Kişisel Koçluk için ilk adım “Doğru Sorular” sormak

24 Kasım 2016 Perşembe

Yazdığı kitabı İngilizceye çevrilen ve amazon.com’da yer alan, “ABD ve Avrupa başta olmak üzere birçok ülkede okunan Türkiye’deki İlk Özel Sektör Eğitimcisi” ve Yönetim Danışmanı olan Emrah Altuntecim, aynı zamanda editörlük ve yazarlık da yapıyor. Yazılarını perakendenin nabzının attığı Perakende.org’dan okurlarıyla buluşturan Altuntecim, bu hafta iş farkındalığını anlamak için kişinin kendisine sorması gereken soruları anlattı

İnsanlar genellikle sorunlarının belirtilerini ortadan kaldırmakla o kadar meşgul olurlar ki tıpkı dev bir sarmaşığı her gün budayan bir bahçıvana benzerler. Sorunların belirtileri ile ilgilenmek de gereklidir ancak sorunları kökten halletmek başka bir şeydir. İş hayatında da durum hemen hemen aynıdır.


Örneğin Dilara yaptığı işten yıllardır tatmin duymamaktadır ve her sabah kendisini bir parça daha zorlayarak çalışmak istemediği bir iş yerine gitmektedir. Ona göre başka alternatifi de yoktur. Bu bakış açısı ile zaten diğer olasılıkları değerlendirmesi de mümkün görünmemektedir. İşten dolayı aşırı strese girince psikologa gider ve aylık kazancının çeyreğini terapilere harcamaya başlar. Psikologun ofisinde kendisi ile aynı sorundan muzdarip insanları görünce de bunun normal bir durum olduğunu düşünüp rahatlar. Ama sorun temelde çözülmemektedir. Dilara’nın aşırı stresten dolayı psikoterapi alması “Birinci Seviyede” öğrenmedir. “Aşırı strese girersem psikologa giderim.”


İkinci seviyede öğrenme ise “neden?”, ”niçin?” sorularını sormakla başlar. Dilara durumunu sorgulamaya başlamıştır. “Beni bu işte aşırı strese sokan durumlar nelerdir? Bu işi neden yıllardır sevmeden yapıyorum? Başka bir iş bulma imkanım neden olmasın?” gibi sorular sormaya başlar. İkinci seviyede öğrenmede sorunun temel nedenine inilir ve oradan kalıcı bir çözümle çıkılır. “İşletme dersleri vermeyi sevmiyorum” çünkü ben bu mecbur kalarak girdim ve kaybetmemek için yıllarca dayandım. Ama sevmediğim bir işi yaptıkça başarıyı elde edemiyorum. Ben aslında işletme konusunda dersler veren bir akademisyen değil, sahada pazarlama yöneticisi olmak isterdim. Delikanlılığımdan beri de zaten bunu istemiştim. Öyleyse istediğim işi bulmak için bu haftadan itibaren harekete geçmeliyim. Gerekli kurslara ve seminerlere katılmaya gayret göstermeli, bu işi yapan şirketlerle temas kurmalıyım.”


Üçüncü seviyede öğrenmede ise soruna neden olan anlayış ve sorunu çözme yaklaşımı etüt edilir.
“Ben neden sevmediğim bir işte çalışıyorum?” “Çünkü çoğu insan bu durumda çalışıyor ve piyasa hiç de iyi değil” diye bir genellemem var. Bu aslında tamamıyla yanlış bir genelleme. Oysa ki çevremde benimle benzer imkanlara sahip ama sevdiği işi yaparak üstelik çok da para kazanarak hayatını yoluna sokan insanlar da var. Bu insanlarla konuşabilir, iş yaşamında başarı ve mutluluğu nasıl yakalayabildiklerini öğrenebilir ve ben de diğerleri gibi deneyebilirim!


Bu üçtür öğrenme seviyesini de kısaca özetledikten sonra yaşamımızda çeşitli konu ve mecralarda karşımıza çıkacak olan acil durum belirtilerini önceden nasıl fark edebiliriz bir göz atalım.
İç farkındalığı sağlayabilmek için kendimize “durum değerlendirici soruları” sorabiliriz…


1-Yeni hayal ve hedeflerimle ilgili bilgi durumum nedir?
-Sorunumu çözebilmek için gerekli bilgi birikimine ve çalışmaya sahip miyim?
-Sahipsem nereden başlamalıyım?
-Sahip değilsem danışabileceğim kaynaklar neler ve kimler?


2-Hayallerim ve hedeflerim konusunda tecrübe durumum nedir?
-Fırsatlarla daha önce karşılaştım mı?
-Karşılaştıysam hangi yöntemleri uyguladım?
-Sonuçlar ne oldu?
-Karşılaşmadıysam bu konuda danışabileceğim tecrübeli kişiler kimler?

 

3-Zaman durumum nedir?
-Hayallerime ve hedeflerime ulaşabilmek için gerekli olan zaman sürecini tahmin edebilmem ve zamanı planlamam mümkün mü?


4-Bu konuda inanç durumum nedir?
-Hayallerime ve hedeflerime ulaşabileceğim inancına sahip miyim?
-Bu konuda kimlerden ve hangi kaynaklardan destek alabilirim?
Kişisel koçluk maceranıza da bu soruları kendinize sorarak adım atabilirsiniz.