Değişim Yönetimi ve İnsan

Değişim Yönetimi ve İnsan

Değişim yönetimi geçmişi 1900'lü yılların başında konuşulmaya, araştırılmaya başlanan bir konu ancak, değişim yönetiminin iş hayatındada var olması ve öneminin anlaşılması 1990'lı yıllara organizasyonel süreçlere yönelmesi 2000’li yıllara dayanmaktadır. Aslında çok eski bir o kadar da yeni bir kavram. Net bir ifadeyle Oyunu değiştirmek için Kültürü değiştirmek gerekir. Değişim yönetimi, günümüzün sürekli değişen dünyasında herhangi bir işletme için en kritik başarı faktörlerinden biri haline gelmiştir.

İş Dünyası sürekli değişiyor. İşletmeler eşi görülmemiş küresel krizlerle başa çıkmak zorunda. Müşteri ve çalışan beklentileri, pazar dinamikleri de değişime tabi durumda bu noktada kendini gelişim ve değişim sürecine sokmayan işletmeler rekabet konusunda geride kalıyor bu konuda finansal olarak da görülmeyen zararlardan bahsetmek bile istemiyorum. Uyum sağlayamayan ve büyüme fırsatlarını yakalayamayan şirketler, büyük olasılıkla çevik rakipler tarafından yenilecek ve hatta ortadan kalkacak. 

Bu nedenle değişime hazırlanmak en önemli önceliklerinizden biri olmalıdır. Dünya baş döndürücü bir hızla değişiyor ve bu bizi hem kişisel hem de iş alanını etkiliyor. Bu bağlamda, değişime uyum sağlamak ve yönetmek, şu an ve gelecekle başa çıkmak için temel bir beceri haline geldi. 

Herakleitos'un yirmi yüzyıl önce söylediği gibi “değişim insani bir değişmezdir” ancak o zamanlar Yunan bilim adamı, bu değişikliklerin bugün gerçekleşeceği baş döndürücü hızı asla tahmin edemezdi.  Her ilerleme bir gecede neredeyse geçersiz hale geliyor ve bu nedenle çalışma dünyası yeni çalışma yöntemlerini ve yeni etkileşim yollarını benimsemek zorunda kalıyorNasıl yapılabilir ve başarıyı garanti edebilir? Cevap, değişim yönetimidir.

Değişim yönetiminin başlangıç noktası güçlü bir karar vermek ve bu kararda ısrarcı olmakta yatmaktadır. Zira değişime direnenler olacaktır. Başarılı bir değişim süreci için değişimin insan boyutunu unutmamak gerekir, Davranışlarını değiştirme ve yeni süreçleri benimseme süreç üzerinde önemli bir etkisi bulunmaktadır. Bu nedenle değişimin yumuşak tarafı değişimin daha zor tarafı olabilir. Neyse ki, değişim yönetiminde süreç insan tarafını yönetmeye öncelik vererek yapılandırılmıştır. Organizasyonlar değişmez. Organizasyonlardaki insanlar değişir. Başarılı bir organizasyonel değişimin başarılı olmasına neden olan, başarılı bireysel değişimin birikmiş etkisidir. Bireyler günlük işlerinde değişiklik yapmazlarsa, kurumsal dönüşüm çabası sonuç vermeyecektir.

Yönetici düzeyinde tam bir uyum, açıklık ve inanca sahip değilseniz, çalışanlarınız bunun farkına varacaktır. Ve bu değişim çabalarınızın başarılı olmasını engelleyecektir. Genellikle değişim çabalarının yöneticiler için entelektüel bir faaliyet ve çalışanlar için duygusal bir faaliyet olduğunu unutmayın değişime direnç bu duygusal süreçten gelmektedir. 

Direnç, değişim sürecinin doğal bir parçasıdır; ondan tamamen kaçınmak ve daha iyi kucaklamak imkânsızdır. Direncin odada bir sese sahip olmasına izin verdiğinizde, odanın dışında sesini en aza indirirsiniz. İnsanlara değişimle mücadele etmenin sorun olmadığını, ancak "mücadele" nin zamana bağlı olması gerektiğini anlatın. İnsanların değişime meydan okuyabilecekleri, değişimin bir parçası olarak başarıya ortaklık zemini hazırlamanız önemlidir.

Stratejik değişim kaygı ve korku yaratabilir. İnsanların güvenine meydan okur. Ancak büyümek ve pazar lideri olmak isteyen birçok kuruluş için bir zorunluluktur. Unutulmaması gereken en kritik nokta önce değişim yönetiminin başarısının insanın değişime bakış acısının yönetilmesi yatmaktadır.