ÜLKER: Toplam ciromuz 2020’nin ilk yarısında 4,5 milyar TL’ye ulaştı

ÜLKER: Toplam ciromuz 2020’nin ilk yarısında 4,5 milyar TL’ye ulaştı

Pandemi sebebi ile oluşturulan kısıtlamaların 1 Haziran itibari ile kaldırılmasıyla,  atıştırmalık sektörünün canlandığını ve pandemi döneminde yeni ürünlerin lansmanlarına devam ettiklerini dile getiren Ülker Satıştan Sorumlu Başkan Yardımcısı Ahmet Şenel, "2020 yılının devamında da yepyeni ürünlerle alışverişçilerimizi, perakendecilerimizi heyecanlandırmaya ve mutlu etmeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu. İlk yarı yılı Perakende.org okuyucuları için değerlendiren Şenel, pandemi öncesi dönem ile bu dönem arasındaki satış seviyesini açıkladı. 

1.Bize kısaca ÜLKER firması ve hizmet verdiği kategoriler hakkında bilgi verebilir misiniz?

Ülker’in temelleri, 1944 yılında Asım Ülker ve Sabri Ülker’in Eminönü Nohutçu Han’da kurduğu bisküvi atölyesiyle atıldı. Başlangıç yıllarında sadece bisküviyle anılan Ülker, 1970 yılından itibaren kakaolu ürünler, gofret ve çikolata, 1990’dan itibaren kek, süt, yağ ve 2000’li yıllarda ise mutfak ürünleri, içecek gibi farklı alanlardaki ürünlerle tüketicisiyle buluştu. Bugün, odağımıza atıştırmalık sektörünü alarak (çikolata bisküvi, kek, sakız ve şekerleme) Türkiye dahil bölgemizdeki 10 fabrikada üretim gerçekleştiriyor; ürünlerimizi 100’ü aşkın ülkeye ihraç ediyoruz. Bir bisküvi çeşidiyle başladığımız bu yolculukta, bugün 300’den fazla markamızla atıştırmalık sektörüne liderlik ediyoruz. Satış, dağıtım ağımızın gücü ve yaygınlığı sayesinde Edirne’den Kars’a 185 bin satış noktasına erişim sağlıyoruz. Yaygın dağıtım ağımız sayesinde Türkiye genelindeki tüm hanelere ürünlerimizi ulaştırabiliyoruz. Ülker’in yüksek ürün kalitesi, yeni ürün geliştirme konusundaki yenilikçi anlayışı, müşteri memnuniyetine verdiği önem, geniş ürün yelpazesi, tüketicisine karşı duyduğu sorumlulukla üretimine ve ürünlerini tüketicisiyle buluşturmaya devam ediyor.

2. Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı satışlarını değerlendirebilir misiniz?

Ramazan ve Kurban döneminde ürünlerimiz hijyen kurallarına uygun olarak satışa sunuldu. Satış noktalarında görevlendirilen satış destek personelleri maske ve eldiven kullanımıyla hijyen kurallarına uygun şekilde hizmet sağladı. İkramlık çikolatada 21, şekerlemede ise 24 çeşit ürün satışa sunuldu. Bölgesel olarak değişmekle beraber Kurban Bayramı’nda karantina şartlarının kalkması ve normalleşme sürecine girilmesiyle Ramazan Bayramı’na göre daha iyi performans gösterdiğimizi söyleyebiliriz. Önceki senelerde satışların büyük bir kısmı Ramazan Bayramı’nda yapılırken bu sene Ramazan ve Kurban dönemi satış performansı birbirine daha yakın gerçekleşti. Pandemi sürecindeki normalleşme Kurban dönemi satışlarımızı olumlu yönde etkiledi. 1 Haziran itibariyle kısıtlamaların yavaş yavaş kaldırılmasıyla piyasa canlandı. Gençlerin de sokağa çıkması ve yaz sezonunun gelmesiyle beraber kraker ve bisküvi satışlarının artmasıyla atıştırmalık sektörünün canlandığını söyleyebiliriz. Açık havada, park, bahçe ve sahillerde daha çok vakit geçirmeye başlayan tüketicilerin, paketli ürünlere duydukları güven sayesinde, ambalajlı atıştırmalık ürünleri ve kuruyemiş tercih ettikleri görüldü. 

3. Covid-19 döneminde en çok satışı olan ürün kategoriniz hangisi? Pandemi öncesi dönem ile bu dönem arasındaki artış hangi seviyede?

Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi, Türkiye’de de Covid-19 ile mücadele tüm hızıyla devam ediyor. Her zaman olduğu gibi bu dönemde de çalışanlarımızın ve müşterilerimizin sağlığı bizim için birinci derecede önem taşıyor. Bu konuda özellikle saha ekiplerimizin farkındalıklarının artırılması amacıyla uyulması gereken kuralları belirli aralıklarla çalışanlarımıza hatırlatıyor ve kuralların titizlikle uygulandığından emin olmak için kontrollerimizi yapıyoruz.  Türkiye’nin lider gıda şirketlerinden biri olarak, üzerimize düşen sorumluluğun farkındayız. Üretimde her türlü sağlık, hijyen, temizlik ve dezenfeksiyon tedbirlerini aynı titizlikle sürdürüyor; ürünlerimizi bu tedbirler çerçevesinde üretmeye, tüketicilerimize ulaştırmaya devam ediyoruz. Pandemi sürecinin başından bu yana Sağlık Bakanlığı’nın 14 kuralını harfiyen uyguladık ve uygulamaya devam ediyoruz.  Ayrıca eş zamanlı ek tedbirleri de devreye soktuk. Pandeminin ilk döneminde de ara vermeden ve yaygın bir şekilde sahadaydık. Bu dönemde satış noktalarına Ülker ürünlerini kesintisiz olarak ulaştırdık.  Esnafımızı unutmadık.  Rutin ziyaretlerimizi ve mal tedariklerini aksatmadık. Sokağa çıkma yasaklarıyla zor bir dönemden geçen bakkallarımıza yönelik kampanyalarımızı azaltmadık. Aksine ürün alımlarını daha rahat gerçekleştirebilmeleri için uygun fiyat politikası uyguladık.

Bilindiği gibi; mart ayında ilk Covid vakasının açıklanması ile birlikte bir anda artan “panik” alımları FMCG (Hızlı Tüketim Ürünleri) satışlarının yükselmesine neden oldu. Nisan ayıyla birlikte mayıs ayında Ramazan döneminin de evlerde geçmesinin etkisi ve iftar davetlerinin neredeyse hiç yapılmaması nedeniyle temel gıda kategorileri olan sıvı yağ, margarin, un, maya, toz şeker gibi yemek pişirmeye yardımcı ürünlerin satışları arttı. Yine genel olarak Ramazan’da hanelere daha çok giren gazlı meşrubat, maden suyu ve buzlu çay gibi içecek kategorilerinde de artış görüldü. Atıştırmalıklar içinde de özellikle çikolata grubunun ve tatlı- sade bisküvilerin bu dönemde pazarda nispeten büyüdüğünü gözlemledik. Şu anda ise tüketici talebinde olağan dışı hareketleri geride bıraktığımız bir dönemdeyiz. Satış hacmi olarak atıştırmalık pazarı yeniden pandemi öncesi dönemindeki normal seyrine dönmüş durumda.

4. Pandeminin ilk çıkışından  bu yana Gıda sektörünün ve Ülker’in “yeni normal“e adaptasyon  sürecini ve özellikle bu dönemde satış  noktalarınıza ürünlerinizin ulaşması konusunda aldığınız aksiyonları değerlendirir misiniz?

Günlük hayatımızda artık hem gıda hem gıda dışı alışveriş için e-ticaret kanalları daha önemli hale gelirken; müşterilerimiz/iş ortaklarımız da bizlerle birlikte bu kanaldaki varlıklarını ciddi biçimde artırmaya başladı. Tüketici davranışları bize bu kanaldan vazgeçilmeyeceğini, aksine, e-ticaretin giderek daha fazla oranda hayatımızda olacağını söylüyor. Sektörümüz için ticaret, dijital dünyanın gelişmesiyle bağlantılı olarak yepyeni bir boyut kazanacak. Sektör bu yönde daha da gelişecek; alışkanlıklar değişerek yepyeni satış ve dağıtım modelleri hayatımıza girmeye başlayacak. Bu alanda öncülük yapan şirketlerse geleceği şekillendirecek.

Evde ve dışarıda hijyenin ön planda tutulduğu, sağlık hassasiyetinin arttığı bu dönemde; tüketici için içeriği net olan, (clean label) ambalajlı, mümkün mertebe yerli içerikle üretilmiş gıda ve atıştırmalık ürünler daha da önem kazanacak. Tüketicinin yaşamına katkı sağlayacak fonksiyonel ve aynı zamanda küçük mutluluklar sağlayan yeni ürünlere ilgi artacak. Daha temiz, daha ferah yeni mağaza düzenleri, satın alım/alışveriş alışkanlıklarına göre değişecek raf/planogram/teşhir düzenlemeleri; online ve offline çoklu kanal uygulamaları her zaman olduğundan daha fazla gündemimizde olacak. Biz de iş yapış şekillerimizi bu yeni gündem çerçevesinde düzenlemeye, tüketicimizi ve iş ortaklarımızı 360 derece olarak iyi anlamaya ve trendleri takip etmeye devam ederek stratejilerimizi oluşturuyoruz.

Bu çerçevede Ülker olarak geleneksel kanalda da online sipariş modelinde de hızla ilerliyoruz. 2014 yılında başladığımız e-sipariş projemizi, 2019’da çok uluslu bir şirketle yaptığımız iş birliğiyle yepyeni bir boyuta taşıdık. Şu anda İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Adana, Gaziantep gibi büyük şehirler başta olmak üzere, 27 bin satış noktasının kullandığı sistemi gelecek yıl Türkiye çapında yaygınlaştırmayı hedefliyoruz.  Bu sistemle bakkallar cep telefonlarından Ülker ürünlerini online olarak sipariş verebiliyor. Platformumuz çok kolay kullanılabiliyor, çok hızlı çalışıyor ve tamamen kullanıcı dostu bir tasarıma sahip. Bakkalların verdikleri siparişleri ertesi gün teslim edebiliyoruz.

5. 2020 ilk yarıyıl satışları geçen yıl aynı döneme göre hangi seviyede? Yıl sonu satış beklentiniz?

Halka açık şirketimiz Ülker Bisküvi’nin Kamu Aydınlatma Platformu’na yaptığı açıklamaya göre toplam ciromuz 2020’nin ilk yarısında 4,5 milyar TL’ye ulaştı. Türkiye’deki gıda sektörünün lideri olarak markalarımıza yatırım yapmaya, yeni ürünlerimizi tüketicilerimizle buluşturmaya ve istihdama devam ediyoruz. Tüm kategorilerde başarılı bir performans gösteriyoruz. Özellikle bisküvi ve çikolata kategorilerimizin satışları artış gösterdi. 100’ün üzerinde ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz

6. Ülker’in ürün çeşitliliğinde artış olacak mı? Ve önümüzde dönemde Ülker’den yeni projelere özel Ar-ge yatırımları görebilecek miyiz? 

Bu yıla girerken fabrikalarımızda ciddi hat yatırımları yaparak yeni ürünleri tüketicilerimizle buluşturmaya başladık. Başta Godiva, Krispi, Hanımeller, Ülker Kremalı, Altınbaşak, 8Kek, Metro, Halley ve Albeni markaları olmak üzere, toplamda 24 ürünün lansmanını gerçekleştirdik. Yeni ürün lansmanlarımız hem satışlarımıza hem de pazar paylarımıza olumlu katkı sağladı. Pandemi döneminde de yeni ürünlerimizin lansmanlarına devam ettik. Kek kategorisindeki ürünlerimizden Olala Bold gibi oldukça iddialı bir ürünümüzü pandeminin ortasında satışa sunduk. Sektörün lideri olarak 2020 yılının devamında da yepyeni ürünlerle alışverişçilerimizi, perakendecilerimizi heyecanlandırmaya ve mutlu etmeye devam edeceğiz.

Ar-Ge projelerine geçmişte olduğu gibi, önümüzdeki dönemde de ağırlık vereceğiz. Örneğin, “Merchandising” projemizle tanzim teşhir faaliyetlerimizi yeni bir model kurgulayarak dijital platforma taşıdık. Bu sayede operasyonlarımızda hem yüksek performans hem de maliyet avantajı elde ettik. Takip edilebilirlik, ilgili departmanlar arası doğrudan iletişim, hızlı aksiyon ve ölçülebilir sonuçlar bu alanda gelişmemizi ve büyümemizi sağladı. Bu alandaki performansımızı ölçen dışarıdan aldığımız denetleme hizmetini de tamamen dijitalleştirerek burada da çıtayı daha da yükselteceğiz.

Goya asistanı” projemiz ile saha ziyaretlerimizi dijital ortama taşıyarak, bu konuya yepyeni bir soluk getirdik. Sahada kalemle not alma, problemleri konunun ilgilisine mesajla iletme dönemi sona erdi.

Uygulama üzerinden doğrudan önerilen gelişim alanları sisteme girilerek konunun aksiyona dönüşmesi, ilgilisine ulaşması sağlanıyor ve atılan adımlar uygulama üzerinden takip edilebiliyor. Her bir satış noktasının geçmişe dönük satış verisi ve trendlerini gösterebilen bir kaynak oluşturuyoruz. Bu uygulama, kurumsal hafıza sürecinin oluşmasına dijital altyapı oluşturarak, hızlı aksiyon, takip edilebilirlik, gelişim ve performansı beraberinde getirecek.Görüntü işleme teknolojisini” iş yapma süreçlerimize entegre ettik. Ekiplerimiz sahada kasa önlerinde, noktalarda çok başarılı teşhirler yapıyor. Ayda binlerce fotoğrafı manuel olarak kontrol ederek puanlıyorduk. Proje ile görüntü işleme teknolojisi kullanarak bu fotoğrafları yapay zeka algoritmaları ile puanlara dönüştürerek performans ölçümü yapabiliyoruz. Market kanalında bu teknoloji, ürün bulunurluğu, planograma uyum, raf payları gibi alanlarda gerçekçi olarak performansımızı ölçmemizi ve geliştirmemizi sağladı.

Robotik Süreç Otomasyonu” (RPA) ile manuel ve tekrarlayan, katma değeri olmayan süreçler dijitale taşındı. Bu sayede fatura ön kontrol süreçleri ve eşleştirmeler robotik otomasyon modeliyle işlem görmeye ve sadece sorunlu konulara odaklanılmaya başlandı. 3 dakikada yapılan bir fatura işlemi 30 saniyede tamamlanır hale geldi. Böylece çalışanlarımızın katma değerli işlere daha fazla zaman ayırmaları mümkün oldu. Bu sayede iş verimliliğinin yanında çalışan memnuniyeti de arttı. Şirketimizin tüm operasyonel süreçlerini bu kapsamda değerlendirerek aynı hız ve verimliliği daha geniş alanlara yayma fırsatımızın olması ile birlikte birbirinden farklı iki sürecimiz daha Robotik Otomasyon Süreci ile verimli hale getirildi.

Bu değişimin önemli bir parçası da hiç kuşkusuz İK politikalarımız olacak. “Commercial Talent - Genç Yetenek” işe alım programımıza 2013 yılında başladık ve bu sene programın 7’incisini gerçekleştiriyoruz. Genç Yetenek işe alım programında yeni mezun genç yeteneklere, 12 ay süren 360 derece ticareti ve satışı öğrettiğimiz bir gelişim ve öğrenim programı sunuyoruz. Bu süre içerisinde genç yetenekler, şirketimizdeki farklı satış fonksiyonlarını deneyimleme fırsatı buluyorlar. Eğitim aldıkları süre içerisinde onları kurum içi akademimizde çeşitli eğitimler, koçluk ve mentorluk programlarıyla destekliyor ve bir yılın sonunda nihai görevlerine atamalarını yapıyoruz. Commercial Talent - Genç Yetenek programımızla  ayrıca dünya çapındaki en prestijli eğitim ve gelişim ödüllerinden sayılan Brandon Hall Excellence Awards’dan “En İyi Satış Oryantasyon Programı” ve “En İyi Satış Eğitimi ve Performans” olmak üzere 2 gümüş ödüle layık görüldük.