağazalarını ve müşteride bulduğu karşılığı görmezden mi geleceğiz? Bence doğru format, doğru lokasyon, doğru yönetim, doğru marka ve ürün seçimi halen doğru.
CarrefourSA ile devam edelim. Benim de kendi içinde ikiye ayırdığım gurme yatırımları var. Özellikle büyük metrajlı ve daha spesifik lokasyonlardaki gurme yatırımları, bana göre Macro Center’ın ya takipçisi ya da paralelinde diyebilirim. Buna paralel mini gurme formatında açılmış mağazalar var. Bir de süper, ekspres ve mini formatında yer alan ve dikkat çekici bir sayıya ulaşan franchise yatırımları var. Franchise konusu, CarrefourSA’nın mağaza sayısını biraz daha ‘kolay’ yoldan arttırdı.
Grubun tümünde ciddi sayıda mağaza ve çalışan var.
Bu noktadan bakıldığında böyle bir yapıyı satın alan bir grubun, neleri ne yapacağını, nasıl yapacağını ve çoklu formatta devam edip etmeyeceğini planlamıştır. Herhalde bu kadar mağazayı, sadece ‘spor’ olsun diye ya da sektördeki taşları yerinden oynatmak için almadılar. Yerinden oynayan taşların aldığı yeni yerin, yeni yapılanmaları ve dinamikleri de getirmesi beklenecektir.
Bu noktada, George Herbert’ in bir sözünü anımsatmadan geçemeyeceğim; “Büyük adamların hataları güneş tutulması gibidir, onları herkes görür.”
Satış, CarrefourSA için ilk kez gündeme gelmedi. Daha önce Sabancı’nın hisselerin tamamını alınabileceği veya tamamen satabileceği senaryoları çokça konuşulmuştu.
Bu konu daha önce de haber olmuş ve CarrefourSA yönetimi tarafından ‘yalanlanmıştı’ o zaman da A 101 işin içindeydi ama ek olarak büyük mağazaları alacak firma olarak Anpa Gross’un da adı geçiyordu. Bu senaryo o zaman da pek yadırganmamıştı. CarrefourSA’nın pazarda gerilemekte olduğu, yönetimsel zafiyetler dile getirilmişti. Carrefour’un merkezinin de CarrefourSA’nın Türkiye’de pazar payı açısından birinci ve ikinci sırada yer almaması nedeniyle bazı ‘taleplere’ sıcak bakmadığı konuşulur olmuştu.
Bu çapta bir satın alma uzun zamandır gerçekleşmemişti. Daha önce bu çapta olanları anımsamak gerekirse, Migros’un Tansaş’ı ve daha sonra Kipa’yı alması ile CarrefourSA’nın Gima’yı bünyesine katması örnek verilebilir. Tabii arada ilk olarak Tekfen tarafından kurulan Macro Center’ın önce Doğuş Grubuna ve sonrasında da Migros’a geçmesini unutmamak gerek.
Şimdi ne veya neler olacak?
A 101 bu stratejik ve bence pek de kolay olmayacak hamlesi ile ciddi el yükseltti.
Bim, File ile yeni formatının da keyfini çıkarırken ve üstelikte bence mini File formatını da sessiz sedasız denerken, ciddi bir rakibinden çok cüretkâr bir hamle geldi.
Bazı soruları sormadan edemiyorum.
- Tüm mağaza formatları devam edecek mi?
- Franchise mağazalar nasıl olacak?
- Yönetim nasıl olacak?
- Ürün yelpazesi nasıl olacak? Korunacak mı?
Daha çok soru olacaktır. Cevapları da elbette görüp öğreneceğiz. Pazar yeniden şekillene dursun, diğer önemli aktörler ne veya neler yapacaklar?
Migros yatırımlara devam eder diye düşünüyorum. Yeterli sayıda mağaza formatı ve markası var. Üstelik uzun bir süredir CarrefourSA ile arayı açtı. Bu iş Migros’a yarayabilir mi?
Şok yeni mağaza konseptine paralel yeni bir çıkış yapar mı?
Bim, File ikilisi zaten aldı gidiyor.
Yerel zincirler, kendi içlerinde barındırdıkları güçlü oyuncular ile yarıştan kopmuyorlar. Kendi kulvarlarında, birbiri ile yarışabilen ve birçok zincire alternatif olan, rekabet eden firmalara ve mağazalara sahipler.
Bazı yerel zincirler ise daha üst formatta, mağaza ve yönetim çalışmaları ile dikkat çekiyorlar. Ancak içlerindeki bazı firmalar, belli başlı dinamikleri ve değişimleri ya net ‘göremiyorlar’ ya da biraz ‘görmezden’ de geliyorlar. Bu firmalar, rekabete karşı daha kırılgan bir durumda.
Evcil hayvan pazarı büyümeye devam ederken, bu konuda açılan mağaza yatırımları da artıyor! Migros ve CarrefourSA bu konuda da mağaza açıyorlar. Pazar; petshoplar, marketler ve e – ticaret olarak benzer oranlarda üç dilimden oluşuyor.
Kişisel bakım marketleri de koptu gidiyor. Hem AVM’lerde hem de caddelerde birbirleriyle rekabet ediyorlar. Tüm kulvarlarda, format ve firma savaşları devam ediyor.
Taş üstüne taş koyanlar.
Taşlardan şikâyet edenler.
Taşlar yerinden oynuyor.
İyi yönetenler.
İyi yönetemeyenler.
Kartlar yeniden karıldı.
Yadsınamaz zorluklar var.
Kârlılık baskısı altında.
Elin güçlü olması şart.
Güç, büyümeye devam ediyor.
Bazen güç el değiştiriyor.
Bazen iş güçlükle yürüyor.
Bazen de yeni bir hamle gündemde yerini alıyor.
Eski bir reklam sloganı geldi aklıma; ‘Kraker dünyasında yepyeni bir çıtırtı.’
Raflara ve müşterilere bakmak gerek…

